AKİT MENÜ

Aktüel

Başbakan, Köşk adaylığı için ters köşe yapabilir

Başbakan Erdoğan’ın, “isim ve ikbal tartışması” yerine  “dava şuuru”na sahip çıkmak gerektiğini belirten konuşması “Erdoğan Cumhurbaşkanlığı adaylığında ters köşe yapabilir” iddialarını gündeme getirdi. Akşam’dan Fahrettin Altun da bu iddialar çerçevesinde Erdoğan’ın vurgularının ne anlama geldiğinin tahlilini yaptı.

(...) AK Parti’nin güçlü bir toplumsal destek ve heyecanla iktidara taşınmasında siyasal vaatleri, sahip olduğu zengin siyasal temsil potansiyeli ve uyguladığı müzakere siyaseti etkili oldu. AK Parti, 1990’larda daralan siyasal alanı genişleteceği, etkileri giderek ölümcül bir hal alan ekonomik krizi ortadan kaldırabileceği ve gerilen toplumsal alanı rehabilite edebileceği konusunda toplumu ikna etti. Ve bütün bu süreç, Irak’ta büyük bir savaşın patlak vereceği, bütün bölgesel ve hatta küresel dengelerin altüst olacağı beklentisinin had safhada olduğu bir zaman diliminde yaşandı.

Daha kurulalı bir yıl bile olmadan iktidara gelen AK Parti, o günden bugüne girdiği bütün seçimlerde birinci parti oldu, oyunu artırdı. Bu süreçte muarızları da, ürettikleri karşıt söylemin dozu da arttı. Elbette bütün bunlar Erdoğan liderliğinde hayata geçti ve sıradanlaşacağı beklenen “karizma”, daha da kökleşti.

Peki ya bundan sonra ne olacak? Eğer R. Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olur da partinin başından giderse AK Parti bu başarısını sürdürebilir mi? Erdoğan’ın herhalükarda partide etkili bir figür olacağı yönünde verilecek hızlı bir cevapla savuşturulacak cinsten bir soru değil bu. Nihayetinde siyasal parti dinamiklerini şekillendirecek olan, aktif liderlik yapısının sıcak temasları olacak.

Elbette bunu herkesten önce Erdoğan biliyor ve belki de verdiği kararda kendisini en fazla zorlayan husus bu. Dün partisinin İstanbul İl Danışma Meclisi’nde yaptığı konuşma, ilk kez bu gerilimi dışa vurmuş oldu. Erdoğan, “isim ve ikbal tartışması” yerine  “dava şuuru”na sahip çıkmak gerektiğini belirtti. 2010 referandumundan sonra, üst düzey bir parti yöneticisi,“önümüzdeki en büyük imtihan partiyi kurumsallaştırmak ve Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı sonrasına partiyi hazırlamak” demişti.

Erdoğan’ın bu vurgusu her şeyden önce tam da bu “kurumsallaşma”ya atıfta bulunuyor olabilir. Peki ya “dava şuuru”vurgusunu nasıl izah etmeliyiz? Eminim, birçok kişi bunu AK Parti’nin kitle partisinden ideoloji partisine dönüşünün bir başka nişanesi sayacak. Fakat bu doğru değil. (...)

Fahrettin Altun/AKŞAM

 Akit Arşiv sayfasından alıntıdır.

Yorumlara Git

İran'dan ABD'ye zehir zemberek "soykırım" suçlaması! "Altyapımıza dokunursanız savaş suçu işlersiniz!"

İngiliz devine Hizbullah vurdu iddiası yalanlandı! Doğu Akdeniz’de HMS Dragon bilmecesi!

Ahmet Çakar'dan Kadıköy'de yer yerinden oynatacak sözler! 'Bu penaltı ahlaksızca bir icattır!'

796 Taliban üyesi öldürüldü!

Avrupa rüyası kabusa mı dönüyor! Gurbetçi gencin itirafları kıta Avrupası'nı yerle bir etti!