AKİT MENÜ

Aktüel

Özgürlüklerin teminatı ‘Diktatör’ Tayyip Erdoğan

Bugün Balyoz hükümlülerinin etrafında ‘demokrasi şarkısı’ söyleyenler ile 12 Eylül 2010 referandumunda sivil anayasa değişikliğine karşı ‘hayır’ kampanyası yürüten Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük çelişkisine dikkat çeken Mehmet Ocaktan, referandumla özgürlüklerin önünü açan Tayyip Erdoğan’a hakaretler edilmeye ve ‘diktatör’ masalları üretilmeye devam edildiğini kaydetti.

(...) Paralelcilerin bir ‘cadı avı’na dönüştürdüğü Balyoz tutuklularıyla ilgili adalet arayışının yolunu Tayyip Erdoğan açtı. Malum yargı ve emniyet içinde örgütlenen paralel yapı, darbe girişimleriyle ilgili çok haklı bir yargılamayı sırf devleti ele geçirme hırsı yüzünden hukuksal rotasından çıkardı ve demokrasiye en büyük kötülüğü yaptı. Oysa Ergenekon ve Balyoz yargılamaları Türk demokrasisi için bulunmaz bir fırsattı. Ancak emniyet ve yargıdaki paralel örgüt hiç ilgisi olmayan insanları da çuvalın içine atarak, davaları adeta temelinden dinamitlemiş oldu. 

İşte bugün Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla hükümlülükleri sona eren Balyozcular Tayyip Erdoğan’ın 12 Eylül 2010 referandumuyla gerçekleştirdiği bireysel başvuru hakkı sayesinde özgürlüklerine kavuştular. O günleri hatırlayalım, başta ulusalcı ve Kemalist kesimler olmak üzere CHP, MHP anayasa değişikliğine karşı ölümüne bir ‘hayır’ kampanyası yürüttüler. AK Parti iktidarını İmralı’nın rotasına girmekle suçladılar. Çok şükür ki kaybettiler ve sonunda demokrasi kazandı, özgürlükler kazandı. Demek ki sivil anayasa bir gün herkese lazım olabilirmiş... 

Ama şimdi görüyoruz ki, bu özgürlük ve demokrasi karşıtı kesimler Balyoz sanıkları serbest kaldığı için bayram ediyorlar. İyi güzel de bugünlerde demokrasinin nimetlerinden yararlananlar 12 Eylül’de anayasa değişikliği konusunda Erdoğan düşmanlığı yaptıkları için acaba bugün küçücük de olsa bir utanma duygusu yaşıyorlar mı? 

Hiç sanmıyorum, zira bugün Balyoz kararıyla demokrasinin nimetlerinden yararlananlar aslında hayatlarının hiçbir döneminde özgürlüklerin ve demokrasinin safında olmadılar. Sadece geçmişteki imtiyazlı konforları bozulduğu için demokrasiyi ve hukuku hatırladılar. 

Eminim ki bugün Balyoz hükümlülerinin etrafında ‘demokrasi şarkısı’ söyleyenler, yarın kalkar kalkmaz 12 Eylül 2010 referandumuyla özgürlüklerin önünü açan Tayyip Erdoğan’a hakaretler etmeye ve ‘diktatör’ masalları üretmeye devam edecekler. Çünkü genlerinde dindarlara karşı nefret var, ırkçı bir öz var. 

(...) Düşünün ki 12 Eylül 2010 referandumunda sivil anayasa değişikliğine karşı ‘hayır’ kampanyası yürüten Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi Balyoz hükümlüleri bırakılınca koşarak demokrasi trenine binmeye çalışıyor. Ancak olup bitenlerden o kadar bihaber durumda ki, özgürlüklerin önünü açan Erdoğan’la ilgili ‘diktatör sayıklamalarına’ hâlâ devam ediyor. İşte Tayyip Erdoğan’ı büyük yapan da bu... 

Mehmet Ocaktan/AKŞAM 

 Akit Arşiv sayfasından alıntıdır.

Yorumlara Git

İran'dan ABD'ye zehir zemberek "soykırım" suçlaması! "Altyapımıza dokunursanız savaş suçu işlersiniz!"

İngiliz devine Hizbullah vurdu iddiası yalanlandı! Doğu Akdeniz’de HMS Dragon bilmecesi!

Ahmet Çakar'dan Kadıköy'de yer yerinden oynatacak sözler! 'Bu penaltı ahlaksızca bir icattır!'

796 Taliban üyesi öldürüldü!

Avrupa rüyası kabusa mı dönüyor! Gurbetçi gencin itirafları kıta Avrupası'nı yerle bir etti!