AKİT MENÜ

İSLAM

"Kim ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır?"

Gıybet, "Bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şekilde konuşmak" demektir. Türkçe'de bu kavramın karşılığı olarak "dedikodu" ve "çekiştirme" kelimeleri kullanılır. İslam'da büyük günahlardan biridir.

Güncelleme Tarihi:

Dinimiz gıybeti kesin olarak yasaklamıştır. Allah'u Teala: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının! Şüphesiz zannın bazısı günahtır; (birbirinizin kusurunu inceden inceye) araştırmayın; bazınız bazınızı gıybet etmesin! Sizden bir kimse, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! O halde Allah’tan sakının! Şüphe yok ki Allah, Tevvab (tevbeleri çok kabul eden)dir. Rahim (çok merhamet eden)dir.” (Hucurat, 12)

"Hiç biriniz, kardeşinin ölü olarak etini yemesini sever mi?" Gıybetin, aklen ve şer'an kötülüğünü ve çirkinliğini tasvirdir. 
Gıybet edilen kimse orada bulunmayıp söylenen sözü bilmemesi ve o anda savunacak durumda olmaması dolayısıyla bir ölü; hem de kardeş olan bir ölü ve o vaziyette onun kötülüğünü söyleyerek gıybet ile şerefine saldırmak bir ölünün etlerini parçalayıp yemek ve özellikle o saldıranın zannınca da fena ve bundan dolayı kurtlu bir leş halinde bulunan bu etleri hırs ve iştah ile seve seve yemek şeklinde bir canavarlık olmak üzere tasvir buyuruluyor ki, ifadedeki bir kaç kez yapılan mübalağalar da dikkatten kaçmayacak kadar açıktır. 

"İnsan eti" ile değil, "kardeş eti" yemekle; hem de "sağ" değil, "ölü, leş" halinde yemekle temsil ediliyor. İnsanın namus ve haysiyetinin eti ve kanı gibi ve belki daha önemli olduğuna işaret ediliyor. Demek ki gıybet, böyle sefil bir canavarlık, gıybet eden öyle alçak bir canavar derecesindedir. 
Biz bu ayetten şu mânâyı gösteriyoruz: 
“Hiç biriniz kardeşinin ölü olarak etini yemeyi sever mi? Elbette sevmez değil mi? Demek ki ondan, o eti yemekten tiksindiniz; çünkü insan fıtratı bundan tiksinmeyi gerektirir. Öyle ise yapmayın ve Allah'tan (cc) korunun.” 

Yani madem ki onu yemekten tiksindiniz, o halde gıybet etmeyin de Allah'ın (cc) kaçınmayı emrettiğinden sakınarak ve yaptıklarınızdan pişmanlıkla tevbe ederek korumasına girin korunun. Çünkü Allah (cc), Rahîm ve Tevvâb'tır; yani tevbeyi kabulde ve rahmetini bereketlendirmede çok belagat (tam yerinde) sahibidir. (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri)

Hz. Aişe (ra) rivayet ediyor:
“Bir gün Resulullah’ın (asm) yanında idim. Uzun etekli bir kadın hakkında;
“Bu kadının etekleri ne kadar uzunmuş.” deyince, Resulullah (asm);
“Tükür, tükür!”dedi. Ben de tükürünce ağzımdan bir et parçası düştü.” (İbn-i Ebi’d-Dünya)
Hz.Ebu Hureyre (ra) rivayet ediyor;
“Resulullah’ın (asm) yanında idik. Adamın biri kalktı gitti. Diğerleri (arkasından); 
“Ya Rasulallah, falan ne kadar aciz kimsedir” dediklerinde, Resulullah (asm); 
“Arkadaşınızı çekiştirdiniz ve etini yediniz.” buyurdu.” (Ebu Ya’la, Taberani)
Abdullah ibni Mesud (ra) şöyle anlattı: Resulullah’ın (asm) yanında bulunuyorduk. Meclisten biri kalkıp gitti. Arkasından biri onu çekiştirdi (aleyhinde konuştu). Resulullah (asm) de:
“Tevbe et.” buyurdu. 
“Niçin tevbe edeyim, et yemedim (gıybet etmedim) ki?” Resulullah (asm):
“Kuşku yok ki sen, kardeşinin etini yedin, onun gıybetini ettin.” buyurdu. (Ebu Şeybe oğlu Ebubekir, Taberani)
“Kişinin karnını hayvan leşi ile doldurması gıybet etmekten daha hayırlıdır!”
Allah Resulü (asm), ölü bir katırın yanında geçiyordu. Ashabına dönerek şöyle buyurdular: 
“Kişinin karnını doyuruncaya kadar şu ölü hayvandan (leşten) yemesi, elbette bir Müslümanın (gıybetini yaparak) etini yemesinden daha hayırlıdır.” (İbni Hıbban)

“Bütün gün insan eti yiyen nasıl oruç tutmuş olabilir!”

Gıybet'in çeşitleri nelerdir?

İnsanın bedeni ile ilgili kusurlarını söylemek: Bir kişi hakkında "Kördür, topaldır, keldir, şaşıdır, kısa boyludur, uzun boyludur, çirkindir.." gibi kişinin duyduğunda hoşlanmayacağı kusurlarını söylemek gıybettir. Mesela, iki kişi evlendiklerinde damat tarafı; "Damat güzeldir, gelin çok çirkindir." veya gelin tarafı; "Damat kısa boyludur veya geline layık değildir." gibi sözler sarf etmektedirler. Bu tür sözler gıybettir.

İnsanın elbisesiyle ilgili kusurlarını söylemek: Bir kimse hakkında "Pantolonu kısadır, eteği uzundur, elbisesi eskidir, ceketi kirlidir..." gibi kişinin duyduğunda hoşlanmayacağı ayıplarını söylemek gıybettir.

Dünya işleri ile ilgili kusurlarını söylemek: Bir kimse hakkında "Terbiyesizdir, çok yer, çok uyur, ailesi çok gezer, evi temiz değildir..." gibi kişinin duyduğunda rahatsız olacağı sözleri söylemek gıybettir.

Ahlakı ile ilgili kusurlarını söylemek: Bir kişi hakkında "Kötü huyludur, acizdir, zayıftır, korkaktır, cimridir, öfkelidir..." gibi kişiyi rencide edici şeyleri söylemek gıybettir.

Asaleti ile ilgili kusurlarını söylemek: "Annesi hizmetçidir, babası çöpçüdür, kapıcıdır, çiftçidir veya ayakkabı boyacısıdır..." gibi kişiyi küçük düşürücü sözleri söylemek gıybettir.

Dini işleri ile ilgili kusurlarını söylemek: Bir kimse hakkında "Fasıktır, yalancıdır, anne ve babasına iteat etmez, zalimdir, namaza tembeldir, daha Fatiha'yı bile düzgün okuyamıyor, üçkağıtçıdır, helal ve harama aldırmaz..." gibi duyduğunda kişiyi rahatsız edecek kusurlarını söylemek gıybettir.

Gıybet sadece dil ile yapılmaz: Dil ile söylemek, ancak başkasına müslüman kardeşinin bir eksikliğini anlattığın ve hoşuna gitmeyen bir vasfını belirttiğin için haram olmuştur. Bu bakımdan ta’rizen (gizlice) kendisinden bahsetmek, açıkça kendisinden bahsetmek gibidir. Bu hususta fiilde söz gibidir. İşaret, ima, dudak bükme, göz kırpma, yazı, hareket ve maksadı belirten her türlü söz, açıkça söylemek gibidir. O halde bunların tümü gıybet ve haramdır.

Gıybeti dinleyen de yapan gibidir: "Gıybeti dinleyen de gıybet edenlerden birisidir." (Taberani)




Yorumlara Git

Libya'dan tarihi Türkiye hamlesi: Boykot kararı iptal edilip onayladılar

Fransa'da bir tek o dükkana dokunulmadı! Yağmacılar kitap kurdu çıkmadı!

Konya’da cami önünde tarih hırsızlığı.. Yüzlerce yıllık kaideyi kepçeyle çaldılar!

Sergen Yalçın, Milli Takım Teknik Direktörlüğünü resmen açıkladı

AK Parti İl Başkanı Özdemir’den Üsküdar açıklaması: Merhum Gültekin’in oluşturduğu güzel atmosfer sürecek