AKİT MENÜ

Gündem

FETÖ, suikast timi 2007’de organize olmuş

15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FETÖ’nün kirli planları tek tek deşifre oluyor. İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan bin 300 sayfalık iddianame örgütün suikast timini 2007 yılında kurduğu ortaya çıktı.

Güncelleme Tarihi:

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin hazırlanarak mahkemeye sunulan iddianamede, darbe girişiminin altyapısının yıllar öncesinden hazırlandığı ortaya konuldu. İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan iddianame, örgütün TSK içinde hakimiyet kurma çabası ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimi ile İzmir Çiğli’deki 2. Ana Jet Üssü’nün darbedeki rolüne ilişkin bilgiler içeriyor. Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikasti gerçekleştirmek üzere görevlendirilen MAK timlerinin kuruluşu ve üstlendiği role ilişkin ifadelere yer verilen iddianamede, bu timlerin yıllar öncesinden örgüt hakimiyetindeki etkili bir “vurucu güç” olarak hazırlandığı tespitinde bulunuldu. 

ORDU İÇİNDE ORDU KURDULAR

E.E isimli tanığın beyanına yer verilen iddianamede, “Benim görev yaptığım arama kurtarma camiası içerisindeki FETÖ militanları, 2007 yılından itibaren organize olmaya başladılar. 2014-2016 yılları arasında bu yapı zirve yapmış, güçlerine güvenerek istedikleri her türlü teşkilatlanmayı fütursuzca gerçekleştirmişlerdir. Birlikleri 2 merkezde birleştirip militanları aynı çatı altında toplayarak, tüm silah ve teçhizatı buralara toplayarak planlı ve organize bir şekilde kendi özel ordularını kurarak, ordu içerisinde ordu olmuşlardır. Birliklerin birleştirilmesi tamamen bu amaçla bilinçli olarak yapılmıştır” ifadelerine yer verildi. İddianamede, FETÖ “dünyanın en tehlikeli silahlı terör örgütü” olarak tanımlandı. İddianamede örgütün hedefleri doğrultusunda önünde engel olarak gördüğü her şeyi yakıp yıktığı, iftiralarda bulunduğu, karalama kampanyasına girdiği, nihayetinde darbe girişimi gecesi karşısına çıkan savunmasız ve silahsız ama yürekli halka, ordunun en ağır silahları ile ateş açacak kadar gaddarlaşabildiği belirtildi.

AHİRET HAYATININ  MAHVOLMASINDAN KORKMUŞ

Örgütteki, elebaşı Fetullah Gülen’e karşı mutlak itaatin vurgulandığı iddianamede, üst düzey rütbeli bir subayla ilgili ilginç bir detaya da yer verildi. İddianamede, “Kara Harp Okulu’nu bitiren, daha sonra kurmaylık eğitimi alan yüksek rütbeli bir subayın ifadesinin sonunda ağlayarak, ifadeyi alan cumhuriyet savcısına artık sorulara cevap vermek istemediğini, bu hayatının mahvolduğunu, hocası Fetullah Gülen’in bu ifadeleri duyması halinde ise kendisine beddua etmesi sonucu artık ahiret hayatının da mahvolması ihtimalinin bulunduğunu, bundan korktuğunu söylemektedir” denildi.

ŞİFRELİ İLETİŞİM DİLİ  KULLANMIŞ

Örgüt hiyerarşisinde kullanılan şifreli dilin de deşifre edildiği iddianamede, “himmet”in örgütün üst düzeyinde “kira”, bursun “aidat”, kurbanın “hisse”, bayramın “Bayram bey”, KDV’nin “Merkez ve Yurtdışı Ödemesi” olarak şifrelendiği ve toplanan para, çek ve senetlerin yıllık cirosunun yüzde 13’üne karşılık gelen “KDV”nin “başkent” olarak görülen İzmir haricindeki tüm Türkiye’de uygulandığı belirtildi.

EN ÖNEMLİ GELİR  KAYNAĞI HİMMET

İddianamede, örgütün en önemli gelir kalemlerinden birinin de “himmet” olduğuna işaret edilerek, bunu ödemeyenlerin dışlandığı, örgüt lideri Gülen için verilen paranın “Kutsal Hoca Payı” olarak adlandırıldığı ve bu paraya hiç dokunulmadan bağlı bulundukları merkeze gönderildiği, bu payın il, ilçe ve büyük bölgelere göre değişkenlik gösterebildiğinin anlaşıldığı kaydedildi. İzmir’de FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan bin 300 sayfalık iddianame, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine sunulmuştu. İddianamede, Fetullah Gülen’in “birinci” şüpheli olduğu 267 şüpheli hakkında, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçlamaları yer alıyordu.

Yurtta Sulh Konseyi ramazan ayında kurulmuş

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, “Yurtta Sulh Konseyi”nin ramazan ayında örgütün üst düzey yöneticilerince kurulduğu belirtildi. Hazırlanan iddianamede örgüt mensuplarının Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının ardından tasfiye edilecekleri veya emekliye ayrılacaklarını anladıkları ve bu durumun örgütün son 40 yıldır ortaya koymayı planladığı sinsi oyununun heba edileceğini anlamına geldiğine vurgu yapıldı. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in talimatıyla, üst düzey askeri personeli korumak maksadıyla, YAŞ öncesi hazırlıkların tamamlanarak darbe girişimine karar verildiğine dikkat çekilen iddianamede, darbe girişiminin dış istihbarat birimleriyle bağlantılı olduğuna vurgu yapıldı. İddianamede, “Yurtta Sulh Konseyi’nin 2016 yılı ramazan ayı içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici kadrosu tarafından kurulduğu, darbe girişiminin 15 Temmuz’da, gün içerisinde deşifre olmasını müteakip, örgüt üst düzey yöneticilerinin ve bağlantılı oldukları dış istihbarat birimleri tarafından öne alarak aynı gün saat 21.00’den itibaren eylem planının uygulamaya koydukları anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı. İddianamede, Fetullah Gülen’in “birinci” şüpheli olduğu 267 şüpheli hakkında, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçlamaları yer alıyordu.

 

Yorumlara Git

Soykırımcı Mladiç'e tahliye çıkmadı

Sarı kafa Trump'ın ne istediği belli değil! Yine saçma sapan konuştu

Varlık barışı için yeni gelişme! İlk 5 maddesi kabul edildi

İran'dan ABD'ye sert cevap! "40 gün savaştılar ve sonucu gördüler!"

Libya'da Gazze için toplanan Sumud Konvoyu'na Mısır engeli! Yalnızca Libyalılar geçebilecek!