İSLAM
Ölüm yokluk mudur?
İnsan ölümle beraber ruhu bedeninden ayrılır. Dünya hayatında bedenin kanunları çerçevesinde yaşayan ruh, öldükten sonra ahiret aleminin birinci menzili olan kabir ve berzah aleminin şartlarına göre hayatını idame ettirir.
İnsan ölümle beraber ruhu bedeninden ayrılır. Dünya hayatında bedenin kanunları çerçevesinde yaşayan ruh, öldükten sonra ahiret aleminin birinci menzili olan kabir ve berzah aleminin şartlarına göre hayatını idame ettirir. Ruh bedenden ayrıldıktan sonra nasıl yaşar sorusuna gelince bunu bir misalle açıklayacağız. Örneğin dünya hayatından önce kişi anne karnında 9 ay bir zaman diliminde yaşar. Anne karnındaki bu hayat dilimi içerisinde hayatını idame etmek için kordon bağına ihtiyacı vardı. O hayat diliminde kordon bağı hayat için olmazsa olmazlardandı. Fakat kişi doğduktan ve dünyaya geldikten sonra kordon bağları artık yeni hayat için hiçbir işe yaramaz. Artık yeni hayatta yani dünya hayatındaki yaşam kuralları ve şartları anne karnına göre farklıdır.
İşte bunun gibi öldükten sonraki hayat olan kabir ve berzah alemlerinin şartları farklıdır. Öldükten sonra ruh artık bu yaşam kuralına göre hayatını sürdürür.
Bunu bir örnekle daha açıklamak istiyorum. Örneği yine anne karnındaki yaşamla kıyaslayacağım. Anne karnında iken pek çok organlarımız oluşur. El ayak, göz, kulak, dil vb. faka oluşan bu organlar anne karnında pek işe yaramazlar. Örneğin bebek anne karnındaki oluşan göz ve kulağını kullanamaz. Bunlar aslında dünya hayatı için bir hazırlıktır. Yani anne karnında iken çocuk nasıl ki dünya hayatına hazırlanıyorsa, dünya hayatı da kabir ve berzah ve de ahiret hayatına göre bir anne karnı gibidir. Yani dünya hayatında da ahiretin hazırlığını yapıyoruz. İşte sevgili peygamberimizin “dünya ahiretin tarlasıdır” hadisini bu yönüyle de yorumlayabiliriz.
Bunu gibi dünya hayatında kişi berzah ve ahiret hayat şartlarına lazım olan cihazatlarını ve organlarını dünyada iken hazırlar. Mesela peygamberimiz dünya hayatında Kurana sırt çeviren ve inanmayanların ahirette kör olacaklarını belirtmiştir. Demek ki dünyadaki inancımız ve imanımız orada göz olacak. Belki burada önemsemediğimiz namaz, oruç, zekat vb ibadetler orada hangi olmazsa olmazlarımızdan olacak. Kısa fani dünyada bir göz tedavisi için milyaraları harcayan insanın ebedi alemdeki ebedi organlarını önemsememesi ne büyük bir tezattır.
İşte ölümden sonra kişi kabir ve berzah aleminde dünya hayatındaki hayatına layık bir biçimde orada yaşar. Hangi ameli işlemişse ona denk ve eşit yaşam çerçevesinde orada muamele görür. Yani dünyada eker orada hasılatı elde eder be biçer.