Aktüel
Paralel imamlar firarda
Paralel ihanet çetesine yönelik soruşturmaların derinleştirilmesi üzerine, yapılanmanın; emniyet, yargı, MİT ve TSK içerisindeki imamları soluğu yurtdışında aldı...
MEHMET ÖZMEN / KORAY TAŞDEMİR / İSTANBUL - Devlet içinde devlet olma adına yer altından çalışan paralel yapının imamları, kaçtıkları yurtdışından dönmek bilmiyor. Aralarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konutunda ve ofisinde bulunan dinlemecihazlarıile ilgili başlatılan soruşturmada hakkında yakalama kararı çıkan Başbakanlık Güvenlik Sistemleri ve Teknik Büro eski Güvenlik Amiri Serhat Demir, yargı imamı olduğu iddia edilen Ahmet Can, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki imamı olduğu öne sürülen ‘Kozanlı Ömer’ lakaplı Osman Hilmi Özdil, MİT ve bürokrasi imamı olduğu iddia edilen Murat Karabulut, psikolojik motivasyon için düzenlenen etkinlikleri organize ettiği iddia edilen Volkan Ateş gibi isimlerin de yer aldığı kişilerin yurtdışından geri dönmeyerek haklarındaki paralel devlet yapılanmasına ilişkin soruşturmalardan kurtulmaya çalıştıkları ifade ediliyor.
MİT Eski Daire Başkanı Mahir Kaynak, paralel devlet yapılanmasında yer alan isimlerin firar etmesini gazetemize değerlendirdi.
Kaynak, “Tahkikat yapılır, deliller genişletilir ve ardından mahkeme yapılır. Kaçmamaları lazım. İçerisinde gizli operasyon saklı olaylarda taraflar kaçarlar. Adam kendi içinden ‘Benim hiçbir suçum yok. Bana söyleneni yaptım’ diyor. Asıl konu burada emir veren isimlerdir. Kanunlara aykırı hareket eden kim varsa tabii yargılanacak ama asıl bulmamız gereken şey bunları kim yönetiyor, merkez kim?” diye sordu.
PARALEL YAPIYLA MÜCADELE ETTİM AMA YENİLDİM
Paralel yapının nerdeyse Türkiye kurulduğundan beri var olduğunu kaydeden Kaynak, “Ben bu paralel yapıyla karşı karşıya yaşadım, mücadele ettim ve yenildim. Bakın ben kanunlara aykırı hiçbir iş yapmadım ama bir sürü şey, baskı gördüm. Bir ara dedim ki; ‘Devlet beni tuvalet bekçiliğine bile atayamaz, tayin edemez.’ Paralel yapı benim kontrol altında tutulmamı istiyordu ve orada herhangi bir iş yapmadan oturttular beni” ifadelerini kullandı.
Kaynak, muhabirimizin, “Paralel yapıya tabi olup onlara itaat etmediğiniz için önünüz kesilmiş mi oldu?” sorusuna ise, “Evet, evet önüm tamamen kesildi. Çünkü herhangi bir suç işlemedim ben. Benim herhangi bir takip edilecek tarafım yok” dedi.
ARKALARINDA BİR ŞEYLER BIRAKTILAR Kİ KAÇTILAR
Araştırmacı yazar Sevda Türküsev ise paralel yapının ilk günden bu yana her şeyi bir iftira gibi algıladığını ifade ederek, “Böcek soruşturmasında şüpheli oldukları halde bile serbest bırakıyorlar. Mademki kendilerinden çok eminler, masum olduklarını düşünüyorlar burada kalmaları lazım. Paralel yapı asla masum değildir” dedi.
Kendilerinin de masum olmadıklarını da bildikleri için ufak ufak kaçmaya başladıklarını kaydeden Türküsev, “Daha çok isimler yurtdışına kaçacak. Masum olan insan masumiyetini ispat etmek için ortada kalır ama birileri bir yere kaçıyorsa demek ki arkalarında bıraktıkları olumsuz şeyler var. Hukuk sisteminde şu anda maalesef at izi it izine birbirine karışmış durumda. Onlar çok istisnai şeyler” diye konuştu.
Türküsev, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın paralel yapıyla sonuna kadar mücadelenin devam edeceğini açıkladığını hatırlatarak, “Paralel yapı bu işin kolay olmadığını, bu işin peşini Tayyip Erdoğan’ın bırakmayacağını anladılar. Bu nedenle kaçışlar artacaktır” şeklinde konuştu.
SORUŞTURMA BAŞLADI, FİRARLAR BAŞLADI!
Paralel yapılanmaya yönelik derinleştirilen soruşturmalar sonrası yargı imamı olduğu iddia edilen Ahmet Can 10 Ocak 2014 tarihinde, polis imamı olduğu iddia edilen Kozanlı Ömer (Osman Hilmi Özdil) 4 Şubat 2014’te, MİT ve bürokrasi imamı olduğu iddia edilen Murat Karabulut ise 4 Şubat 2014 tarihinde ABD’ye uçtu.
Paralel yapının TSK imamı olduğu ileri sürülen Hamdullah Öztürk’ün ise Brezilya’da olduğu biliniyor. Başbakanlık Ofisi’ni yasadışı dinlediği iddia edilen polislerden Serhat Demir de yurtdışına kaçması dikkatlerden kaçmadı.
Paralel yapılanmanın lideri olmakla suçlanan Fetullah Gülen ise 1999’da kaçtığı ABD’nin Pensilvanya eyaletindeki bir villada yaşıyor.
Paralel soruşturmaya kamuoyundan tam destek
RAMAZAN ALKAN / ANKARA - AK Parti Hükümeti’ni devirmeye yönelik yapılan 17 ve 25 Aralık operasyonlarının mimarı olan paralel yapıya yönelik yürütülen soruşturmaya destek yağıyor. Akit’e konuşan siyasiler ve hukukçular soruşturmanın ülke için kazanımlarından bahsederek, paralel yayın organlarının soruşturmayı engellemeye çalışmalarına sert çıktı. Soruşturma sonunda ülkenin selamete çıkacağının ifade edildiği açıklamalarda, yürütülen soruşturmanın paralel yargı tehlikesinde olduğu belirtildi.
“SORUŞTURMA ÜLKE SELAMETİ İÇİN”
AK Parti’nin TBMM Adalet Komisyonu üyesi ve Bursa Milletvekili Av. Hakan Çavuşoğlu soruşturmanın hiçbir psikolojik saldırılardan etkilenmemesi gerektiğini belirtti. Paralel örgütten hukuki yollardan mutlaka hesap sorulması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “17–25 Aralık darbe girişimleriyle iyice gün yüzüne çıkan paralel örgütlenme faaliyetlerinin engellenmesi ve elemanlarının etkisiz hale getirilmesi gerekiyor. Bu noktada hukuk çerçevesinde yapılması gereken ne varsa biran önce hayata geçirilmesinde fayda görüyoruz” dedi. Soruşturmanın engellenmek istenebileceğine de dikkat çeken Çavuşoğlu, “Hiç kimsenin burada panik yaşatmasına ve ön almasına izin verilmemeli. Ülkemizin selameti açısından üstü örtülmüş, karanlık kalmış olayların hepsinin aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir. Devlet içerisinde paralel yapıya hizmet eden aktörler olabilir. Soruşturmayı sulandırmak için yapılanlarda bu yapının işi olması muhtemel dâhilinde. Bu yapıyla mücadele de hukuk içerisinde sürdürülecek. Yapılması gerekende budur” açıklamasını yaptı.
“SORUŞTURMA II. KURTULUŞ SAVAŞININ GEREĞİ”
28 Şubat davasının müdahil avukatlarından Bülent Demir ise yürütülen soruşturmanın hayati öneme sahip olduğunu söyledi. “Bu soruşturma II. Kurtuluş Savaşımızın gereğidir” diyen Demir, soruşturma sonunda paralel yapının dış bağlantılarının ortaya çıkacağını ve bu yönden soruşturmanın tarihi bir adım olduğunu aktardı.
“PARALEL YARGI SORUŞTURMAYI ENGELLEYEBİLİR”
Her Yerde Adalet Platformu Başkanı Av. Özkan Öztürk de paralel yapıyla hukuki yollardan etkin bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Paralel yapının boşalan askeri vesayetin yerini doldurmaya çalıştığını ileri süren Öztürk, “Ordu içerisine yerleşmiş illegal yapılardan bu ülke çok çekti. Vesayetin her türlüsüne karşı çıkmak gerektiğini düşünüyorum. Millete ve milletin temsilcilerine kim operasyon yapmış ise bunun araştırılması ve hukuk önünde hesap sorulmalı. Askeri vesayetten boşalan yere kendini ikame etmemeye çalışan paralel anlayışın hukuki bir soruşturmaya tabi tutulması gerekiyor” diye konuştu. Soruşturmanın geç kaldığını söyleyen Öztürk, “Bu tip yapılardan kesinlikle hesap sorulması gerekiyor. Ancak hesabı soracak yapılarda maalesef paralel yapılanma mevcut. Yargı ve emniyetteki cemaat yapılanması yürütülen soruşturmayı akamete uğratmaya çalışacaktır. Paralel medyanın karalamaları bir yana böyle bir durum bence daha tehlikeli. Medyanın çalışmaları algı oluşturmak içindir. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta emniyet ve yargı içine çöreklenmiş yapılardır” şeklinde konuştu.