AKİT MENÜ

Gündem

Üniversitelerde teröre geçit yok

Akademik özgürlük adı altında, üniversiteleri terör örgütü yandaşlarına peşkeş çeken rektörlerin YÖK tarafından değiştirilmesi yine gündemde.. Boğaziçi Üniversitesi’ne mevcut rektör Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu’nun yerine rektör yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Özkan’ın atanması sonrasında, akademisyenler ve hukukçular, üniversitelerde sadece bilimsel ve akademik özgürlüğe müsaade edilebileceğini belirttiler.

Güncelleme Tarihi:

HARUN SEKMEN / İSTANBUL - Bu suça ortak olmayacağız” bildirisiyle terör örgütü PKK’ya destek veren imzacı akademisyen Yrd. Doç. Esra Mungan’a sahip çıkan açıklamalar yapan Boğaziçi Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu’nun yerine Prof. Dr. Mehmet Özkan’ın atanması üniversiteleri terör örgütlerine peşkeş çeken rektörlerin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından değiştirilmesini gündeme getirdi. Üniversitelerin bilim merkezleri olması gerektiğini vurgulayan akademisyenler ve hukukçular, akademik özgürlüğün terör destekçiliğine dönüşmesinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, YÖK’ün bundan sonraki süreçte de bu tarz adımları atması gerektiğini kaydettiler. 

İMZACI AKADEMİSYENE SAHİP ÇIKMIŞTI

Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’nın sebep olduğu ölümlerden, devleti sorumlu tutan, “Bu suça ortak olmayacağız” adlı terör bildirisine imza atan onlarca akademisyeni bünyesinde barındıran, bununla da yetinmeyip, terör destekçiliğinden dolayı tutuklanan Yrd. Doç. Esra Mungan’a sahip çıkan açıklamalarda bulunan ve tutuksuz yargılanmak için girişimlerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Gülay Barbarosoğlu’nun yerine rektör yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Özkan’ın YÖK tarafından atanması, üniversitelerin terör örgütlerine peşkeş çekilmeyeceğinin göstergesi oldu. Akademik zırhlarının ardına gizlenerek, terör destekçiliği yapan ve bunun adına da ifade özgürlüğü diyerek algı operasyonu yapmaya çalışan imzacı akademisyenlerin başında gelen Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Esra Mungan’a verdiği destekle bilinen ve serbest bırakılması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek yargıyı baskı altına almak isteyen Rektör Barbarosoğlu bu hareketiyle, devlete ve millete düşmanlık besleyen terör destekçisi akademisyenine sahip çıkmıştı.

TERÖRE DESTEĞİN ADI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ!

Barbarosoğlu, Boğaziçi Üniversitesi’nin akademik olarak en üst seviyesinde olduğu bir dönemde, imzacı akademisyenlere destek veren öğretim üyelerine karşı hiçbir yaptırımda da bulunmamıştı. Gerekçe ise her zamanki gibi, “ifade ve düşünce özgürlüğü” olarak belirtilmişti.  

İMZACILARA DESTEK ÇIKMAK YANLIŞTI

“Akademik özgürlük hiç kimseye toplumun ve milletin menfaatlerini görmezden gelme hakkı vermez” diyen Avukat Ferhat Çakır, “Boğaziçi Üniversitesi politize olmuş, imzacı akademisyenlerine sahip çıkıp bu uğurda kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır. Bu dolaylı yoldan teröre destek vermek değil midir?” ifadelerini kullandı. YÖK’ün ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararının doğru olduğunu vurgulayan Çakır, “Sen bir profesör olarak ya da vatandaş olarak elbet görüş bildirebilirsin. Lakin belli bir ideolojinin saplantısı uğruna millete karşı bildiri yayınlayamazsın. Yayınlayana destek veremezsin” şeklinde konuştu.

ÖZGÜRLÜK BİLİMSEL ÇALIŞMALARI KAPSAR

Konu ile ilgili gazetemize konuşan Prof. Dr. Eyüp Sanay, “Bir üniversite rektörünün, bir akademisyenin hangi görüşten olursa olsun ülke menfaatine ters isimleri savunması anlaşılabilir bir şey değildir. Okumuş, etmiş bir insanın mantığını kullanması lazım. Memleketin ne tarafa götürüldüğünü, kimin ne yapmaya çalıştığını iyi bilmeleri lazım. Bunu üniversitedeki bir akademisyen bilemiyorsa eğer, takdir edemiyorsa o zaman elbetteki devlet gereğini yapar” dedi. Sanay, “Üniversitelerdeki özgür ortam bilimsel çalışmadadır. Bilimsel çalışmaya karışılamaz. Teröre desteğe değil, bilimsel araştırmalarda özgürlük vardır. Bunu bir defa herkesin öğrenmesi lazım” dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SERT TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Barış için akademisyenler, 11 Ocak’ta yayınladıkları bildiriyle adeta terör örgütü PKK’ya destek çıkmıştı. Vatan uğruna şehit olan asker ve polislerimizi görmezden gelen sözde akademisyenler, PKK’nın sözcülüğünü yapmış adına da ifade özgürlüğü demişlerdi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan milletin hislerine tercüman olmuş ve terör destekçisi akademisyenlere sert çıkarak: “Kendisine akademisyen diyen güruh devleti suçluyor. Bununla yetinmeyip yabancıları Türkiye’ye çağırıyorlar. Bunun adı mandacılıktır” açıklamalarında bulunmuştu.

Öte yandan; atama kararının ardından üniversitenin önceki rektörü olan Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, akademik hayatını noktaladığını açıkladı.

 

Yorumlara Git

Sarı kafa Trump'tan savaş açıklaması: 2 günde yok ederiz

O ülkede kanlı operasyon! 50 militan etkisiz hale getirildi

İran'dan sarı kafa Trump'ı kızdıracak açıklama! Başarısızlığın ağır gölgesi altında ayrıldı

CHP'de lağım patladı! Belediye başkanlarını kaçıran "abuk subuk" talepler deşifre oldu!

Diyanet'ten 2027 hac ön kayıt duyurusu