Gündem
Ekonomik istikrarı bozmak istiyorlar
Dolar’ın ekonomik gerekçelerle açıklanamayan yükselişini tartıştığımız son zamanlarda, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, ekonomideki spekülasyonlarda ihanet örgütü FETÖ’yü işaret etti. Canikli, “FETÖ, bugüne kadar yaptığı her hain teşebbüs, işlem ve eylemle, Türkiye’nin ekonomide dengelerini bozmayı hedefledi” dedi.
MUHAMMET KUTLU / ANKARA - Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ekonomide yaşanan spekülasyonlara ilişkin Akit’e özel açıklamalarda bulundu. Başbakan Yardımcısı Canikli, ihanet örgütünün 17-25 Aralık, Gezi Olayları, 15 Temmuz darbe girişimi dahil, Türkiye ekonomisinin dengesini ve istikrarı bozmayı amaçladığını söyledi. Canikli, “Bu şekilde efendilerinin projesine katkı sağlamak istediler. Kendilerinin maşası, piyonu oldukları efendilerinin küresel ölçekli esas projelerini gerçekleştirmek amacıyla Türkiye Cumhuriyeti devletini güçsüzleştirmek, etkisizleştirmek ve etrafında olan bitenle ilgilenemez hale getirmekti görevleri. Dolayısıyla Fetullahçı terör örgütünün bugüne kadar yaptığı her hain teşebbüs, işlem, eylem, en son algı operasyonu dahil, hepsinde Türkiye için siyasi istikrarsızlığı, bununla bağlantılı olarak ekonomide dengelerin bozulmasını hedeflediler” dedi.
FETÖ’CÜLER TASFİYE EDİLDİ
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, FETÖ ile bağlantıları nedeniyle kayyım atanan şirketlerin TMSF’ye devri, bu doğrultuda getirilen eleştiriler ve FETÖ’nün ekonomiye etkileri konusunda da açıklamada bulundu. “FETÖ’nün bütün ekonomik kaynakları, Türkiye içerisinde tümüne yakını tasfiye edildi” diyen Canikli, yurtdışına kaçanlarla ilgili olarak da istihbarat teşkilatının gerekli çalışmaları sürdürdüğünü söyledi. Canikli, Türkiye ekonomisinin sayısız kereler testlerden geçtiğini, çok güçlü şok saldırılarda bile ayakta kaldığını belirterek, “Türkiye bu hadiseleri yaşamamış olsaydı bugün ekonomik alanda, siyasi alanda, bölgesinde ve uluslararası arenada çok daha önemli noktalarda olurdu. Yine de beceremediler, kalıcı bir tahribata yol açamadılar ama elbette hızlı yürüyüşünü bir miktar yavaşlattılar” diye konuştu.
TMSF’YE DEVREDİLEN ŞİRKET SAYISI 600’Ü AŞTI
FETÖ bağlantısı dolayısıyla kayyım atanmasının ardından TMSF’ye devredilen şirket sayısının 600’ü aştığını belirten Canikli, farklı mahkemeler tarafından farklı kişilerin kayyım olarak atandığı bu şirketler TMSF’ye devredilmemiş olsaydı, sağlıklı yönetilmedikleri için büyük bölümünün ticari faaliyeti sekteye uğrayacağı gibi ciddi mali sıkıntıyla karşı karşıya kalabileceklerine işaret etti. Canikli, ceza kovuşturması yapan mahkemelerin kara para aklama, terör örgütüne para transferi gibi ciddi iddiaları değerlendirdiğini, operasyonların ardından kamuoyunda ticari itibarları zedelenen bu şirketlerin ticari hacimlerinde daralma başladığını hatta işçi çıkarmaya başladıklarını hatırlattı.
FAHİŞ ÜCRET İDDİALARI YALAN
Atanan kişilerin de kamu çalışanları olduğunu belirten Canikli, fahiş ücret aldıkları iddialarını da yalanladı. Canikli, “Atadığımız her bir kişi, 10 şirketi yönetse de tek ücret alıyor. Bunların ücretleri de unvanına ve kademesine göre 2 bin lira ile 8 bin 500 lira arasında” bilgisini verdi.
FAYDASIZLAR TASFİYE EDİLİYOR
Halen TMSF’nin bu şirketlerin mali fotoğraflarını çektiğini, dışarıdan bu işi yapan firmalar tarafından mali durum raporlarının düzenlendiğini anlatan Canikli, bu raporlardan çıkacak sonuçlara göre, mali yapıları bozuk, içi boşaltılmış, faaliyetini yürütmesinde ekonomik olarak fayda umulmayan şirketlerin TMSF tarafından tasfiye edileceğini söyledi. Canikli, “İçi boşaltılmış şirketler var. O kesin. Şirketler kurmuş kendi aralarında hiçbir fonksiyonu olmayan, sadece aracılık eden şirketler var bir grubun bünyesi içerisinde. Yargı bunların yaptığı işlemleri araştırıyor” ifadesini kullandı.