Gündem
Akit TV'ye 09:05 dâvâsı
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan davada CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal’e yönelik eleştirel bir haber yayınlayan Akit TV hakkında mahkeme, duruşma saatini 09.05 olarak belirledi. Hukuk tarihine geçecek skandalı değerlendiren uzmanlar, “İstiklal Mahkemeleri’ni akıllara getiriyor. Mahkeme şimdiden kararını belli etmiş” dedi.
HUKUK İNTİKAM ALMA ARACI DEĞİLDİR
Akit’e konuşan Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Yönetim Kurulu Üyesi Av. Harun Akdere, hukuku sembolik atıflarda bulunarak basın mensuplarından intikam almaya araç olarak kullanmaya başlanılmasının tartışma doğuracağını belirtti. Akdere, şöyle devam etti: “Böylesi bir durum yargı eliyle hesaplaşmanın göstergesi olur. Hukuk üzerinden kin kusmaktır. Hakim Atatürkçü olabilir, Mustafa Kemal’e hakaret olarak gördüğü eleştiriyi cezalandırmak isteyebilir ama hukuk üzerinde sembolik bir olguyla intikam hükmü gösteren şeyler verdiğinde görevi kötüye kullanmış olur. Mahkemenin belirlediği duruşma saati açıkça ihsas-ı reydir. Hakim belli bir dünya görüşü yönünde karar vereceğini en baştan sembolik işaretlerle ortaya koymuş oluyor. ‘Sen bu saatten sonra istediğini yap, ben seni cezalandıracağım. Hukuki anlamda hiçbir sorun olmasa da cezayı alacaksın’ demiş oluyor. İşte bizim hukumuzun temel sorunu da budur, ideolojik tavra sahiptir. Hukuk bir anlamda rejimin kutsallarını koruma yeri değildir.”
MAHKEMENİN TUTUMU İDEOLOJİK
Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya da hukuk garabetine tepki göstererek, “Mahkemenin tutumu hukuki değil ideolojik ve siyasi bir yaklaşımdır. Evet, hakaret varsa, doğrudan küfür gibi söylem olmuşsa kim olursa olsun sadece Mustafa Kemal’le alakalı değil, ölmüş ya da yaşayan herkese yapılan hakaret suçtur, suç olması lazım. Ama eleştiri, reddetme, dışlama herkesin hakkıdır. Hem de hukuki hakkıdır. Akit, 28 Şubat sürecindeki bu tür baskılara -Allah razı olsun- boyun eğmedi. Bu tür şeyler kumda oynamak kabilinden hafiflikte kalır inşallah” dedi. Batılı devletlerin ve diplomatların basın özgürlüğünün böylesi bir hukuk skandalıyla hiçe sayılmasına karşı üç maymunu oynadığını hatırlatan Kaya, şunları ifade etti: “Batı düşünce özgürlüğü söz konusu olduğunda ‘Batıcıların’ düşünce özgürlüğünü savunuyor. İslami camianın yaşadığı şeylere kapalılar. Bunu geçmişte gördük. AHİM’in başörtüsü ile ilgili verdiği kararda gördük, parti kapatmalarda gördük. Doğrudan şiddeti savunan partilerin kapatılmasına karşı çıkan Batı, Refah Partisi’nin, Fazilet Partisi’nin kapatılmasına destek verdi. Burada da aynı mantık geçerli. Bu şunu gösteriyor; basın özgürlüğü Batıcı düşünceye sahipseniz hakkınızdır. Yoksa zulme de layıksınız!”
GÜN DE BAŞARISIZ DARBENİN YILDÖNÜMÜ
‘09.05’ skandalına ilişkin açıklama yayınlayan İnsan Hakları Savunucuları Derneği’nden (İHSD) benzer şekilde kendilerinin de geçmişte aynı gerekçeyle ve aynı saatte yargılandıklarına dikkat çekildi. Yargılamanın saati kadar tarihinin de üzerinde durulması gerektiğine değinilen açıklamada, “Dava gününün, başarısız 22 Şubat 1962-Talat Aydemir darbe kalkışmasına denk getirildiği dikkat çekmektedir. 09.05’in duruşma saati olarak verilmesi ile sonuç mesajı verilmektedir. Kamu görevlileri dünya görüşleri ne olursa olsun tarafız olmak mecburiyetindedir. Hiç kimsenin anayasa ile garanti altına alınan ‘Düşünceleri ifade özgürlüğü’ne engel olmaya hakkı yoktur” denildi.
AKİT GERÇEK ANLAMDA ÜMMETİN SESİ
Belirli çevrelerin ‘Basın Özgürlüğü’ konusundaki ikiyüzlülüğüne de vurgu yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “Özgür basın şampiyonlarının söz konusu Akit TV olunca seslerinin çıktığını görmedik. Çünkü bunlar kendi yandaşı terör destekçileri ve Türkiye düşmanlarının dışında kalanlarının özgürlükleri umurlarında dahi değildir. Bir kez daha Akit TV susturma girişimi karşısında tutumlarıyla sahtekar ve yalancı oldukları, ‘ifade özgürlüğü’ gibi bir kavramı sadece kendi çıkarları doğrultusunda kullandıkları ortaya çıkmıştır. Hiç birisi Akit TV’ye açılan bu davadan dolayı ziyarete gelmedi. Akit’e yapılan baskılara sessiz kalışları Akit TV’nin gerçek anlamda ümmetin sesi olduğunu gösterir.”
FARUK ARSLAN