Gündem
FETÖ’nün muhbirleri Demirtaş’a çalışmış!
CHP’li Fikri Sağlar, Eren Erdem, Ali Şeker ve Orhan Sarıbal’ın terör örgütü üyeliğinden tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyareti bir skandalı da ortaya çıkardı. Demirtaş’ın, kendisini ziyaret eden CHP heyetine, “15 gün önceden tutuklanacağımı biliyordum” demesi, FETÖ’nün terör örgütü yandaşlarına halen bilgi ve istihbarat sağladığını ortaya koydu. Konuyla ilgili konuşan uzmanlar, yetkililere ‘tedbir alın’ uyarısında bulundu.
HARUN SEKMEN / İSTANBUL - Terör örgütü üyeliğinden tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kendisini ziyaret eden CHP Milletvekilleri Fikri Sağlar, Eren Erdem, Ali Şeker ve Orhan Sarıbal’a, “Tutuklanacağımı 15 gün önceden biliyordum” demesi bir skandalı da beraberinde getirdi. Bizatihi Demirtaş’ın ağzından dökülen bu itiraf, terör örgütleri arasındaki ittifakın halen devam ettiğini ve FETÖ’nün terör yandaşlarına istihbarat sağladığını bir defa daha gözler önüne serdi. Terör örgütleri arasındaki şer ittifakının halen sürdüğünü belirten siyasiler, gazeteciler ve hukukçular; Demirtaş’ın sözlerinin itiraf olduğuna dikkat çekerek FETÖ ile PKK’nın 17/25 Aralık kumpasından bu yana ilişki içerisinde olduğunu kaydettiler ve halen bilgi sızdırdığını söylediler.
17/25 ARALIK’TAN BERİ İŞBİRLİĞİ İÇİNDELER
PKK ve onun Meclis’teki temsilcisi HDP ile FETÖ arasındaki işbirliğinin 17/25 Aralık kumpası öncesine uzandığını hatırlatan 23. Dönem AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, “Bu itirafı FETÖ ile PKK arasındaki ilişkinin bir tescili olarak görmek lazım. Bugünlerde de gündeme geldi; FETÖ’cü Kozanlı Ömer’in oğlu Hilmi Özdil denilen kişi 17-25 Aralık öncesi PKK ile FETÖ’cü örgüt mensuplarının, CIA ve MOSAD ile birlikte toplantılar yaptıklarını ve Türkiye’ye yönelik bir kısım planlar gerçekleştirdiklerini söylemişti” dedi. Terör örgütleri arasındaki şer ittifakının halen sürdüğüne değinen Tuna, “Devlette FETÖ mensupları tamamen temizlenmiş değil. Kendilerini gizlemeyi iyi biliyorlar. Yargı içindeki etkinliklerini de bu itiraf gözler önüne seriyor. Bu çerçevede OHAL’in gerekliliği ortaya çıkıyor. Hedeflerinin Türkiye’nin birliği olduğu açıktır” şeklinde konuştu.
KÖSTEBEKLER, DELİLLERİ YOK EDEBİLİR
Demirtaş’ın bu itirafının akıllara çeşitli sorular getirdiğini vurgulayan Avukat Ali Osman Bağırgan da, şunları dile getirdi: “Böylesine hassas bir konuda savcının titizlikle yürüttüğü hazırlık ve delil bilgilerini Demirtaş’a kimler ulaştırır? İddia makamı yapılan soruşturmanın sağlıklı şekilde amacına ulaşması adına gereken tedbirleri almakla mükelleftir ve kanaatimce almıştır da. Ancak görünen PKK ile işbirliği yapan FETÖ’cü unsurlar açıkça bu gizliliği ihlal etmeye devam etmekte ve bunu da kamuda yer alan örgüt mensuplarınca yerine getirmektedirler. Adalet Bakanlığı’nın HSYK’nın ve devletin diğer kurumlarının böylesine kritik bir bilgiyi Demirtaş’a kimin sızdırdığını mutlaka araştırması gerekir. Adli kurumlarda bu örgütlerin elemanı olarak yer almış kişilerin ivedilikle tasfiyesi gerekmektedir. Günler öncesinden bilgi sızdırdıklarını görmekteyiz ki delillerin yok edilmesi anlamına gelecektir ve PKK ve mensuplarına karşı mücadelemizde ülkemize ve bağımsız yargımıza zararlar verecektir.”
FETÖ’NÜN AKTİF OLDUĞUNUN GÖSTERGESİDİR
FETÖ’nün ve PKK’nın aynı üst akla hizmet ettiğini belirten Gazeteci İmdat Aslan ise, şu görüşleri ifade etti: “Bu örgütlerin gizli ajandalarını ve izledikleri yol haritalarını takip ettiğinizde ayak izleri ya Pensilvanya’ya, ya Kandil’e, ya Beyaz Saray’a ya da İngiltere de kraliçenin sarayına kadar uzanır. Çünkü bu yapılanmaların akıl hocaları ve gönüldaşları milletimizin iradesi değil, küresel üst aklın ağababalarıdır. CHP’nin terör örgütüne üyelikten tutuklanan Demirtaş’ı ziyaret etmesi ne kadar manidarsa, Demirtaş’ın, ‘tutuklanacağımı biliyordum’ itirafı da o kadar manidardır. Bu açıklama hala yargı ve emniyette hatta istihbarat birimlerinde FETÖ militanlarının olduğunun adeta ifşasıdır. Terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı ortaklaşa hareket ettiklerinin en net delili bu itiraftır. Demirtaş’ın bu ikrarı son süreçteki FETÖ militanlarının operasyonları manipüle eden ters algısını da gözönüne aldığınızda, bir öngörüden ziyade FETÖ nün hala devlet içinde, bürokraside ve siyasette aktif olduklarının gerçeklik payını da gözler önüne sermesidir. Sürecin en dikkat çekilmesi gereken evresi FETÖ ve PKK ile mücadele ediyor görünen kriptoların ifşasıdır. Bu ifşalar FETÖ ve PKK ile mücadelenin istenilen hedefine ulaşmasında en önemli tespitler olacaktır.”