Medya
Rafael Sadi: Yazdıklarım yalanmış, özür dilerim
İsrail'in Filistin'de bebek ve çocuklara yönelik gerçekleştirdiği terör saldırılarının ardından bir yazı kaleme alarak bu durumdan dolayı Hamas'ı suçlu göstermeye çalışan Odatv'nin Yahudi asıllı yazarı Rafael Sadi özür diledi.
YENİAKİT.COM.TR - İsrail'in Gazze'ye yönelik barbarca düzenlediği saldırılar devam ediyor. Filistinliler'in sığındığı hastane ve camileri de bombalamaya başlayan İsrail saldırılarında şu ana kadar 590 kişi şehid oldu.
Geçtiğimiz gün odatv adlı bir internet sitesinde kaleme aldığı yazısında İsrail'in bombalarla katlettiği bebeklerin mesuliyetini Hamas'a yükleyen Rafael Sadi, bebeklerin canlı kalkan olarak kullanıldığını söyleyerek bazı video ve fotoğraflar paylaşmıştı. Hamas'ın cansız bebek bedenlerini kullanarak propaganda yaptığını iddia eden Yahudi asıllı yazar bugünkü yazısında o gerçek dışı söylemlerden dolayı özür dilemek zorunda kaldı.
'YANILDIĞIM VE YANILTTIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLERİM'
İşte Rafael Sadi'nin Hamas ile ilgili yalan ifadelerinden dolayı bugün kaleme aldığı özür yazısının ilgili bölümleri:
Hep iddia ediyor yazıyor anlatmaya çalışıyorum. Dünyanın bu coğrafyasında tamamen gereksiz, anlamsız ve kimseye bir yarar sağlamayacak olan bir savaş devam ediyor. Bu savaşlarda ölen ve öldürülen çocuklar ve büyükler hatta terörist olarak yetiştirilmiş ve ellerine silah verilerek ölüme ve öldürmeye gönderilmiş bütün insanlara acıyor ve bir an evvel bu gereksiz savaşın bitmesi bitirilmesi için kendimce bildiğim bütün lisanlarda Allah'a dua ediyorum.
19 Temmuz'da "Önce Çocuklar Sonra Gerçekler Ölüyor" başlığı ile yayınlanan bir yazıyı kaleme aldım. (...) Bu yazıda kısaca değinmek istediğim bu savaşın sadece tek tarafın başlattığı ve sadece ve sadece İsrail'in suçlanmasını gerektirecek bir savaş olmadığını ölümlerin özellikle çocuk ölümlerinin tek sorumlusunun İsrail olmadığı idi.
Gazze Yönetimi gerek çocuklarını gerekse sivil halkını canlı kalkan olarak kullandıklarını ve bunu bu şekli ile yapmaya devam ettiklerini Basın Sözcüleri Sami Abu Zuhri aracılığı ile beyan etmişlerdir.
Bugün ODATV'de yayınlanan ve Sayın İHH Başkanı Bülent Yıldırım'ın ifadelerine yer verilen yazıda da CANLI KALKAN olgusunun ne olduğu açıklıkla Bülent Bey tarafından ortaya konmaktadır.
Bu arada farklı ideoloji, din ve farklı kutuplarda olmamıza rağmen Bülent bey ile anlaşılması güç bir dostluğumuz olduğunu ve birbirimize saygıda asla kusur etmediğimizi, hatta 1 Mart 2012'de geçirdiğim Kalp durması ve koma esnasında sonradan da by pass ameliyatım esnasında cep telefonumdan eşime ulaşarak , ''Yenge bir şey lazımda biz buradayız, farklı dinlerde olmamız ve farklı ideolojilerde olmamız bir şey fark etmez. Rafael Bey bizim dostumuz ve kardeşimizdir" diyerek en sıcak ve samimi duyguları ile yakınlık göstermesini kimse ne Türkiye'de ne de İsrail'de anlayamamaktadıydı.
Kurtulduktan sonra da gerek Bülent Bey gerekse Taha Ün dostum ile dostane ilişkilerimiz devam etmekte ve umarım her daim de devam edecektir.
Çocukların ölmesi ve bu resimlerin Dünya basınında yer alması Hamas örgütünün en büyük propaganda ve tanıtım malzemesidir. Ne kadar çocuk resmi yayınlayabilirlerse kendilerince uluslararası medya hatta sosyal medya da tanıtım savaşını kazandıklarını iddia ediyorlar.
Kabul ediyorum ki bu konuda haklılar. Normal hiç bir insan yerde kanlar içinde yatan çocuk resimlerine karşı ilgisiz kalamaz. En gaddar insan bile tepki verir ve başka bir şey düşünemez. Allah belanızı versin der. Doğrudur.
Ancak bu çocuklar neden ölüyor? Neden ateşkesi kabul etmiyorsunuz? Neden İsrail'in kafasının üzerine binlerce bomba atıyorsunuz diye sormak kimsenin aklına bile gelemez o esnada. Doğru bir muhasebe ve sonuç sebep ilişkisi arayamaz.
Sosyal medyada olsun nette olsun yüzbinlerce değişik resimler videolar var bu konuda. Aşağıdaki resim de iki kez kullanılmış resimlerden
Hem Suriye hem de Gazze için aynı resim çocuk ölümleri için kullanılmış.
Hangisi doğru Allah bilir.
Yukarıda belirttiğim yazımda tarafıma iletilmiş olan bir video Gazze'de ak sakallı bir dedenin küçük çocukları bir Havan Topu atışının arkasında tutarken gösteriyor.
Odatv yönetimine gelen bir mektupta benim yalancı olduğumdan başlayarak "bu filmin Suriye'de çekildiğine" kadar oldukça güzel olmayan ifadeler kullanılmış. Bu ifadeler ile uğraşmak istemiyorum. Ancak hangisi doğru emin değildim Odatv yönetiminden araştırmalarını rica etim. Aldığım bilgiye göre filim gerçekten de Suriye'de çekilmiş ve Gazze'de değil.
Öncelikle yanıltıldığım ve istemeden yanılttığım için hepinizden özür dilerim.
(...)
Kavram Canlı kalkan olmak ve bu yolla düşmanın kendi çocuklarını ve vatandaşlarının öldürülmesini temin ederek Dünya kamuoyunda kazanır görünmektir.
Ne İsrail devletinin ne de Yahudi kültürünün esasında çocukların arkasına saklanıp kahramanlık yapmak yoktur. Bu beni 59 yaşıma getirmiş olan Türk Kültürünün hiç bir satırında da yoktur. İsteyen anlar istemeyen beni yalancılıkla itham etmeye devam eder.
İstemeden de olsa yanıltıldığım ve sizleri yanılttığım için ÖZÜR DİLERİM..
(...)
Rafael Sadi / odatv