İSLAM
Zebaniler: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar...
Kıyamet koptuktan ve bu imtihan dünyası kapandıktan sonra gayb alemi açılacak ve herşey ayan beyan ortaya çıkacaktır. Fakat bu vakitten sonra ortaya çıkacak pişmanlıklar fayda vermeyecektir. İşte geleceğinden şüphe olmayan o pişmanlık günleri...
Kıyamet koptuktan ve bu imtihan dünyası kapandıktan sonra gayb alemi açılacak ve herşey ayan beyan ortaya çıkacaktır. Fakat bu vakitten sonra ortaya çıkacak pişmanlıklar fayda vermeyecektir. İşte geleceğinden şüphe olmayan o pişmanlık günleri...
İnsanın yaratılış amacı Allah’a iman ve ibadettir. Dünya hayatında iman ise gayb olan Allah’a ve O’nun gönderdiği peygamberlere ve bildirdiklerine iman etmeyi gerektirir. İman esaslarını en öz biçimde ifade eden Kelime-i Tevhiddir. İnsanlık yaratıldı yaratılalı hep bu mücadele üzerine devam etmiştir.
Peygamberleri, sıddıkları ve şeditleri bu mertebeye getiren şey tevhid ve tevhide ait tüm mertebeleri ruhu canları ile kabul etmeleridir. Nemrutların , Firavunların ,Ebu Cehilleri Ebu Lehebleri alçaltan şey ise bu kavramı kabul etmemeleridir.
Kıyamet koptuktan ve bu imtihan dünyası kapandıktan sonra gayb alemi açılacak ve herşey ayan beyan ortaya çıkacaktır. Fakat bu vakitten sonra ortaya çıkacak pişmanlıklar fayda vermeyecektir. Kur’an-ı Kerimde ehli cehennemin pişmanlığı mülk suresinde şöyle dile getiriliyor:
“…Her ne zaman oraya (Cehenneme) bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar. Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik. Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.(Mülk Suresi 8-9-10)
Ahirette meydana gelecek pişmanlık artık fayda vermeyecektir. Çünkü ahiret geldiğinde artık imtihan kapısı kapanmış ve gaybi olan imani hakikatler gün gibi ortaya çıkmıştır.
Kıyamette sadece cehennemlikler değil herkes, pişmanlık duyacaktır. Dünyada pişmanlık nimettir kişiye verilen şansı kullanmaktır ; fakat ahirette pişmanlık felakettir. Öldükten sonra yeniden dünyaya gelen bir kişi nasıl yaşardı? Böyle bir şey mümkün olsaydı elbette bir an boş geçirmez, hep ahireti için çalışırdı, günah işlemezdi, kalb kırmazdı. Ölen bir kişinin dünyay gelmesi mümkün değil fakat her canlının öleceği muhakkak. Gidince başımıza neler geleceğini, nelerle karşılaşacağımızı dinimiz bildiriyor.
Allah’a iman etmeyenler, Peygamber efendimizin getirdiklerine inanmayanlar, veya inandıkları halde lakayıt kalanlar, Cehennemde feryat edecektir. (Ya Rabbi bizi tekrar dünyaya gönder, hiç günah işlemeyeceğiz, hep ibadet edeceğiz) diyecekler. Fakat onlara, “Siz zaten oradan gelmediniz mi” denilecektir.
Mübarek bir zat, bir Müslümana ait kabrin önünde durup, talebelerine sorar:
— Bu kabirdeki kişi, tekrar dünyaya gelse sizce neyle uğraşır, ne yapar?
Talebenin birisi, (Elbette sürekli namaz kılar) der. Diğer biri de, (Devamlı oruç tutar) der. Bir diğeri de, (İslamiyeti yayar) der. Her talebe faydalı bütün işleri sayar. O zat buyurur ki:
(Doğru söylüyorsunuz; ancak bu mezarda yatan kişinin dünyaya tekrar geleceği şüphelidir. Sizin oraya gideceğiniz ise kesindir. Yani siz de onun gibi öleceksiniz. O halde neden şimdi bu söylediklerinizi yapmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? Onun kaybettiği fırsatı siz bir ganimet bilmelisiniz, yarına bırakmadan bu faydalı işlerle uğraşmalısınız.)
Peygamber efendimiz de, (Bu dünyada garip gibi yaşa, yolcu gibi ol ve kendini ölmüş kabul et!) buyuruyor; çünkü bir gün mutlaka öleceğiz. Muhakkak olacak şeyi, şimdiden oldu bilmeli. Öldükten sonra pişmanlık, ah demek, yandım demek fayda vermeyecek. Şimdiden ona hazırlanmakta fayda var. Onun için şimdiden kendimizi o kabir ehlinden kabul etmek ve ölmeden önce uyanmak gerekir.