Gündem
Amerika bir halt etmiyor
YPG ve PYD’ye silah yardımında bulunan ABD’ye çok sert eleştirilerde bulunan Başbakan Binali Yıldırım, “Bu kepazeliğe artık bir son verilmeli. Dünya DAEŞ diyor. Bu konuda Amerika’nın da bir halt ettiği yok. Laftan başka bir iş yapmıyorlar. Yaptıkları var; YPG ve PYD’ye silah veriyorlar. Burada yeni yönetimi sorumlu tutmuyoruz. Bu Obama yönetiminin marifeti” dedi.
YENİ AKİT / ANKARA - Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti grup toplantısında YPG ve PYD’ye silah yardımında bulunan ABD’ye çok sert eleştirilerde bulunarak, “Bu kepazeliğe artık bir son verilmeli” dedi. Partisinin grup toplantısında ABD’nin yeni yönetimini ayrı tutarak bu ülkeye sert eleştirilerle yüklenen Başbakan Yıldırım, Obama’yı işaret ederek, “Dünya DAEŞ diyor, yaptıkları bir şey yok. Bu konuda Amerika’nın da bir halt ettiği yok. Laftan başka bir iş yapmıyorlar. Yaptıkları var; YPG ve PYD’ye silah veriyorlar. Biz burada yeni yönetimi sorumlu tutmuyoruz. Bu Obama yönetiminin marifeti. Mafyayı kullanarak mafyayı alt etmek gibi bir şey. Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi?” ifadelerini kullandı.
HEPSİ OBAMA’NIN MARİFETİ
“Suriye ile 911 Km’lik sınırımız var. Yaşanan iç savaş nedeniyle ülkemizi çok rahatsız eden bir durumla karşı karşıyayız. 3 milyon mülteci kardeşimiz var. Bugün Fırat Kalkanı’nın 133. günündeyiz. Bugüne kadar 1270 DAEŞ mensubu etkisiz hale getirildi. Yakalananlarla sayı 1561 kişi” bilgisini paylaşan Başbakan, şunları söyledi: “Biz yıllardır NATO’da ABD ile beraberiz. Birçok alanda stratejik ortaklığımız var. Bütün bu ortaklığın bir terör örgütü tarafından gölgelenmesine ABD izin vermemelidir. FETÖ orada, PKK’nın uzantıları gelmiş yanınıza yanaşmış. Ne yapıyorsunuz kardeşim? Karar verin. Türkiye ile mi bir olacaksınız, o alçak terör örgütlerine kucak mı açacaksınız karar verin. PYD eşittir PKK, bunların artık görülmesini istiyoruz. Türkiye bunu yeni Amerikan yönetiminden bekliyor.”
Halep’te 46 bin insanı ölümden kurtardıklarını hatırlatan Başbakan, “Masumların, mazlumların yaralarını sarmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ateşkes başladı, inşallah kalıcı hale gelecek ve önümüzdeki ay siyasi müzakereler başlayacak. Bizim hassasiyetimiz şudur. Bu barış müzakerelerine terör örgütleri asla ve asla dahil olamaz. Türkiye, Rusya, İran ve BM kararından sonra bütün dünyanın onayladığı kalıcı barışı tesis edeceğiz” diye konuştu.
YAŞAM TARZLARI DEVLET GÜVENCESİ ALTINDA
“Masum ve savunmasız insanları mutlu ve güzel anlarında katleden alçakların amacı insanlığa korku salmak ve ülkemize zarar vermek” ifadeleriyle yılbaşı gecesi Ortaköy’deki eğlence mekanına düzenlenen saldırıya değinen Yıldırım, “Bu katilleri aramıza sokanlar ayrışacağımızı bekliyorlarsa yanılıyorlar. Türkiye bir hukuk devletidir, bütün yaşam şekilleri ve inançlar devlet güvencesindedir. Her türlü ayrımcılığı, kin ve nefret söylemini reddediyoruz. Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bizler çoğulcu, demokratik hukuk düzenimizi özenle muhafaza edeceğiz. Bilinmelidir ki bu alçak saldırılar karşısında birbirimize daha fazla kenetleneceğiz” şeklinde konuştu.
“EN BÜYÜK ZARARI TÜRKİYE GÖRDÜ”
“Uluslararası toplumdan tek bir beklentimiz var, terör işinde ikircikli davranışları bir tarafa bırakalım” diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Türkiye bugün PKK’nın yanı sıra DAEŞ, FETÖ, DHKP-C gibi örgütle mücadele ediyor. Bunun sebebi emperyal hayallerin komşularımız üzerindeki hesaplarıdır. Suriye’de, Irak’ta son 5-6 yıl içerisinde yaşanan istikrarsızlık, otorite boşluğu, terör örgütleri için mükemmel ortam oluşturmuştur. En büyük zararı gören Türkiye olmuştur. Hatay’da, Kilis’te masum insanlar ölürken ‘Niye mücadele etmiyorsunuz’ diyenler, terör örgütlerini inlerinde yok ederken ‘Orada ne işiniz var’ diyorlar. Türkiye terörü kendi topraklarında değil, nerede insanlarımıza zarar veriyorsa orada yok etme kudretine sahiptir, Fırat Kalkanı ile de bunu gerçekleştirmektedir.”
EVET BU BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİ
“İstanbul’da gerçekleştirilen terör saldırısı, seçilen mekan ve zaman dikkate alındığında ne amaçlandığı açıktır” diyen Başbakan, “Kışkırtmaya yönelik bir süreç başlatılmaya çalışılıyor. Biliyoruz ki bu kirli tuzaklar toplumun sağduyusunu hedef alıyor. Caniler ve onları azmettirenler toplumsal barışımızı bozmaya çalışıyor. Onlar biliyor ki Ortaköy’de cami, kilise, havra hep yan yanaydı. Biz bir arada yaşamayı bin yıllardır tecrübe ediyoruz. 7’den 70’e uyanık olma mecburiyetindeyiz” vurgusunda bulundu.
10 Aralık’ta MHP ile başlattıkları süreçten sonra üzerinde uzlaştıkları metni Meclis’e sunduklarını hatırlatan Yıldırım, “Peki CHP ne yaptı? Her zamanki yaptığını yaptı. HDP’yle beraber yapılan değişikliğin bir rejim değişikliği olduğunda ısrar edip durdu. Ben Sayın Kılıçdaroğlu’na ‘Bu bir rejim değişikliği değil; yönetim sistem değişikliği’ dedim, dilimde tüy bitti anlatamadım. Bir ölçü de Kemal Kılıçdaroğlu’na hak verdim. Evet bu bir rejim değişikliği. Vesayet rejimini değiştiriyoruz” ifadelerini kullandı.