Gündem
CIA-MOSSAD-FETÖ ortak yapımı
Reina saldırısını gerçekleştiren ‘profesyonel’ tetikçinin kimliğine ilişkin sır perdesi tartışılmaya devam edilirken, terör uzmanlarından çok önemli bir açıklama geldi. Uzmanlar, saldırganın bir terörist gibi değil bir ajan gibi davrandığına dikkat çekerek olayın merkezinde MOSSAD, CIA ve FETÖ bulunduğunu belirtti.
SELİM YAZICI / ANKARA - Yeni Akit’in istihbarat dünyasına yakın önemli bir uzmandan edindiği bilgilere göre Türk devleti, Reina hamlesine ilişkin genel okumasını tamamladı, verilmek istenen mesajı aldı. Olayı araştıran ekipten olmamakla birlikte devletin başka birimlerinden soruşturma sürecine verilen katkılar çerçevesinde saldırının merkezinde İsrail istihbarat örgütü MOSSAD’ın bulunduğu yönündeki yaklaşım ağırlık kazandı. Kamera görüntülerinden yapılan ilk tahlillerde tetikçinin özel ‘eğitimli’ olduğu şeklindeki görüşten hareket eden istihbarat uzmanları, olayda MOSSAD kokusu aldı. MOSSAD’ın bir süredir Türkiye’de bu ölçüde operasyonlar gerçekleştirebilme yeteneği bulunmasa da, örgütün Reina saldırısı ile bu ‘yeteneğini’ tekrar canlandırma hamlesinde bulunduğu değerlendirildi.
CIA LOJİSTİK DESTEK VERDİ
Hiçbir işinde silahlı unsurlarını olay yerinde kaptırmayan ve ‘büyük açıklar’ vermeyen MOSSAD’ın daha önceki operasyonlarıyla karşılaştırma yapan uzmanlar, ‘tipik bir MOSSAD işi’ tespitini kayıtlara geçtiler. Ayrıca bu olayda MOSSAD’ın, Amerikan istihbarat örgütü CIA’den de lojistik destek aldığı değerlendirildi. Klasik bir terör saldırısında militanların ‘geri dönmemek’ üzere güdümlendiği; istihbarat birimlerinin operasyonlarında ise ‘ajan’ın özellikle ‘hayatta kalma’ üzerine modellendiği bilgisi, Reina tetikçisinin davranışlarıyla da bire bir örtüştü. ‘İstihbarat’ unsuru olduğu değerlendirilen tetikçinin sadece önüne değil, arkasına da dönerek ateş açması dikkat çekti.
AMBULANSLARIN KAMERA KAYITLARI
Saldırganın olay yerinden ‘alınma’ yöntemi noktasında ise bir ambulansın kullanıldığı değerlendiriliyor. Muhtemelen, olay yerine ilk gelen ambulans ile ya hastane safhasında veya yolda aktarma ile saldırganın olay yerinden uzaklaştırılması sağlandı. Operasyonun tüm süreçlerinin büyük bir ‘doğallıkla’ tatbik edildiği üzerinde duran uzmanlar, saldırının verdiği mesajlar noktasında da çarpıcı ihtimaller üzerinde çalışıyorlar. Saldırganın mekanda gözettiği ilk hedefin Arap turistlerin bulunduğu loca olması, olayın esasında çok maksatlı olmakla birlikte ‘nokta’ atışlı bir ‘suikast’ operasyonu şeklinde planlandığı görüşünü ortaya çıkardı. İlk hedef ortadan kaldırılmışken diğerleri de onun üstünü örtmek için kurban edildi.
LÜBNAN’A MESAJ VERMEK İSTEDİLER
Mekanda hayatını kaybeden Arap bayanlardan birisinin Lübnan’ın önemli bir siyasetçisi, diplomatı veya işadamının kızı olması gerektiğini değerlendiren istihbarat uzmanları, Lübnan’ın bölgesel diplomaside kritik bir merkez olma statüsüne bir mesaj verildiği teşhisinde bulundular. Lübnan’a, “Bizden habersiz iş çevirme! Bizi Türkiye ile ‘başbaşa’ bırak!” mesajı verildiği kaydedildi. Bu noktada Suudi Arabistan’a da özel mesaj verilmiş olabileceği vurgulandı. Neticede, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Lübnan üzerinden gerçekleştirmekte olduğu temaslar engellenmeye çalışıldı.
‘ESKİSİ GİBİ DEVAM EDELİM’ MESAJI
Saldırının Türkiye’ye verdiği mesajlar ise, “İstersek iç savaş çıkarabiliriz!” tehdidi, “Bizimle olmak zorundasın!” dayatması ve “Biz hâlâ çok güçlüyüz!” mesajı şeklinde sıralandı. Ayrıca bürokrasiye de bir mesaj verildiğini değerlendiren stratejistler, sayıları çok az kalmakla birlikte ‘Eski Türkiye’nin ‘işbirlikçi’ bürokratlarına, “Bakın Türkiye’de gücümüz devam ediyor. Operasyon çekiyoruz ve aydınlatılamıyor. Yeni Türkiye’ projesine destek vermeyin! Eskisi gibi devam edelim!” dendiğini kaydettiler.
SALDIRI SONRASI DEZENFORMASYON
Yılbaşı akşamı Ortaköy’de Reina isimli bir gece kulübüne düzenlenen saldırı sonrası, sosyal medyada eş zamanlı olarak provokasyon çalışması başlatıldı.
Katliamın yaşam şekline yönelik bir saldırı olduğu algısı yönündeki algı için sosyal medyada saldırganın Noel Baba kıyafeti giydiği öne sürüldü.
Kartel medyasının yazar çizer takımı da Diyanet İşleri Başkanlığının yayınladığı Cuma hutbesini hedef alarak saldırı ile bağlantı kurmaya çalıştı.
Polis daha kamera kayıtlarını araştırdığı esnada FETÖ’nün pasaport birimine sızmış militanları başka bir şahsın görüntüsünü internete sızdırdı.
Bunun üzerine yüzlerce asılsız ihbarla emniyetin telefonları kilitlendi. Örgüt kaotik ortamdan faydalanarak katilinin firarı için zemin oluşturdu.