AKİT MENÜ

Gündem

Dinlemeler planlı ve organize

Emniyetteki “paralel yapı”ya ilişkin mülkiye müfettişlerince hazırlanan 3 bin sayfalık raporda “usulsüz dinlemeler sistematik, planlı ve organize bir şekilde belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik yapılmış” denildi.

Güncelleme Tarihi:

İSTANBUL  - Emniyetteki “paralel yapı” iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmanın başlamasını sağlayan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği raporunda, İstanbul’da  2008 yılı ve sonrasında gerçekleştirilen telekomünikasyon yoluyla önleyici istihbarat faaliyetlerinde, iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen İstanbul merkezli 17 Aralık soruşturmasında gündeme gelen “paralel yapının telefon dinlemesi” iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından İstanbul istihbarat ve terörle mücadele şube müdürlüklerinde inceleme başlatılarak, bu birimlerin arşivlerinde araştırma yapıldı.

İnceleme sonucunda, yasa dışı dinlemeler yapıldığının tespiti üzerine İçişleri Bakanlığı Müfettişliği tarafından rapor hazırlandı.

Yaklaşık 6 aylık süreçte tamamlanan rapor, 14 Mayıs’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da Terör ve Örgütlü Suçlar Birimi Başsavcıvekili Orhan Kapıcı koordinatörlüğünde Cumhuriyet savcıları İrfan Fidan ve Okan Özsoy’u soruşturma için görevlendirdi.

Raporda belirtilen usulsüzlüklerle ilgili “casusluk” ve “yasa dışı dinleme” iddialarına yönelik iki ayrı soruşturma başlatan savcılar, usulsüz dinlemelerin mağduru kişileri savcılığa çağırarak ifadelerine başvurdu. Mağdurların birçoğu da dinlemeleri yapanlardan şikayetçi oldu.  

Raporun “iddia” başlığı altında, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde bazı usulsüzlükler olduğu konusunda yapılan inceleme sonucunda, birçok kişinin gerçek, eksik ya da sahte isimlerinin kullanılarak, terör ve organize suç örgüt ilişkilendirildikleri, mahkemelerin yanlış yönlendirilerek karar verilmesini sağlamak amacıyla Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ilgili maddelerinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarının işlendiği aktarıldı.      

“HİYERARŞİ DIŞINA ÇIKTILAR”      

Ayrıca  “iftira”, “haberleşmenin gizliliğini ihlal” ve “kişisel verilerin kaydedilmesi” suçlarının gerçekleştiğinin anlatıldığı raporda, usulsüz dinleme eylemlerine konu kişilerin devlet organizasyonu içindeki konumları veya demokratik rejimin işleyişindeki fonksiyonları, eylemlerinin yaygın, sistemli ve organize bir şekilde yapıldığı ve kolluk görevlilerinin hiyerarşi dışına çıktıkları anlatıldı.      

YARGI YANILTILDI

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi Turgay Alpman ve polis müfettişi Selim Kutkan tarafından hazırlanan raporda, bazı kişilerin, gerçek isimleri yerine yargıyı yanıltmaya yönelik yanlış ve eksik isim bilgileri kullanılarak dinlenildiği belirtildi.

Teknolojik imkanlar ve istihbari veriler göz önüne alındığında, şahısların gerçek kimlik bilgilerinin tespitinin kolayca mümkün olmasına rağmen iletişime müdahalenin yanlış ve eksik isim bilgileriyle müteaddit defa uzatılmasına devam edildiği ifade edilen raporda, iletişime müdahale edilen ilk talep ve kararları ile uzatma talep ve kararlarında gerekçe gösterilen suç faaliyetlerinin “Ergenekon terör örgütü”, organize suç örgütü, uyuşturucu madde kaçakçılığı gibi farklılıklar gösterdiği kaydedildi.

Bu konuda tutarsızlık ve keyfilik olduğu vurgulanan raporda, “İletişim dinleme karar talep evraklarında imzası bulunan kolluk görevlilerinin, gerçekleri bildikleri halde gerçeğe aykırı belge düzenledikleri, uzatma karar talepleri de dikkate alındığında, gerçeğe aykırı belge düzenlemeye devam ettikleri açık ve saçık ortadadır” denildi.      

“TEKNİK TAKİBE GEREKÇE YOK”      

Dinlenilen eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ile Hüseyin Şen’in teknik takibinin gerçek isimleriyle yapıldığı belirtilen raporda, ancak bu şahıslar hakkında “Ergenekon terör örgütü”yle ilgili teknik takibe gerekçe teşkil edecek herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı anlatıldı.

Raporda, karar talep yazılarında iletişime müdahale edilen şahısların gerek devlet bürokrasisinde gerek ticari hayatta gerekse sosyal ve kültürel yaşamda önemli görevleri, mevkileri ve rolleri bulunduğu vurgulanarak, bunun yanı sıra kamuoyunca tanındığı göz önüne alındığında mahkemelere sunulan karar talep yazılarında bahse konu şahısların açık kimlikleri ile yaptığı mesleklerin yazılmadığı kaydedildi.      

SİSTEMLİ DİNLEME

Raporda, Star gazetesinde 18 Mart 2014’te yayınlanan dinleme listesindeki usulsüz dinleme eylemlerinin “sistematik, planlı ve organize” bir görünüm arz ettiği ve “belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik” olduğu izlenimi edinildiği belirtildi.

Ayrıca Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16 Mart 2014 tarihli soruşturma evrakında da söz konusu yasa dışı dinleme eylemlerinin “yaygın, sistemli ve organize” şekilde yapıldığının anlaşıldığı kaydedilen raporda, dinlemelerin “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün temel organlarında, yasama, yürütme, yargı ve diğer idari kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşları mensupları, ekonomik ve sosyal yaşamın aktörlerine yönelik olduğunun değerlendirildiği” aktarıldı.      

İNCELEME DİĞER İLLERDE SÜRÜYOR      

Raporda, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli emniyet müdürlükleri istihbarat şube müdürlüklerinde iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi çalışmalarının devam ettiği kaydedildi.

Yine, 27 ilde 5 ayrı müfettiş grubunca da aynı konulardaki incelemelerin sürdüğü belirtilen raporda, ilgili müfettişlerce raporlar hazırlanacağı bildirildi.

Yorumlara Git

İran hava sahasını kapattı!

G7 ülkelerinden İran'a tanıdık tehdit: "Ek tedbirler uygulamaya hazırız"

Lavrov'dan İran açıklaması!

İran'daki protestolarda bilanço ağırlaşıyor

Trump'ın yalakası Türkiye'yi tehdit etti: Akıllıca seçim yapın