AKİT MENÜ

Gündem

ABD bombalıyor PYD yerleşiyor

Müslüman coğrafya üzerindeki kirli planlarını taşeron örgütler üzerinden gerçekleştiren ABD’nin bir sinsi oyunu daha deşifre oldu. ABD’nin, Esed rejimi ve muhalif güçlere yönelik çeşitli tarihlerde hava saldırıları düzenlediği bölgelerde terör örgütü DEAŞ’ın alan kazanmasını sağladığı, ardından PYD’yi DEAŞ’ın üzerine sürerek bu bölgeleri PYD’nin işgal etmesini sağladığı belirlendi. ABD, kanlı terör örgütü PYD’yi bu formülle birlikte DEAŞ’la mücadele ettiği algısı üzerinden legalize etme yoluna gittiği ifade edildi.

Güncelleme Tarihi:

YAVUZ SELİM / İSTANBUL - ‘Küresel eşkıya’ ABD, Suriye’deki sinsi planı deşifre oldu. ABD öncülüğündeki Koalisyon Güçleri’nin farklı tarihlerde Suriye’de rejim ve muhalif güçlerin denetimindeki bölgelere yaptığı bombardımanların ardından bu alanlara DEAŞ’ın yerleştiği bildirildi. DEAŞ’ın önünü açan saldırılar sonrasında ise PYD/PKK harekete geçirilerek DEAŞ’a operasyon düzenlenildiği, bu yolla hem terör örgütü PYD’nin “DEAŞ’la mücadele eden örgüt” vasfıyla legal görünüm kazandığı, hem de sözde DEAŞ hakimiyetindeki alanları ele geçirerek istila ettiği kaydedildi.

Bu oyun ilk olarak 29 Eylül 2015’te göze çarptı. ABD öncülüğündeki Koalisyon Güçleri, 29 Eylül’de Deyr Ez Zor’da Esed güçlerine ait mevzileri vurdu. İlk bakışta katil Esed rejimine yönelik harekat olarak görülen bu saldırının hemen ardından DAEŞ, ABD’nin verdiği hasardan faydalanarak Deyr Ez Zor’a saldırdı. Koalisyon Güçleri, 10 Ekim’de ise Suriye’nin güneyinde ÖSO’ya ait mevzileri vurdu, terör örgütü DEAŞ, bu saldırı sonrası birçok noktayı ÖSO’dan geri aldı. 3 Ocak’ta ise ABD’ye ait B-52 tipi stratejik bombardıman uçakları İdlib’in Sarmada yerleşim birimine bombardıman düzenledi. Ateşkes anlaşmasına dahil olan bu yerleşim birimine yönelik saldırıda 20’den fazla sivil hayatını kaybetti. Sarmada’ya yönelik DEAŞ’ın saldırı hazırlığında bulunduğu öğrenildi. 

“DEAŞ, ABD’NİN YARDIMCI AKTÖRÜ”

ABD’nin vurduğu alanlara DEAŞ’ın yerleşmesi ardından bu bölgelerde terör örgütü PYD’nin nüfuz kazanması ve legal görünüm kazanması gibi şeytani bir planı Akit’e değerlendiren uzmanlar bölgenin çok sinsi akılla karşı karşıya olduğuna vurgu yaptılar.

Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASSAM) Strateji ve Güvenlik Uzmanı emekli Kurmay Albay Ali Coşar, ABD’nin PYD ve türevlerinin söz sahibi olabilmesi için DEAŞ’ı yardımcı aktör ve figüran olarak kullandığını belirtti. ASSAM Uzmanı Ali Coşar, “ABD, koalisyon güçleri marifetiyle DEAŞ vesilesiyle girdikleri bölgeye hava harekâtı düzenliyor, DEAŞ’ı o bölgede ÖSO’ya karşı kullanıyor, ardından PYD’yi DEAŞ’a karşı savaşıyormuş gibi gösteriyor. Tamamen tiyatro. Bölgedeki DEAŞ, SDG, PYD adını taşıyan her türlü unsur ABD’nin bölge üzerindeki yeni dizayn programının enstrümanlarıdır. Bazen birini, bazen ikisini, bazen üçünü beraber kullanıyor” dedi. 

ABD’nin elindeki kuklaları, istediği neticeyi elde etmek üzere kullanan gayet sinsi bir yapı olduğuna işaret eden Coşar şöyle konuştu: “DEAŞ-SDG-PYD üçgenindeki sinsi işgal hareketlerini ABD, etki odaklı konsept hareketiyle yürütüyor. Bu savaşı, sahadaki kirli oyunlarının yanı sıra asimetrik güçleri, medyayı, terörist grupları, psikolojik ve sosyolojik savaş taktiklerini, akla gelebilecek her türlü enstrümanı kullanarak icra ediyorlar.”

ABD, DEAŞ’A YOL AÇTI

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Araştırmacısı Oytun Orhan, ABD’nin DEAŞ ile mücadele üzerinden yeni bir gerçeklik oluşturma içerisinde olduğunu ifade etti. Oytun Orhan, “ABD, DEAŞ ile mücadeleyi araçsallaştırarak Suriye’nin toprak bütünlüğünün altını oyacak bazı çabalar içerisine girmiştir. DEAŞ ile mücadele üzerinden yerel müttefik olarak ilan ettiği YPG Suriye’de federalizmi savunan bir güç ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü riske edeceği aşikâr. Böyle bir güce destek vererek DEAŞ üzerinden Suriye’de federalizmin nasıl sonuç vereceğini herkesten daha iyi Amerika biliyor” dedi.

Hava harekâtlarıyla DEAŞ’a yol açan ABD öncülüğündeki Koalisyon Güçleri’nin Fırat Kalkanı Harekatı’na destek vermemesine değinen Oytun Orhan, “ABD, DEAŞ ile mücadele etmekten daha çok DEAŞ ile mücadele sonucunda doğacak boşluğun kim tarafından doldurulacağı ile ilgileniyor. Bu kapsamda YPG’nin ele geçirdiği bölgeler, Amerika’nın nüfuz alanı olarak da görülüyor. Oysa Türkiye’nin gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekatı ile PKK’nın kontrolündeki Amerikan güdümünde bir bölgeden ziyade, bölge gerçeklerine uygun, oranın yerel unsurları tarafından kontrol edilen siyasi ve askeri yapılar ortaya çıkarılmak isteniyor. Her ne kadar Türkiye DEAŞ’e karşı ilerleme sağlasa da ABD’nin buna destek vermediği aşikâr. Bunun temel nedeni de ABD’nin DEAŞ’tan doğacak boşluğu kendi desteklediği unsurlar tarafından ele geçirilmesini istemesidir” dedi.

ABD’Lİ GENERALİN DEAŞ İTİRAFI UNUTULMADI

Küresel terör örgütü DEAŞ’ın Amerika tarafından kurulduğu, ABD’li bir generalin ağzından geçtiğimiz günlerde tescil edilmişti. ABD’li General Wesley Clark, katıldığı bir konferansta DEAŞ’ı kendilerinin kurduğunu ve çıkarları doğrultusunda hizmet ettiğini açıklamıştı. DEAŞ’ın 11 Eylül’den sonra George W. Bush hükümeti tarafından kurulduğunu aktaran Clark, “Bize bir çekiç lazımdı DEAŞ’ı kurduk. Daha önce de El Kaide’yi kurmuştuk. Suudi Arabistan’dan para koparmak için de bu örgütleri kullandık. Bu örgütler sadece bu işe yarar” ifadelerini kullanmıştı.

 

Yorumlara Git

Büyük şeytan ABD ekonomisi Orta Doğu'daki savaş tamtamları ve enflasyon kriziyle tepetaklak oldu! New York borsasında çip devleri fena çakıldı!

Başkan Erdoğan'dan Yıldırım'a tebrik

'Bu tarihte olabilir' Oktay Saral seçim için tarih verdi

CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne tepki üstüne tepki! Kandilli Camii'nin hemen yanında kurulan alkollü mekan vatandaşları ayağa kaldırdı!

Sıcak saatler yaşanıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gece yarısı peş peşe açıklama