Aktüel
‘Boyun eğmeyin hakkınızı savunun’
Almanya’da yaşayan Sosyal Pedagog Pınar Kibar, Almanya’nın birçok şehrinde ailesinden alınan Türk kökenli çocuk sayısının gün geçtikçe arttığını söyleyerek, ailelere kulaktan dolma sözlere itibar edip korkmak yerine kendi haklarını sonuna kadar savunma çağrısında bulundu.
EROL METİN / ANKARA - Almanya’da yaşayan Sosyal Pedagog Pınar Kibar, Alman gençlik dairelerinin Türk ailelerin çocuklarına yönelik uygulamaları konusunda çarpıcı bilgiler verdi. Akit’e konuşan Kibar, Almanya’nın birçok şehrinde ailesinden alınan Türk kökenli çocuk sayısının gün geçtikçe arttığını söyledi. Türk koruyucu aile sayısının yetersizliğine dikkat çeken Kibar, “Türk koruyucu aile sayımızın azlığından kaynaklanan sorun yüzünden çocuklarımız otomatikman Alman ailelere veriliyor. Alman aileler de kendi yaşam tarzını çocuğa ister istemez yansıtıyor. Biz ancak koruyucu aile olursak, çocuklarımızı kendi dini ve kültürel ortamlarında yetiştirebiliriz” dedi.
Kibar, Türk sivil toplum kuruluşlarının, gurbetçileri; gençlik daireleri, koruyucu aile müessesesi, gençlik dairesiyle muhatap olunduğunda hak ve hukukunun neler olduğu, mağdur olmamak için bir göçmen olarak nasıl hareket edileceği gibi konularda bilgilendirmesi gerektiğine işaret etti.
Okul hayatında da çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Kibar, “Okulda öğretmenler çocuk ve gençlerin muhatapları olduklarından, çocuklarda gözlemlenen şiddet eğilimi, devamsızlık ve derslere karşı gösterilen ilgisizlik, gençlik dairesini devreye sokmaya yetebiliyor. Bu konuda sürekli çocuğunuzun öğretmenleri ile irtibatta geçin. Dersleri ve sosyal davranışları hakkında sık sık bilgiler talep edin” şeklinde konuştu.
“VELAYET YETKİLERİNİ HEMEN DEVRETMEYİN”
Gurbetçi ailelerin en çok hata yaptığı mevzuun yaşadıkları sorunu kendi içlerinde halletmeye çalışmak olduğunu söyleyen Kibar, ailelere kulaktan dolma sözlere itibar edip korkmak yerine kendi haklarını sonuna kadar savunma çağrısında bulunarak, şöyle dedi: “İstenilmeyen ve hoş olmayan durumlarda veliler ile Jugendamt (gençlik dairesi) arasında çocuğa verilen hizmette sorunlar çıkabiliyor. Bunun sonucunda aileler mağdur duruma düşebilmekteler. Yetersiz bilgilendirme veya hoş olmayan durumlarda veliler, Jugendamt’in baskılarına boyun eğip, velayet yetkilerini hemen devretmemelidirler. Bunu yapmadan önce mutlaka konunun uzmanı bir hukukçuya başvurmalarını da öneriyoruz.”
‘ÇOCUĞUN SELAMETİ’ İSTİSMARI!
Kibar, Alman gençlik daireleriyle ilgili önerilerini ise özetle şöyle sıraladı: “Gençlik dairesi görevlileri göçmenlerin kültürlerini yakından tanımalı. Onlara bu konuda çeşitli seminerler vermeli. Genç ve çocukların gerçekten rehabilite olabilmeleri, ailelerin çocuklarını kendi kültür ve inançları doğrultusunda eğite bilmeleri için destek vermeli ve bunun için kendi kültürünü ve dinini çok iyi bilen pedagoglar ile birlikte çalışılmalı. ‘Çocuğun selameti’ kavramı asla istismar edilmemeli. Çocuğun selameti kavramının kapsamı hukuki açıdan tam olarak belirlenmeli.