Aktüel
Tutuklanan polislerin suçu; telekulak ve casusluk
Paralel örgüte yönelik operasyonlarda tutuklanan şüphelilerin, 17-25 Aralık soruşturmasında görev aldıkları ve bu operasyonları gerçekleştirdikleri için soruşturmaya konu edildikleri iddiasının tamamen düzmece olduğu ortaya çıktı. Operasyonun birinci ve ikinci dalgasında haklarında gözaltı kararı çıkan 148 isimden hiçbirinin 17 ve 25 Aralık kumpasında görev almadığı belirlendi.
Paralel örgüte yönelik operasyonlarda tutuklanan şüphelilerin 17-25 Aralık soruşturmasında görev aldıkları ve bu operasyonları gerçekleştirdikleri için soruşturmaya konu edildikleri iddiasının tamamen düzmece olduğu ortaya çıktı. Operasyonun birinci ve ikinci dalgasında haklarında gözaltı kararı çıkan 148 isimden hiçbirinin 17 ve 25 Aralık kumpasında görev almadığı belirlendi.
Akit’e konuşan hukukçular paralel medyanın “Hırsızlığa göz yummadıkları için gözaltına alındılar” yaygarasının tamamen hedef saptırma amaçlı olduğunu söyledi.
Hukukçular, Paralel Örgüt’ün yargı ve medya ayağının, söz konusu yasadışı dinlemeleri ve casusluk iddialarını örtbas etmek için kamuoyunda algı operasyonları yapmaya başladığını, gözaltına alınan polislerin 17-25 operasyonlarıyla alakalı olmadığını, bu soruşturmanın sözde Selam Terör Örgütü adı altında binlerce kişiyi dinlemek ve casusluk suçlamalarıyla gözaltına alındıklarını söylediler.
“CAMBAZA BAK TAKTİĞİ YAPIYORLAR”
Türkiye’deki İslami cemaatlerin tamamına yakınının Selam Terör Örgütü’ne dahil edilmiş olduğunu söyleyen Avukat Cüneyt Toraman, “Yürütülen bu soruşturma da tamamen sahte delil üretmek ve sahte örgüt oluşturarak binlerce kişiyi yasadışı dinlemek, casusluk vs. yapmakla alakalıdır. Ancak, savcı soruşturma esnasında yeni suç ve delil bulursa bunları da dosyaya dahil edebilir. Bu soruşturma tamamen Selam Tevhid soruşturmasında sahte delil üretmeleri gerekçesiyle başlatıldı. Bunların bugün yaptığı tamamen cambaza bak taktiğidir” dedi. Paralel Örgüt’ün yargı ve medya ayağının dikkatleri başka yerlere çekerek asıl ahlaksızlıkların ve yanlışların görünmesini önlemek amacıyla algı operasyonu yaptıklarını da söyleyen Toraman, “İstihbarat şubenin işi terör eylemleridir, görevleri bununla sınırlıdır. Bu sözde Selam Terör Örgütü adı altında topladıkları kişi ve kurumlar bir tane terör eylemine karışmış mı, terör eylemi düzenlemiş mi? Hayır. Bu soruşturmayı yürüten iki savcı da bu usulsüzlüklere üç yıldır göz yummuş. İnsan sormaz mı üç yıl oldu nerde bu terör örgütü, nerde terör eylemi diye? Hakimi de savcısı da sormamış” şeklinde konuştu.
CEYLAN: SUÇ YOKTUR VEYA VARDIR DEMEK YARGIYA MÜDAHALEDİR
Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Necati Ceylan, son zamanlarda bazı polislere yönelik yapılan soruşturmaların Selam-Tevhid Terör Örgütü soruşturması safhasında usulsüz ve kanunsuz işlemler yapıldığı şüphesi, hukuksuz dinleme, özel hayata müdahale ve casusluk gibi suçlardan dolayı yapıldığını söyledi.
Soruşturma dosyasında yolsuzluk, hırsızlık ile ilgili hiçbir belge ve delil olmadığını da belirten Ceylan, “Selam-Tevhid Terör Örgütü soruşturmasıyla ilgili olarak kanunsuz ve usulsüz işlemler varsa mutlaka araştırılmalıdır. Suç işlemişlerse cezalandırmak da hukuk devletinin görevidir” dedi. Ceylan, polislere yönelik yapılan soruşturmada şahısların suçlu olup olmadığına yargının karar vereceğini belirterek, “Bu sebeple şimdiden suç yoktur veya vardır demek yargıya müdahaledir. Yargıyı etkilemektir. Bu da suçtur. Kısaca usulsüz ve kanunsuz eylemlerde bulunan ve ilgisi olan emniyet mensubu olsun, yargı olsun, kim olursa olsun suç işleyenlerin mutlaka hesap vermesi gerekir. Bu sebeple sadece emniyet ayağı değil, yargı, basın, bürokrat ve sivil ayakları da hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.
ŞENALP: CASUSLUĞU GİZLEMEYE ÇALIŞIYORLAR
Konya Barosu eski Başkanı Hasip Şenalp, sözde Selam Örgütü oluşturarak binlerce kişiyi dinleyen polisler üzerinden “çalmadılar, hırsızlığa göz yummadıkları için tutuklandılar” gibi iddialarla algı oluşturmaya çalışıldığını söyledi. Yapılmak istenen algı operasyonlarının asıl amacının yapılan casusluğun üzerini örtmek olduğunu da belirten Şenalp, “Öncelikle çalmadılar sözünü bir açmak lazım. Fazladan 557 maaş ikramiye almışlar. Bu ne demek? Sadece sözde Selam örgütü değil, birçok değişik örgüt icat ederek insanlar üzerinde korku imparatorluğu kurmak suretiyle devletin prim olarak verdiği maaşları kendileri almışlar. Hırsızlık bile bunun yanında masum kalır. Bunların yaptığı gasptır. Yani devletin ve personelinin hakkını gasp etmişler. Onun için çalmadık yalanlarını bıraksınlar” ifadelerini kullandılar. “Devlet büyükleri ve binlerce kişiyi dinliyorlar, sonra bu bilgileri yabancı istihbaratlara servis ediyorlar ve bunu da kendilerine verilmiş bir hak olarak görüyorlar” diyen Şenalp, “Bunun adı ceza kanununda casusluktur. Onların ‘biz casusluk yapmadık’ demeleri bir şey ifade etmiyor. Şimdi de kalkıp mazlumu, masumu oynamaya çalışıyorlar” dedi.