Gündem
Duyunca çok kızdığı olayı anlattı: Ey kaymakam sen kendini ne sanıyorsun ya…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlara hitap etti. Erdoğan duyunca çok kızdığı bir olayı da anlattı.
This browser does not support the video element.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Muhtarlar ile bir araya geldi.
Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:
Anayasa değişikli vesilesi ile yönetim şeklinin tartışıldığı bu dönemde buluşmamızın anlamlı doluğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar pek çok yöntem denenmiş ama arayış bitmemiştir. Bu dönemde yaşadığımız darbe ve vesayet baskılarını unutmamak lazım. Meclis'teki süreç tamamlandıktan sonra konu milletin huzuruna gelecek ve herkes izahını itirazını milletimize yapacaktır.
GÖNLÜNÜ MİLLETTEN AYIRAN KÖK TUTAMAZ
Gücünü halktan alan bir Cumhurbaşkanı olarak kritik dönemlerde milletimden aldığım mesajlara büyük önem veriyorum. il ziyaretlerinde vatandaşlarımızla doğrudan doğruya iletişim kurmaya gayret ediyorum. özellikle son yıllarda yaşadığım hadiseler bana şunu öğretti, gönlünü milletten ayrılan kimsenin bu topraklarda kök salma şansı yoktur.
TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SALDIRDIĞI TEK ÜLKE TÜRKİYE
Aynı anda hem terör hem de ekonomi cephesinde savaşıyoruz. Yaşadığımız sorunların hiç biri bize mahsus olmamakla beraber bizi diğer ülkelerden ayırıyor. Mesela tüm terör örgütlerinin hedef aldığı tek ülke Türkiye. Küresel ekonomik kriz herkesi etkilerken Türkiye mali disiplininden taviz vermemiş, büyümesini belli bir çıtanın altına düşürmemiştir.
EY KAYMAKAM SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN?
Bu gece bir gazimizi aradım. Gazimiz evraklarını gönderiyor ama işleme alınmıyor veya ağırdan alınıyor. İlgili yerlere bildirdim. Ey Kaymakam sen kendini ne sanıyorsun, sen orada kalıcı mısın? O gazi kendini ne için feda etti! Bu ülke için! Eğer sen şimdi o makamda varsan o gazi sebebiyle varsın! Haddini bileceksin! Haddini bilmediğin zaman da sana haddini bildirirler! Bunu da bileceksin!
BUNDAN DOLAYI ÇILDIRIYORLAR, KISKANIYORLAR
Birliğimizi bozmaya yönelik her provokasyon bizi güçlendiriyor. Kısa sürede oyunları deşifre oldu. Oyunların arkasında dış güçler vardı. Sen köprüler yapacaksın öyle mi? Sen denizin altından raylı sistemler yapacaksın öyle mi? Sen İHA'lar yapacaksın öyle mi? Yok, biz sana izin vermeden adım atamazsın, bunu dediler! Biz durduk mu? Durmadık. Onlar bunları yaptıktan sonra Osnmangazi, Yavuz Sultan Selim, Avrasya açıldı. Durmak yok, daha yapacağımız çok şey var. İnşallah 18 Mart'ta da Çanakkale Köprüsü'nün temelini atacağız. Bu da dünyada ilk olacak! 5 bin metreyi aşan uzunluğa sahip bir köprü. 2023'e yetiştireceğiz. Bundan dolayı çıldırıyorlar, kıskanıyorlar. Sen kalkacaksın dünyanın bir numaralı hava limanını yapacaksın! Bunu söylüyorlar. Onun için paranı kısarız, dolarını kısarız diyorlar. Ne kısarsanız kısın, bu millet küllerinden doğarak sizi boğar.
ÖZGÜRLÜK BU DEĞİL!
Bölücü örgüt çukur eylemleriyle vatandaşlarımız devletinden koparmak istedi. Batıdan gelenler doğru Güneydoğu'ya gittiler. Bunlar ahlaksız. Oraya gidiyorlar devletin iş makineleriyle o çukurları açıyorlar, bunları görüyorlar ve hala onları savunuyorlar. Bunlar güvenlik güçleri girmesin diye açılmış. Ey Batı siz bunları savundunuz, arkasında durdunuz, yanında yer aldınız. Sizin bu dünyada özgürlük diye bir sıkıntınız, derdiniz yok. Özgürlük bu değil! Özgürlük bu insanlara insanca yaşama erdemini huzurlarına getirmektir. Özgürlük, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden, Marmaray'dan, Avrasya Tüneli'nde, Osman Gazi Köprüsü'nden, Çanakkale Köprüsü'nden, 1 numaralı havalimanından geçer. Biz terör estirilen Hakkari'ye havalimanı yaptık, onlar orayı bombaladı. Batı gitti yine onların yanında yer aldı. Biz inandığımız, bildiğimiz yolda, vatandaşımızın hizmetkarı olarak bu yolda devam edeceğiz.
MİLLETİMİZ BU İHANETİ GÖRDÜ VE...
Hiçbir yerde bu oyuna gelmeyen milletmiz terör örgütüne tarihinin en büyük darbesini vuran devletinin yanında yer aldı. Milli irade kendi temsilcilerinin yanında gerçekten güçlü bir duruş sergiledi. 7 Haziran-1 Kasım arasında Türkiye'ye siyasi belirsizlik üzerinden diz çöktürmeye çalışanlar çıktı. 15 Temmuz darbe girişimi bu başarısızlıkları kırmak için yapılan en önemli ataktı. Milletmiz bu ihaneti gördü ve onu da başarısızlığa uğrattı. Ben bu milletle gurur duymayacağım da kimle gurur duyacağım.
"GÜN GELİR HESAP DÖNER"
Suriye sınırımız boyunca terör hattı oluşturarak, bizim tarihimizle, kardeşlerimizle aramıza girme hesabına girdiler. Sınır ilçelerimizi vurmaya çalıştılar. Sabır, sabır, sabır ve buralara girdik. DEAŞ kaçıyor ve PYD ile de mücadele kararlı bir şekilde sürecektir. Eğer o bölgelerden benim vatandaşım sürekli tehdit altındaysa, onları koruma altına almak bizim görevimiz. Devlet bunun için var.
Irak'ta benzer oyun hazırlıkları içindeler. DEAŞ denilen, YPG denilen örgütlere verilen gizli-açık desteğin paratoner gibi bölgemize ve ülkemize çekmeye kalkıştığını çok iyi biliyoruz. Çok kısa bir sürede bitebilecek El Bab operasyonun gerisindeki sebeplerin gayet farkındayız. Bizim başımıza çorap örmeye kalkanlar, kendi başına ördükleri ağın farkında değiller. Bu kirli hesabın döneceği gün de yakındır. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
Biz bu coğrafyada önce Selçuklu, ardından Osmanlı'yla büyük ve güçlü devletler kurduk ve yönettik. İtibarımızı koruyor olabilmemiz, gücümüzü zulme dönüşmemeye borçluyuz. Cumhuriyet döneminde de geçmişte yaşanan kimi sıkıntılara rağmen, herkesi kucaklayıcı yönetim anlayışımızı sürdürdüğümüze inanıyorum. Bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır.
GÖNLÜMÜZE SINIR ÇİZEMEYİZ
Fiziki sınırlarımızı vatan toprağımızla, yurt dışındaki vatandaşlarımızla birlik 83 milyon vatandaşımız var ama gönül sınırlarımız daha da geniş. Üstadın dediği gibi; Ellerin yurdunda çiçek açarken bizimle kar geliyor gardaşım! Evet biz devletimize sınır çizebiliriz ama gönlümüze sınır çizemeyiz. Allah bize bunu emrediyor. Bu gönlün içinde Suriye'deki, Myanmar'daki, Bulgaristan'daki mağdur kardeşlerimiz de vardır.
92 YAŞINDAKİ ANNENİN 15 TEMMUZ YAŞADIĞI OLAY
Milletimiz hala ayaktaysa milyonlarca kardeşimizin duası iledir. Türkiye yıkılırsa sadece bir ülke yıkılmış olmaz. 15 Temmuz gecesi yapılan dualar, dün akşam anlattılar. Medine'de bir müslüman kardeşimiz 15 Temmuz gecesi işler tersine dönüncce oğluna diyor ki; oğlum paralarını al gel diyor. 92 yaşında bu anne. Oğlum diyor, eğer o gece onlar Türkiye'de başarılı olsaydı biz her şeyimizi kaybederdik diyor. Sen şimdi git Ravza-i Mutahhara'da git bu paraları fakir fukaraya dağıt diyor. Bu millet seviliyor, çok seviliyor ama bizde dünyadaki ümmeti çok seviyoruz.