AKİT MENÜ

Dünya

Budizm katliam dinidir

İnsanlıktan çıkmış Budist teröristler, sokak ortasında Arakanlı Müslümanları satırla doğruyor, diri diri yakıyor. Myanmar askeri ise bu insan avına destek veriyor. Arakan’a yardım götüren Cansuyu Derneği Başkanı Mustafa Köylü, bu vahşetle ilgili Akit’e ça

Güncelleme Tarihi:

Myanmar’ın Arakan bölgesindeki Müslümanlar, insanlıktan çıkmış Budist teröristlerce sokak ortasında satırlarla doğranıyor, diri diri yakılıyor. Kaydedilen görüntüler vahşetin geldiği noktayı gösteriyor. Myanmar yönetiminin katliamdaki rolü ifşa olurken, dünya ise bu katliama sessiz kalıyor. Bu konuyu herkesten önce Arakanlı Müslümanların yardımına koşan Cansuyu Derneği Genel Başkanı ve eski Refah Partisi Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’yle konuştuk. Cömert Anadolu insanının bağışlarını dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara ulaştıran Cansuyu, kısa sürede halkın güvenini ve teveccühünü kazanmış bir yardım kuruluşumuz. “Arakan’da ne işimiz var?” deyip ömründe bir kez olsun hayır hasenat işiyle uğraşmamış ‘beton kalpli’ güruhun, bugün çözüm sürecine de karşı çıktığını not edip söyleşimizi aktaralım:
İNGİLİZ SİLAHI BUDİSTLERE
¥ Cansuyu’nun kuruluş öyküsü nasıl başladı?
- Cansuyu, 2005 yılında bir grup emekli milletvekili, bakan arkadaşımız, işadamları ve bürokratla beraber ömrümüzün geri kalan kısmında hayır hasenat işleriyle uğraşalım diye, o idealle kurduğumuz bir yardım kuruluşu. Kısa zaman içerisinde belli bir noktaya geldi. Tabii burada hiç ortada görünmeyen bir dünya gönüllü kardeşimizin çalışmaları, Allah’ın yardımıyla hakikaten belli bir mesafe aldı ve şu anda Türkiye’nin en büyük derneklerinin arasında yerini aldı.
¥ Dünyanın dört bir yanındaki mazlum halklara da yardım eli uzatıyorsunuz değil mi?
- Aşağı yukarı 65 ülkeye yardım transferi yapıyoruz. Yerine göre bugüne kadar hiç gündemimizde olmayan yerlere de yardım gönderiyoruz. Yani bir felaket, bir acı oluyorsa oraya da yardım gönderiyoruz.
¥ İnsanlıktan çıkmış Budist teröristlerce katliamın yapıldığı Arakan’a götürdüğünüz yardımlar için ne diyebiliriz?
- Arakan bugün Myanmar olarak bilinen devletin batı sınırında, kuzey-güney istikametinde bir kısmı denize açılan bir sahil şeridi. Çok münbit topraklara sahip bir yer ve tarihi kayıtlara göre 9. asırdan itibaren orada Müslümanların yaşadığı bilinmekte. Bir ara devlet kurulmuş bir bölge. O coğrafyanın sakinleri olarak yaşayan insanların oluşturduğu bir bölge. Ama İngilizler orayı işgal ettikten sonra 7 eyalete ayırıyor kendi hegemonyaları devam etsin diye ve eyaletler arasında da problemli konuları sürekli kaşımak suretiyle, onları birbirlerine karşı kışkırtmak suretiyle araların bir husumet sokuyorlar.
¥ Sonra?
- 1941 yılında çekilirken de İngiliz ordusunun elindeki silahları Arakan bölgesindeki Rakhina dediğimiz Budistlere vermek suretiyle çekiliyorlar ve 1942 yılında Budistler Müslümanlara müthiş bir katliam uyguluyor. 150 bine yakın Müslüman öldürülüyor, 300 bine yakın Müslüman da bölgeyi terk etmek zorunda kalıyor. Bundan sonra da Müslümanlar toparlanıyor, bir kısmı işte direnişe geçmek istiyor. O direnişi bahane ederekten 1962 yılında bir katliam daha uygulanıyor. Ancak 62’de çıkan anayasada bu Arakanlı Müslümanları Myanmar vatandaşı saymıyorlar. Din bazında ayrım yapıyorlar. Resmi dini Budizm olarak kabul ediyorlar ve bunlara vatandaşlık vermiyorlar.
bunlar Myanmarlı değil
¥ Müslümanlara bu kadar kin duymalarının sebebi nedir?
- Onların iddiası bunlar Myanmarlı değil, Hitli. Geldikleri yere gitsin diyorlar. Yani bizim vatandaşımız değil diyorlar. Bir de o coğrafyada zenginlikler hayli fazla. O zenginlikleri de ele geçirmek istiyorlar. Ayrıca bu coğrafya ilginç bir coğrafya. Çin’in Japon istilasında ikmal yolu olarak kullandığı bir yer Myanmar. Şimdi de bu Arakan’ın başkenti sayılan Sitve’de, o bölgede liman yapıp doğalgaz ve petrol boru hattı döşüyorlar Çin’e.
¥ Yani Çin’in parmağı olabilir mi?
Çin bu bakımdan kendi mantığına göre orada bir istikrar istiyor.
¥ Budistlerden oluşan?
- Evet, karma nüfusla da bu istikrarın mümkün olmayacağını düşünüyor ve bu konuda da yapılan katliamlara hiç sesini çıkartmıyor.
¥ Teşvik olabilir mi?
- Teşvik olup olmadığını henüz bilemiyoruz. Ama en azından o bölgenin büyük abisi, diyelim; ‘ya böyle yapmayın. Bu doğru değil’ dese yapamaz Myanmar. Onu demiyor. Eğer cesaretle Myanmarlı Budistler bu katliamları yapabiliyorlarsa Çin’in belki sukut etmek suretiyle, hiç seslenmediği için o bir teşvik de sayılabilir. O bölgeyi Müslümanlardan arındırmaya çalışıyorlar. Tabii bunu yaparken de sivil halkın birbiriyle çatışması diye dünya kamuoyuna ilan ediyorlar. Halbuki bu çatışmaları devlet hazırlıyor. Niye? Çünkü Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık vermiyor. Okuma haklarını, evlenme haklarını elinden almış. İnşaat yapamıyor, ticaret yapamıyor, seyahat yapamıyor. Yani bunları sivil halk yapamaz, devlet yapar.
¥ İnsan Hakları İzleme Örgütü de yayımladığı raporda, katliamın Myanmar yönetimi eliyle yürütüldüğünü kaydediyor.
- Şimdi görüntüleri biz de seyrediyoruz televizyonlarda. Asker dikiliyor, hiçbir şey yapmıyor. Oradaki Budistler katliam yapıyor, asker seyrediyor. Yani eğer devletin zımnen de olsa bir rızası olmasa, bir muvafakatı olmasa askerin normalde müdahale etmesi lazım. Orada olay oluyor.
¥ Peki o zaman asker orada niye duruyor?
- Askerlerin eğer Müslümanlar bir direniş gösterirlerse onlara karşı çıkmak için orada bulunduğu kanaatindeyim.
HANİ BUDİZM İNSANLIK DİNİYDİ?
¥ Bir nevi sistematik bir şekilde etnik temizlik yapılıyor devlet ve Budist teröristlerce.
- Etnik temizlik yapılıyor tabii. Biz Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’yla Myanmar’a gittiğimizde gözlerimizle gördük. Köyler tamamen yakılmış hatta izleri kaybolsun diye ağaçları bile kesmişler. Yani yanık ağaçlar ortada kalmasın diye ağaçları da kesmişler. Köy tamamen yok olmuş. Bir köyü komple yok etmek, insanları komple öldürmek veya o bölgeden sürmek etnik temizlik değilse nedir?
¥ Arkadaşlarınız Arakan’a yardım götürdü. Siz kendiniz de gittiniz oraya. Biz de görüntüleri izliyoruz. İşte insanlar satırlarla doğranıyor, diri diri yakılıyor ve hiçbir şey yapılmıyor. Diğer izlenimleriniz neler?
- Tabii biz gittiğimizde böyle bir katliam falan yoktu. Fevkalade tedbirler alınmıştı, etraf temizlenmişti. İşte biz buradayız. Burada Müslümanların kampları var, onlara yardımcı oluyoruz. Budistlerin de kampları var, onlar da mağdur oluyor bu işten diyerekten. Tabii Müslümanlar çamurun içinde yaşıyor 15-20 bin kişilik kamplarda. Budistler de 70 kişiyi gördük. Bir villa tipi kamp yapmışlar. Birinde de 15 kişi gördük. Güya Budistler de mağdur bu işten diyebilmek için.
¥ Aslında bunların hepsi göz boyama. Türk heyeti o şekilde görmesin diye değil mi?
- Tabii öyle denilebilir. Burada üzerinde durulması gereken bir başka husus da dünya kamuoyunu Arakan meselesini yeterince bilememesi… Burada Arakanlı Müslümanların belli bir teşkilatlanması olmadığı için dünya kamuoyuna sağlıklı mesaj verememelerinden dolayı dünya kamuoyu olayları bilmiyor.
¥ Örgütlü değil mi oradaki Müslümanlar?
- Örgütlü değil, darmadağınıklar. Belki Arakanlıların yapması gereken en önemli işlerden birisi en azından bir örgüt yani bir sistem kurmaları ve bu sistem vasıtasıyla da seslerini dünyaya duyurmaya çalışmalarıdır. Bunun olması gerekiyor Arakan’da. Karşılarında örgütlü bir devlet var, örgütlü bir Budist yapı var ve bunların desteğiyle, teşvikiyle katliam yapan siviller var. Tabii sivil giyimli oldukları için biz sivil diyoruz. Bilemiyoruz ne olduklarını.
¥ Devletçe eğitilmiş olabilirler mi?
- Olabilir. Burada yine işte dünyaya Budizmin bir insanlık dini olduğu, bir iyi niyet dini olduğu, güzellikler, faydalı insan olmayı tavsiye ettiği gibi müthiş bir propaganda yapılıyor. Ama Budistler Arakan’da katliam yapıyor, Patani’de katliam yapıyor. E bu nasıl bir insanlık dini, iyilik dini ki çatır çatır adam öldürüyorlar?
¥ Kışkırtmayı da Budist rahipler yapıyor.
- Evet, Budist rahipler yapıyor. Öyleyse bu propagandalar tamamen yalan propagandalar. Zaten asırlardır o bölgede büyük katliamlara baktığımız zaman altından o bölgelerin dininin önderleri çıkıyor hep. Onun için gerek Myanmar hükümetinin propagandaları gerekse Budist rahiplerin propagandaları doğru değil. Orada doğru olan bir şey var; Müslümanlar katlediliyor ve yüz binlercesi de ülkelerinden çıkartılmış vaziyette. Bugün sadece Suudi Arabistan’da 750 bin Müslüman mülteci var. Bir kısmı Tayland’da bir kısmı Malezya’da bir kısmı Bangladeş’te. Peki şimdi şöyle bir soru sorma hakkına sahip değil miyiz? Kardeşim, eğer bu Myanmar hükümeti demokratik bir hükümetse, Myanmar’da hukukun üstünlüğü varsa, eğer bu Budist rahipler gerçekten insanlığa hizmet ediyorsa bu insanlar niye ülkelerini terk edip başka yerlere gidiyorlar?
¥ Yurtlarından etmek bir yana diri diri yakıyorlar oradaki Müslümanları.
- Artık bunlar saklanamıyor, gizlenemiyor. Şimdi teknoloji geliştiği için bu katliamların adım adım çekimleri yapılıyor. İnsanların nasıl öldürüldüğünü artık gözlerimizle görüyoruz. Daha önceleri görmüyorduk. Yüz binlerce insan öldürülmüştü görmemiştik hiçbirini. Ama şimdi görüyoruz ve gördüğümüz manzara korkunç.
ÇÖZÜMÜN ANAHTARI VATANDAŞLIK
¥ Dünya neden sessiz kalıyor bu katliamlara?
- Bunun birçok sebebi var. Birincisi o bölgede hemen bütün ülkelerde buna benzer katliamlar oluyor. Mesela Tayland’da Pataniler katlediliyor, Çin’de Doğu Türkistanlılar katlediliyor, Bangladeş’te işte Cemaati İslami’nin liderleri idam edilecek. Malezya’da bir takım kısıtlamalar var. Dolayısıyla bölge ülkeleri buna sessiz kalıyorlar. Niye? Çünkü ‘siz kendinize bakın’ denilir diye onlar seslerini çıkartamıyorlar. Dünyanın da umurunda değil. Çünkü orada ölenler Müslüman. Hindistan’ın Asam bölgesinde de buna benzer Müslümanlarla Hindular arasında bir çatışma var. Onlar da seslerini çıkartmıyorlar. Bir başka husus da Myanmar stratejik olarak Çin’in arka bahçesi ve ikmal yolları üzerinde bir ülke. Dolayısıyla Çin’in Myanmar üzerinde bir hamiliği söz konusu. Belki batı dünyası Myanmar’a Çin’in alerjisini çekmeyelim diye sesini çıkartmıyor olabilir. Çünkü Çin’le Myanmar’ın çok sıkı ilişkisi var. Daha önce Japon işgali esnasında Çin bütün lojistik desteğini Myanmar üzerinden aldı.
¥ Bu katliamları durdurmak için ne yapılabilir?
- Bu noktada gerek Türkiye’nin gerekse diğer İslam ülkelerinin daha etkin bir rol oynamalarını bekliyorum. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın daha etkin bir rol oynamasını bekliyorum. Konunun Birleşmiş Milletler’de ve uluslar arası platformlarda daha sık gündeme taşınıp, Müslümanların haklarının verilip verilmediğini günü birlik kontrol edilmesini arzu ediyorum. Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık hakkı verilmedikten sonra o bölgede hiçbir çalışma yapma şansı olmaz insanların ve yapılan çalışmalar da sonuç getirmez. Mutlaka Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık haklarının kazandırılması lazım. İkili ve bölgesel ilişkiler vasıtasıyla Myanmar hükümetinin bu konuda ikna edilmesi gerekiyor. Elinde imkan olan ülkelerin Arakanlı Müslümanların bu perişanlıktan kurtulmaları için ekonomik destek vermeleri lazım.
¥ Meseleye en fazla sahip çıkan olarak Türkiye mi gözüküyor?
- Yani İslam dünyası içerisinde hemen herkes sahip çıkmaya çalışıyor ama bu konuda en etkin rolü Türkiye oynamaya gayret ediyor ve Türkiye’de gerek hükümet kanadından gerekse sivil toplum kanadından bölgeye muazzam bir ilgi var. Halkımızın da yoğun bir ilgisi var bu bölgeye. Dolayısıyla en fazla Türkiye sahip çıkıyor diyebiliriz.
¥ Myanmar hükümetinin size yönelik bir tepkisi var mı?
- Tepkisi yok ama engeli var. Oraya yardım sokturmuyor, dağıtım yaptırmıyor. Kızılay’a bile 3 aylık vize verdi. Ancak işte Myanmar kızılhaçıyla müşterek çalışmasına izin verdi. Yani o bölgeye kimseyi sokmuyor.
 

Yorumlara Git

İran ordusundan dikkat çeken açıklama! ABD ordusunun bölgedeki operasyonel altyapısı yok edildi

Siyonist teröristler kafeyi vurdu! 10 kişi hayatını kaybetti

Savaşlar ihtiyar Avrupa'yı uyandırdı! "Her şeyi yapmalıyız"

İran'dan yeni misilleme! İsrail'in orta kesiminde sirenler çaldı

Siyonist teröristler Beyrut'taki Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi