Gündem
Alkol akıl sağlığını bozuyor
Milli Eğitim Bakanlığı döneminde okullarda içki satışı ile cami ve okullara yakın birahanelere yasak getirdiği için azgın Laikçilerin hedefi haline gelen Vehbi Dinçerler, suskunluğunu bozdu. Dinçerler, Başbakan’ın alkol reklamına karşı mücadele başlatması
YENER DÖNMEZ/ANKARA
Turgut Özal Hükümeti Milli Eğitim Bakanlığı döneminde alkolle mücadele ettiği için kartel medyasının hedefi haline gelen Vehbi Dinçerler suskunluğunu bozdu. Akit’e çarpıcı açıklamalar yapan Dinçerler, Başbakan’ın alkol reklamına karşı mücadele başlatmasının çok yerinde ve doğru bir davranış olduğunu söyledi.
Başbakan’ı desteklediğini ve alkol reklamına getirilecek yasağın uzun vadede Türkiye’nin yararına olacağını belirten Dinçerler şöyle konuştu: “Başbakan’ın açıkladığı bu uygulama toplumun yararına olacak bir uygulama. Faydası tartışılamaz. Türkiye bu uygulamadan şimdi ve uzun vadede çok fayda görecektir. Medya işine gelmediği için tatava çıkartmaya başladı. Bana da aynı şeyi yapmışlardı.”
“CAMİ MÜŞTEMİLATINI
BİRAHANEYE ÇEVİRDİLER”
Kendi döneminde okullarda bira satışına ve camilere yakın birahanelere yasak getirdiği için aleyhinde kampanyalar başlatıldığını dile getiren Dinçerler, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Benim Milli Eğitim Bakanı olduğum dönemde okullarda bira satışını yasakladık ve camilerin etrafındaki birahaneleri kaldırdık. Camilerin 100 ila 200 metre yakınına birahane açılmasına yasak getirdik. Bazı yerlerde cami müştemilatını birahaneye çevirmişlerdi hepsini yasakladık. O dönem çıkarttığımız kanuna bakarsanız görürsünüz.”
“BAŞBAKAN’IN KARARINI
DESTEKLİYORUM”
Alkol reklamına yasak getiren ülkelere dikkat çeken Dinçerler, “Rusya dahil, Avrupa ülkeleri dahil, Amerika dahil reklam yasağı bir ölçüde uygulanıyor. Fakat çocuk yaşındakilere alkol satışı kesin bir şekilde bu ülkelerde yasak. Rusya bizim dönemden iki yıl sonra 18-20 yaşa kadar, yetişkinlere yasakladı. Daha sonra büyüklere de belli ölçüde doğrudan yasakladı. Bir de satın alma şartı koydu. Şimdi bunlar faydalı olmasa bu uygulamaları yapmazlar. Belli bir inceleme ve araştırmadan sonra bu uygulamalara geçiyorlar. Alkol reklamının yazılı basında olsun görsel basında olsun mutlaka kullanıcılar üzerinde etkisi var. Görevim döneminde bu işlere uğraşmış birisi olarak Başbakan’ın bu çıkışını doğru buluyorum ve destekliyorum” ifadesini kullandı.
“LAİK REJİMİ YIKIYORSUN DEDİLER”
Dinçerler dönemin medyasının kendisini rejimi yıkmakla suçladığını vurgulayarak, “Bence medyanın bu kadar karşı çıkışı alkol sevdasından değil. Benim zamanımda bunu doktrinel bir mesele olarak gördüler. Bana ‘alkol yasağını getirerek Laik rejimi yıkıyorsun’ dediler. Ben de dedim ki ‘bununla rejimin ne alakası var?’ Bu onların ve toplumun akıl sağlığının bozulmaması içindi.” dedi.
“16 ÜNİVERSİTENİN
103 PROFESÖRÜNDEN
RAPOR ALDIM”
Alkolle ilgili bilimsel rapora 27 üniversiteden 16’sının imza attığını vurgulayan Dinçerler, “Ayrıca o dönem, Milli Birlik Komitesi ve Evren Paşa var. 103 profesör çoğu bunların beyin sinir ve ruh bilimleriyle ilgili hocalardı. Bir rapor hazırladılar, ‘alkol toplumun ortak aklını tahrip ediyor’ şeklinde. O zaman Türkiye’de 27 üniversite vardı. Ben de bunlardan 16 üniversitenin tıp alanındaki ilgili ruh ve sinir hastalıkları bölümünden hocaları toplayıp rapor aldım. Ortada bilimsel bir rapor var. O zaman 16 üniversiteden 103 bilim adamı imzalamış bu raporu.” diye konuştu.
ALKOL REKLAMI
10 YIL DAHA SÜRERSE…
Alkol reklamının yasaklanmasına karşı çıkanların ideolojik saplantıyla hareket ettiğini ifade eden Dinçerler, “Hala ideolojik olarak bu Başbakan yanlış yapıyor demenin bir alemi var mı? Boşuna konuşuyorlar. Baktığınız zaman 1984 yılında Nisan-Mayıs aylarında yayınlanan o raporu görürsünüz. Hatta o zaman basında da yayınlandı o rapor. İdeolojik değil bilimsel bir rapor. Raporda deniliyor ki; ‘İçki reklamı, bira reklamı 10 yıl daha bu şekilde teşvik edilirse insanların fiziki olarak, fizyolojik olarak akıl sağlığı tümüyle bozulacaktır.’ Buna karşı çıkmak ancak ideolojik saplantılarla olur.” ifadesini kullandı. Alkol endüstrisi gençleri hedef seçiyor
HALİL CÖMERT / İSTANBUL
Açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Margaret Chan’in katıldığı, 60 Ülkeden Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri başta olmak üzere 1200’ü aşkın konusunda uzman ismi ağırlayan Global Alkol Sempozyumu’nun Sonuç Bildirgesi açıklandı. Sonuç Bildirgesi’ni sunan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, bu sempozyumdan çıkacak mesajların tüm dünyaya iletileceğini ve politika yapıcılar için bir örnek olacağını ifade etti.
Alkol kullanımının dünyanın öncelikli ilk üç halk sağlığı probleminden biri olduğuna dikkat çekilen sonuç bildirgesinde, “Küresel olarak, alkol önlenebilir ölüm ve yaralanmaların üçüncü temel nedenidir. Ölümlerin yaklaşık yüzde 4’ü alkolle ilişkilendirmektedir. Dünyada her yıl 15-29 yaş aralığındaki 320.000 kişi alkole bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybetmektedir. Bu oran bu yaş grubundaki ölümlerin yüzde 9’una tekabül etmektedir” denildi.
BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASI: ALKOL
Sonuç bildirgesinde; alkolün zararları şöyle sıralandı: “Bağımlılık yapıcı olmasından ayrı olarak alkol, sindirim sistemi hastalıkları, kanserler, kardiyovasküler hastalıklar, bağışıklık bozuklukları, akciğer hastalıkları, iskelet ve kas hastalıkları, üreme bozuklukları ve erken doğum zararlarını içeren, artan premature ve düşük kilolu doğum riskini de kapsayan 60 değişik çeşit hastalığın ve durumun, yaralanmaların, zihinsel ve davranışsal bozuklukların nedeni olarak bilinen bir halk sağlığı sorunudur.”
Alkolle ilişkilendirilen ölümlerin yarısından fazlasının kanser, kalp ve damar hastalıkları, karaciğer hastalıkları, alkol bağımlılığı gibi bulaşıcı olmayan hastalıklardan dolayı gerçekleştiğine de dikkat çekilen bildiride, “Alkol tüketimini azaltarak, bedensel aktivite ve sağlıklı beslenmeyi teşvik ederek Kardiovasküler hastalıkların yüzde 75’i ve kanserlerin yüzde 30-40’ı önlenebilir. Bu nedenledir ki, Birleşmiş Milletler, bulaşıcı olmayan hastalıklar önleme ve kontrol genel kurulunda alkolün zararlarıyla mücadelenin bulaşıcı olmayan hastalıkları önlemedeki rolüne dikkat çekilmiştir. Alkol, bulaşıcı olmayan hastalıklara neden olmasından başka, HIV/AIDS, tuberküloz, pnömoni gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riskinin artmasının da bir nedenidir. Bununla birlikte alkol, cinayet ve intiharı da kapsayan her türlü kasıtlı ve kasıtsız yaralanma ve ölüm, sokaktaki şiddet, aile içi şiddet olayları, kazalar için de artırıcı nedendir.”
GENÇLERİ HEDEF SEÇİYOR
Bildirgede; bilinen bütün zararlarına rağmen alkolün; alkol endüstrisi tarafından çok farklı pazarlama metotları ve mecraları kullanılarak pazarlandığına dikkat çekildi. Bildirgede, şu önemli tespitler kaydedildi: “Alkol endüstrisinin özellikle gençlere yönelik pazarlama yaptığına dair kanıtlar mevcuttur. ”
Prof. Karatay: En sağlıklı içecek ayran
KONYA
Geliştirdiği “Karatay Diyeti” ile tanınan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, “Ayran çok önemli, geleneklerimizin, dünyanın en sağlıklı içeceğidir” dedi.
Konya Aile Hekimleri Derneği’nce (KONAHDER) düzenlenen 3. Aile Hekimleri Ulusal Kongresi’ne katılmak üzere Konya’ya gelen Prof. Dr. Karatay, gazetecilere, Başbakan Erdoğan’ın, “Bizim milli içeceğimiz ayrandır” açıklamasını değerlendirdi.
Başbakan Erdoğan’ın ayran konusundaki sözlerinin toplum sağlığı için önemli bir adım olduğunu belirten Karatay, annelerden, çocuklarına ayran içme alışkanlığı kazandırmalarını istedi.
Ayranın sağlıklı ve doğal bir içecek olduğunu vurgulayan Karatay, şunları kaydetti:
“Ayran çok önemli, geleneklerimizin, dünyanın en sağlıklı içeceğidir. Bunu çocukluğumdan beri uygulayan, çocuğuma da uygulatan bir insanım. Bütün hastalarıma, herkese ‘en sağlıklı içecek, en doğal içecek ayrandır’ diye zaten söylüyorum. Sayın Başbakanımız da bu şekilde bir açıklama yapmış. Hakikaten çok haklı.”