AKİT MENÜ

Eğitim

Dershanelerden velilere para oyunu

1 Eylül 2015'te kapatılacak olan dershaneler, son vurgunlarını yaptı.

Güncelleme Tarihi:

Yıllık 6 milyar lirayı bulan cirolarıyla büyük karlar elde eden dershaneler, yeni eğitim-öğretim dönemi fiyatlarına da fahiş zamlar uyguladı. Dershanelerin enflasyonun 2 katı, yüzde 20'ye varan oranlarda yaptığı zamlar, 'kapanmadan önceki son vurgun' olarak yorumlandı.

Meclis'ten geçen yasaya göre; dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyetlerini sürdürebilecek.

Son eğitim-öğretim senelerini geçiren dershaneler, bunu fırsata çevirmek için yüzde 20'ye varan oranlarda zam yaptı. Telefonla arayana fiyat vermeyen dershaneler, her veliye farklı rakam söyleyerek de tepki çekiyor. Şeffaf olmayan fiyatları ile dershaneler, kime ne tutturursak mantığı ile hareket ediyor. Dershanelerin fiyat bilmecesi bununla da bitmiyor; semtten semte farklı ücretler talep ediliyor.

Türk Eğitim Derneği Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, eğitimin fırsatçılık haline dönüşmesinin etik ve ahlaki olmadığını belirterek, "Fahiş zamlar yapılmamalı. Dershanelerde ve bazı özel okullarda her sene aynı şeyi yaşıyoruz. Zamlar enflasyon oranında olmalı" dedi. Pehlivanoğlu, "Veliler, kendilerini velinimet olarak gören dershanelere çocuklarını vermemeli" şeklinde konuştu.

Dershane ücretleri illere, hatta semtlere göre farklılık gösteriyor. Öğrencilerin sınıfları yükseldikçe, dershaneye ödenen meblağlar da artıyor. En yüksek dershane parası üniversiteye hazırlananlar için isteniyor. Anadolu'da yıllık 2 bin liraya dershane eğitimi verilirken, İstanbul'da bu rakam 30 bin liraya kadar çıkabiliyor. İstanbul'da geçen yıl üniversiteye hazırlananlardan ortalama 10 bin lira istenirken, bu para 12 bin liraya çıktı.

Yorumlara Git

‘Ekrem Çetesi’nden adalet tiyatrosu: Mahkemede kaos, dışarıda yalan!

"Örgüt Başı" İmamoğlu'nun yargı tacizi: Mahkemede şirretlik provası!

Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği alev alev: İşgalciye kaçacak yer yok!

PKK'dan beklenmedik açıklama: 'ABD’nin Taşeronu Olmayacağız'

Mazlumların hamisi Erdoğan’dan dünyaya "insanlık" dersi: Sinmeyeceğiz, susmayacağız!