AKİT MENÜ

Aktüel

CHP diktatörlüğü muhalefeti işte böyle susturmuştu

Ali Fethi Okyar’ın kaleme aldığı ve bu ay Derin Tarih dergisi tarafından okurlara hediye edilen Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluş ve kapatılış döneminin anlattığı hatırat, gölgede kalmış bir diktatörlük dönemini aydınlatıyor…

Güncelleme Tarihi:

Derin Tarih Ağustos sayısında, bütün okurlarına hediye ettiği, Ali Fethi Okyar’ın Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluş ve kapatılış dönemini anlattığı hatıratı, gölgede kalmış bir dönemi aydınlatıyor… Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurucusu, Mustafa Kemal’in en yakın arkadaşlarından Okyar’ın hatıraları CHP’nin tek parti diktatörlüğüne ilişkin pek çok detayı içeriyor…

1930 Ağustos’u… 5 yıllık tek parti yönetimi üst yapı devrimleriyle övünürken, devrimlerin baş döndürücü hızı ve başarısız ekonomi politikaları yüzünden halk zor günler yaşıyor, hatta açlık tehlikesine uğrayanların haberleri basında yer bulabiliyordu. Zaten “tekâlif-i milliye” kanunu halkın elindeki mal varlığını cebren almış, malının yüzde 40’ı Millî Mücadele’ye hibe edilmişti. Buna aşarın yerine konulan ağır vergilerin yükü eklendiğinde üretici ve köylünün sırtındaki kambur iyice büyümüştü. Fethi Okyar, işte böyle karanlık bir dönemde Gazi’ye gidip şöyle der: “Hariçten malî ve iktisadî vaziyetimiz pek fena görülüyor. Vergiler artırılmıştır, girişimciler ancak geçimini sağlamak ve vergisini verebilmek için çalışmaktadır. Kimsede sermaye kalmamıştır. Parasızlık, fakr u zaruret yüz göstermemiştir.”

Bu sözler üzerine Gazi Paşa’nın teklifiyle bir muhalefet partisi kurmakla görevlendirilen Fethi Bey’in tarafsızlık noktasında tereddütleri vardır. Gazi’den her iki partiye de eşit muamele ve yardımda bulunacağı sözünü alır. Hatta Fethi Bey, Gazi’den partiyi kurmak için gerekli parayı da alır.

Lakin işler çok geçmeden değişecektir. 40-50 milletvekiliyle yönetilebilir bir muhalefet olarak tasarlanan Serbest Cumhuriyet Fırkası beklenmeyen bir performans gösterince, hele ki İzmir mitingine 50 bin kişi katılıp Fethi Bey’in önüne çıkarak “Kurtar bizi!” feryatlarını basınca işin rengi aniden değişir. Yerel seçimlerde de Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın hatırı sayılır bir miktarda oy alacağı belli olunca baskılar, işkenceler hatta halkın oy kullanma hakkına müdahaleler birbirini takip eder. Ciddi bir miktarda oy olması, iktidarın alarm zillerini çaldıracak ve sonuçta kapatılması için düğmeye basılacaktır.

Nihayet partiyi kurmak için en yakın arkadaşını “ıstıraplı bir işe” sürükleyen Gazi, başında bulunduğu CHP’yi korumak için devreye girecek başta verdiği tarafsızlık sözünün tersini yaparak partiyi kapatacaktır. Böylece Ağustos ayında hükümetin icraatından şikâyet raporuyla süreci başlatan Fethi Bey, 17 Kasım 1930 günü fesih kararıyla bu (liberal) düşe son verecektir.

İşte üç aylık demokrasi deneyiminin iç yüzünü anlatan hatıratın tarihî zemini budur. Fethi Bey’in hatıratında geçen Atatürk’ün bir sözü her şeyi anlatmaya yetiyor: “Gerçekte bugünkü yönetim şeklimiz lafzen Cumhuriyetse de, Cumhuriyet’ten ziyade ‘dictature’e (diktatörlük) benzemektedir.”

DİKTATÖRLÜĞÜN GERÇEK TARİHİ...

Derin Tarih'in ücretsiz olarak yayınladığı kitabı okuyanlar, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın CHP tarafından baskı ve işkencelerle nasıl susturulduğunu öğrenerek  “diktatörlüğün gerçek tarihi” hakkında bilgi sahibi oluyor...

Yorumlara Git

Ne zaman yürürlüğe gireceğini açıkladılar: Hürmüz Boğazı'nı açacak anlaşma!

Trump'ın İran'a yönelik tehditleri 'açık savaş suçu' Tehlikeli ve dengesiz

TSE’den Türkiye’nin geleceğine sıkı denetim

Tamar Tanrıyar’dan Bomba Detaylar: "Elimde Hepsinin Görüntüsü Var!"

Siyonist işgalci baskınlarına açma kararı aldı Mescid-i Aksa’yı talan edecekler