İSLAM
Mahşerde herkes dilediği gibi savunma yapabilecek mi?
Yüce Allah “O gün mühür vuracağız ağızlarına, elleri bize söyler, ayakları şahitlik eder, kendi yaptıklarına.” buyurmaktadır. Demek ki, "ağızların kapatılması" ile onların kendiliğinden konuşma haklarının ellerinden alınacağı kasdediliyor. Yani, bundan sonra dilleri onların iradeleriyle konuşamayacaktır.
Haşir meydanı, hayvanların bile gerek insanlardan ve gerekse birbirilerinden olan haklarının alınacağı, hattâ bir kâfirin Müslümanda olan hakkının dahi hesaba katılacağı bir yüce adalet divânı olarak insanları beklemektedir. Hayvanların birbirinde olan küçük haklarını bile, mahiyetini bilemediğimiz hassas bir teraziyle tartan O Âdil-i Mutlak, elbette ki insanları da o mutlak adaletiyle muhakeme edecektir.
"Allah, kişiye ancak gücünün yeteceği kadar teklif eder." (Bakara, 2/286.)
buyurmakla, kullarına çekemeyecekleri yükleri teklif etmediğini açıkça bildirmektedir. Âdil-i Mutlak olan Allahü Azimüşşân her insana bu dünya imtihanını kazanacak bir akıl ihsan etmiş, akıl hastaları ile sinn-i teklife ulaşmayan çocukları imtihandan muaf tutmuştur.
Mahşer meydanındaki hesap Kur'an da şöyle buyuruluyor:
"O gün insan sınıflarından her birini rehberleriyle (izinden gittiği kimselerle birlikte) çağıracağız. Artık kimin kitabı (defteri), sağından verilirse, onlar kitaplarını, en küçük haksızlığa uğratılmayarak okuyacaklardır." (İsrâ, 17/71).
Herkese "Amel defterini oku!" denilecek (İsrâ 17/14). Her insan da amel defterinde neler yazılı olduğunu anlayacaktır.
"Yüce Allah, kula bu gün şahid olarak nefsin ve şahidler olarak Kirâmen Kâtibin melekleri kâfidir, der ve sonra ağzı mühürlenir ve azaları da dünyada neler yaptıklarını anlatır." (Müslimden et-Tâc, V, 372).
"O gün onların ağızlarını mühürleriz. İşleyip kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şehâdet eder." (Yâsin, 36/65).
Kıyamet gününde biz o müşriklerin ağızlarını mühürleriz. Artık ağızlan konuşamaz olur. Dünyada işledikleri isyanları bize elleri bildirir. Ve dünyada kazandıkları kötü amellerine ayakları şahitlik eder. AlIah Teala bu âyet-i kerimelerde, kıyamet gününde, kâfir ve münafıkların hesap verme şekillerini beyan etmektedir. Enes b. Mâlik diyor ki:
"Birgün biz Resulullahın yanında bulunuyorduk. Resulullah güldü ve: "Neden güldüğümü biliyor musunuz?" dedi. "Allah ve Resulü daha iyi bilir." dedik. Resulullah dedi ki: "Kulun Rabbiyle konuşmasına güldüm. Kul diyecek ki "Ey Rabbim, sen bana zulmetmekten beni beri kılmamış mıydın?" Allah "Evet beri kılmıştım." diyecek. Kul, "Ben kendi aleyhime benim dışımda birinin şahitlik etmesine izin vermem." diyecek. Allah ise: "Senin aleyhine bizzat kendi şahitliğin ve Kiramen Kâtibîn meleklerinin şahitliği kâfidir." diyecek ve onun ağzını mühürieyecektir. O kişinin organlarına: "Konuş!.." denecek, organları da yaptığı işleri anlatacaktır. Sonra kişiye konuşma izni verilecek o da organlarına: "Kahrolun, ezilin. Ben sizi savunuyordum." diyecektir.
(Sorularla İslamiyet)