Gündem
Terör yandaşları temizleniyor
Terör örgütleri destekçilerini temizlemek için OHAL kapsamında çıkarılan son KHK ile görevlerinden ihraç edilen 330 akademisyenin 90’ının terör örgütüne yönelik operasyonları "katliam" olarak değerlendirip PKK savunucusu metne imza attığı ortaya çıktı.
PKK PROPAGANDASINDAN TUTUKLANAN BİLE VAR
Bildiride imzası olan 83 kişiden 8'i profesör, 16'sı doçent, 18'i yardımcı doçent, 35'i araştırma görevlisi, 6'sı ise doktor unvanlı. Görevden alınanlar arasında PKK ağzıyla yazılmış "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzalayan Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu da yer alıyor. Listede bildiriyi imzalayan ve PKK propagandası yaptığı gerekçesiyle bir süre tutuklu kalan Yard. Doç. Meral Camcı da bulunuyor. Listede Camcı’nın dışında şu isimler de var:
Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Prof. Dr. Yüksel Taşkın: Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Prof. Dr. Nur Betül Çelik: Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Prof. Dr. Ülkü Doğanay: Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Prof. Dr. Ahmet Haşim Köse: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Prof. Dr. Serdar Mustafa Değirmencioğlu: Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Prof. Dr. Öget Öktem Tanör: İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi
BAĞLI: İHRAÇ EDİLMELERİNE İTİRAZIM YOK
25. Dönem Parti Şanlıurfa Milletvekili ve Konya Karatay Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, PKK lehine bildiriye imza atanların KHK ile ihraç edilmelerine itiraz etmediğini söyledi. Terörle mücadelenin suç olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Bağlı, “Devletin, PKK "terör örgütü ile mücadelesini" suç sayanların akademiden ihraç edilmesine itirazım yoktur benim bilinsin istedim. Her egemen devlet, varlığına kast eden terör örgütleri ile hukuka bağlı kalarak mücadele etmek zorundadır. Terörle mücadele "suç" değildir. "Haram Lokma Yemedim" derken sahiden öyleymiş, tek bir lokma yememişler, ülkenin tamamını iç etmiş FETÖ hırsızları. Malatya'da kapatılan 2 FETÖ vakfın hesaplarının incelenmesinde, burs olarak verildiği öne sürülen 6 milyonun belgesi bulunamamış iç edilmiş.” ifadelerini kullandı.
KIRIK: AKADEMİSYENLERİN GÖREVİ İLİM VE FEN İLE UĞRAŞMAKTIR
BÜYÜKASLAN: ETİK SINIRLAR DIŞINDA OLMASI KABUL EDİLEMEZ
Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Büyükaslan da, suç işleyen kişilerin kimliklerine dikkat edilmemesi gerektiğini belirterek, “Akademisyenler için düşünce özgürlüğü ve alanlarına ilişkin çalışmalarında bilimsel ve etik sınırlar dışında sınırların olması elbette kabul edilemez. Bu sınırların aşılarak ve zorlanarak yasalar karşısında suç oluşturacak fiillere dönüşmesi sonucunda, akademisyenlerin farklı muameleye tabi tutulmaları da beklenmemelidir. Yasalarda “Suç” olarak karşılığı bulunan eylem ve söylemlerin kim tarafından yapılırsa yapılsın suç olacağı göz ardı edilmemelidir. Ancak bir hususu da belirtmekte yarar var. Düşünce farklılığı ve akademisyenin çalışma alanına ilişkin ilişkin konularda özgürlüklerini sınırlayacak uygulamalar, “suç” kavramının içine girmediği sürece farklılıkları koruyucu ve kollayıcı olmak da, demokratik hukuk devletinin görevlerindendir.” şeklinde konuştu.
DEVLETİ KATLİAM YAPMAKLA SUÇLAMIŞLARDI
Doğu ve Güneydoğu hendek kazıp barikat kuran teröristlere yönelik operasyonları eleştiren akademisyenler, kaleme aldıkları bildiride güvenlik güçlerinin 'suç işlediğini' iddia etmiş ve büyük tepki toplamıştı. Söz konusu ihanet bildirisini 1128 sözde öğrenim görevlisi imzalamıştı. İhanet bildirisine imza atan isimler, yayınladıkları bildiride, “Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesi gerekiyor” gibi skandal ifadeler kullanmıştı.
MUHAMMED UZUN