AKİT MENÜ

Gündem

Kirli yüzleri de deşifre oldu

Kandil hayranı sözde akademisyenlerin üniversitelerde çevirdiği dolapları öğrencileri anlattı. PKK destekçisi bildirilere imza atan sözde akademisyenlerin kirli yüzü bir kez daha gözler önüne serildi. Kandil belgeselini ayakta alkışlayan akademisyenler “Şehitlerimize selam olsun” belgeseline ise geçerli not vermediler.

Güncelleme Tarihi:

U.BAHRİ DAVARCI / İSTANBUL - Güneydoğu’da güvenlik güçlerinin hendekçi teröristlerle mücadelesini katliam olarak gören ve PKK destekçisi bildirilere imza atan sözde akademisyenlerin kirli yüzü bir kez daha gözler önüne serildi. OHAL kapsamında çıkarılan son KHK ile görevlerinden ihraç edilen ve bilim dünyasına karşı yıldırma operasyonları yapıldığını savunan Kandil hayranı sözde akademisyenlerin üniversitelerde çevirdiği dolapları öğrencileri anlattı. O masum olduğu öne sürülen terör sevici sözde akademisyenler tarafından uğratıldığı haksızlıkları madde madde anlatan Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi İbrahim Haskoloğlu PKK’lı teröristlere güzellemeler yapan ‘Bakur’ adlı belgeseli ayakta alkışlayan akademisyenlerin kendisinin ödev çalışması olarak hazırladığı ve şehitlerimizi konu alan belgesele, ‘Bu belgesel propaganda filmi olmuş, hiçbir değeri yok’ diyerek geçer not vermediklerini ve bu durumu sosyal medyada eleştirince okuldaki görevinden alındığını belirtti. 

TERÖRİST BELGESELİNİ AYAKTA ALKIŞLADILAR

Sosyal medya hesaplarından “Devlet katliam yapıyor” şeklinde paylaşımlarda bulunan sözde akademisyenlerin PKK’lı teröristlerin dağdaki görüntülerinden oluşan belgeseli ayakta alkışladığını dile getiren Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi sinema bölümü öğrencisi Haskoloğlu, olayı şu şekilde anlattı: “‘SİYAD’ denen töreni düzenleyecektik. Ben de o törende çekimlerini yapacaktım. Törene ünlü simalar da katılmıştı. Törenin başlangıcında Gezi Parkı olaylarına atıflarda bulunuluyordu. Belgesellerin ödülleri verilmesi üzerine adayların tanıtımları gösterilmeye başlandı. Tanıtımlar gösterilirken sadece izlenir geçilirdi. Bir belgeselin tanıtımı geldi. O belgeselde, bir PKK’lı terörist PKK paçavrasının önünde konuşuyor, dağlarda gruplarla geziyordu. Bu tanıtım geldiğinde ne oldu biliyor musunuz? Bütün salon ayağa kalkıp alkışladı. Ne olduğunu anlayamıyordum. Hocalarıma baktım. Onlar da o teröristleri ayakta alkışlıyordu. Benim kardeşimi şehit edenleri ayakta alkışlıyorlardı. Bütün duygularım dibe vurmuştu.”

ŞEHİT BELGESELİNE PROPAGANDA DEDİLER

Final çalışması olarak sunduğu “Şehitlerimize Selam Olsun” adlı belgeseline PKK’lı teröristlerin dağ görüntülerini ayakta alkışlayan sözde akademisyenlerin geçer not dahi vermediğini ve “Biraz hümanist ol, insanların öldürülmesine sevinme. Bu belgesel propaganda filmi olmuş, hiçbir değeri yok” dediklerini belirten Haskoloğlu şunları aktardı: “Benim bölümüm Sinema ve Televizyon. Finalimiz bir kısa film çekmekti ve büyük bir sinema salonunda çoğu öğretim üyesiyle izleyecektik. Ben de bunu bir fırsat olarak gördüm. Bir belgesel çekmeye karar verdim. Bir ay boyunca çok çalıştım. Hendek dönemiydi ve Güneydoğu’ya gittim çeşitli çekimler yaptım. Bir ay sonra belgeselim bitmişti. Belgeselimin adı “Şehitlerimize Selam Olsun” idi. Gece gündüz çalışmıştım. En güzel cevap bu olacaktı. Sıra benim belgeselime geldi ve bütün salon İstiklal Marşı’yla inliyordu. Şehit olan askerlerimiz vardı. Mustafa Kemal Atatürk vardı. Belgeselim izlendikten sonra bütün salondaki arkadaşlarım alkışladı. Onların da sesi çıkamıyordu fakat herkes farkındaydı. Öğretim üyelerinin yüzleri morarmış bazısı kızarmış ve bana her türlü şeyi söylediler. “Biraz hümanist ol, insanların öldürülmesine sevinme. Bu belgesel propaganda filmi olmuş, hiçbir değeri yok...” Atatürk, Şehitlerimiz ve Türkiye bayrağının neresi propaganda diye sordum. Tartıştık ve beni o dersten bıraktılar. Youtube’dan animasyon indiren bile o dersten geçmişti.”

Kuzeninin PKK’lı teröristler tarafından şehit edilmesi üzerine cenaze için memleketine gittiği süreçte mazeret bildirmesine rağmen yok yazıldığını belirten Haskoloğlu yaptığı paylaşımlarda “Beraber büyüdüğüm ağabeyimin, kuzenimin şehit haberini aldım. Silvan’da evinden çıkarken PKK’lı teröristler tarafından şehit edilmişti. Bu haberden sonra memleketime geri döndüm. Memlekete giderken de bu durumu belirterek gitmiştim. İki haftalık süreçte okuldan hiçbir öğretim üyesi beni aramadı veya sormadı. Benim aklımda onlara karşı yine hiçbir şey yoktu kendi acım bana yetiyordu. Okula tekrar döndüğümde büyük bir skandalla karşılaştım. Cenazeye gittiğim süreçte beni bütün öğretim üyeleri yoklamadan yok saymıştı yani cenazeye gitmenin mazeretini yok saymışlardı. Okulda çalışmaya devam ediyordum ve bana hiç kimse başın sağolsun bile dememişti” ifadelerini kullandı.

ONLARA GÖRE DEVLET KATLİAM YAPMIŞ

Terör örgütleri destekçilerini temizlemek için OHAL kapsamında çıkarılan son KHK ile görevlerinden ihraç edilen 330 akademisyenin 90’ının terör örgütüne yönelik operasyonları ‘katliam’ olarak değerlendirip PKK savunucusu metne imza attığı ortaya çıkmıştı. Doğu ve Güneydoğu hendek kazıp barikat kuran teröristlere yönelik operasyonları eleştiren akademisyenler, kaleme aldıkları bildiride güvenlik güçlerinin ‘suç işlediğini’ iddia etmiş ve büyük tepki toplamıştı. Söz konusu ihanet bildirisini 1128 sözde öğrenim görevlisi imzalamıştı.

 

Yorumlara Git

Almanya’da Kemalistleri rezil rüsva ettiler! Fonlanan ve yönlendirilen kitlelerin absürt hayata bakış açıları mizahi bir dille tiye alındı

Yargı reformu ile bürokrasi nefes alacak! Hızlı ve adil yargılama için tarihi adım

Merhum Yazıcıoğlu’nun ailesinden yeni karara ilk açıklama: 17 yıllık sorular cevapsız kalmasın!

Rusya bugün itibariyle yasakladı: Türkiye'nin başına talih kuşu kondu

İşte dev projenin 8 yıllık karnesi! TANAP tarih yazdı