AKİT MENÜ

Gündem

Cüzdanından çıkmıştı ‘1 doları’ böyle savundu! Din Kültürü dersinde…

Iğdır'da FETÖ/PDY soruşturmasında ifede veren sanıklar kendilerinde ele geçirilen bir dolara ilişkin "oğlumun koleksiyonuna ait", "düğünde bahşiş olarak orkestraya verildi" veya "din kültürü derslerinde konu olarak anlatmak için yanımda taşıyorum" gibi savunmalar yapması dikkati çekti

Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'nin faaliyetlerinin deşifre  edilmesi ve suça karışanların saptanması amacıyla yürütülen soruşturma  çerçevesinde, görevden uzaklaştırılan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.  İbrahim Hakkı Yılmaz ile 2 profesör, 1 doçent, 6 yardımcı doçent, 6 öğretim  üyesi, 5 öğretim görevlisi, 3 daire başkanı, 6 şube müdürü, 5 araştırma  görevlisi, 17 akademisyen ve 4 öğrencinin de bulunduğu bir kısmı tutuklu 70 kişi  hakkında başlatılan soruşturma tamamlandı.

Soruşturma sonunda sanıklara "Silahlı terör örgütüne üye olma", "Terör  örgütü propagandası yapma" ile "Zincirleme şekilde görevini kötüye kullanarak  haberleşmenin gizliliğini ihlal etmeye azmettirme" suçlarından 8 yıl 6 aydan 28  yıla kadar değişen hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın mahkemece kabul edilen 176 sayfalık iddianamesinde,  FETÖ/PDY'nin tanımı, kuruluşu, hiyerarşik yapısı, amacı, gelir kaynakları,  yapısı, faaliyetleri, açılan soruşturmalar, Milli Güvenlik Kurulunun (MGK)  değerlendirmesi, yargı ile Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) yapılanması ve  faaliyetleri hakkında ayrıntılı olarak bilgiler verildi.

İddianamede, FETÖ/PDY'nin "cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma,  yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, anayasada belirtilen  cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni  değiştirerek, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya  çalıştığı, Türk Devletinin ve cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet  otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri  yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı  bozmak amacıyla her türlü suç teşkil eden eylemleri işleyecek kişi veya kişilerin  mensup olduğu örgüt" olduğu vurgulandı.

'GERÇEK AMAÇ DEVLETİ ELE GEÇİRMEK'

Terör örgütünün, kuruluş yıllarından itibaren toplumun dini  duygularını suistimal ederek "himmet" adı altında topladığı finans ile yurt içi  ve yurt dışında faaliyete geçirdiği eğitim müesseseleri üzerinden amaç ve  ilkeleri doğrultusunda yetiştirdiği öğrencilerini, elde ettiği finans ve siyasi  gücünü, örgütsel menfaat ve ideolojisi çerçevesinde kullandığına işaret edilen  iddianamede, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm anayasal kurumlarını ele  geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve etkili siyasi, ekonomik güç  haline gelmek olduğunun geçmişte örgüt içinde faaliyet göstermiş kişilerin  beyanlarından anlaşıldığı aktarıldı.

İddianamede, bu yapılanmanın gerçek amacının "devleti ele geçirmek"  olduğu, bu amaçla tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, özellikle TSK, mülki idare  birimleri, yargı teşkilatı, kolluk birimleri, eğitim kurumları gibi yerlerde  kadrolaştığı belirtilerek, bu yapının devletin amaçlarından ziyade yapılanmanın  amaçları doğrultusunda faaliyette bulundukları iddialarının öteden beri  kamuoyunda tartışıldığı ifade edildi.

SANIKLARDAN İLGİNÇ 'BİR DOLAR' SAVUNMASI

 Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve yapılan aramalarında bir ABD  doları ve fotokopisi bulunan sanıkların ifadelerine de yer verilen iddianamede,  bu kişilere verilen sembolik bir doların, FETÖ/PDY elebaşı Fetullah Gülen  tarafından "kutsanmış" olduğu ve örgüt üyelerine başarılı çalışmalarından dolayı  gönderildiği görüşü aktarıldı.   İddianamede, dosya kapsamında tutuklanan sanıklardan Yrd. Doç. Dr.  K.A.K'nin ifadesinde, örgüt ile herhangi bir bağlantısının olmadığını,  eylemlerine de hiçbir şekilde iştirak etmediğini öne sürdüğü belirtildi. Cüzdanında ele geçirilen bir dolar fotokopisinin bu örgüt ile hiçbir  alakası olmadığını ileri sürdüğü aktarılan K.A.K'nin, "Beyan ettiğim üzere, ben  bu fotokopiyi  din kültürü derslerinde konu olarak anlatmak için yanımda  bulunduruyordum. Bunun dışında bir maksadım yoktur." savunmasını yaptığı  anlatıldı.

İddianamede, ifadesine yer verilen sanık Yrd. Doç. Dr. M.Ç'nin de iş  yerindeki aramada ele geçirilen bir doların, oğlunun koleksiyonuna ait olduğunu  söylediği anlatıldı. Bulunan bir doların herhangi bir örgütsel anlamı olmadığını öne süren  M.Ç'nin, "Bu koleksiyona ilişkin fotoğrafları avukatım dosyaya ibra edecek. Ben  17-25 Aralık süreci sonrasında etrafımda bulunan insanlara 'bu yapılanmaya fayda  sağlayacak davranışta bulunmayın, gazetelerine abone olmayın, bağışta bulunmayın.  Bunları yaparsanız yaptığınız yardımlar size kurşun olarak döner' şeklinde açık  bir şekilde söylemlerde bulundum." dediği belirtildi.

İddianamede, gözaltına alındıktan sonra adli kontrol hükümleri  uygulanarak serbest bırakılan tutuksuz sanık Yrd. Doç. Dr. Ö.Y'nin de evinde ele  geçirilen bir doların düğünlerde bahşiş olarak orkestraya verilen dolarlardan  birisi olduğunu, evde bu paranın varlığından bile haberlerinin olmadığını öne  sürdüğü kaydedildi.

Dosya kapsamına göre sanıkların isnat edilen suçları işledikleri  yönünde haklarında kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delilin  mevcut olduğu kanaatine varıldığı kaydedilen iddianamede, sanıkların "Silahlı  terör örgütüne üye olma", "Terör örgütü propagandası yapma" ve "Zincirleme  şekilde kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanılmak  suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal etmeye azmettirme" suçlarından 8 yıl 6  aydan 28 yıla kadar değişen hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.  Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde Iğdır Ağır Ceza  Mahkemesinde başlanacak.

 

 

Yorumlara Git

İran'daki Patlama Seslerinin Nedeni Açıklandı

İstanbul'da o belgeyi gösterenlere ulaşım ücretsiz!

Körfez’de tansiyon yükseldi: ABD, İran İHA’larını vurdu

Mardin'deki o festival tepkilere rağmen gerçekleşti!

Büyük itiraf! 'İran, ABD ve İsrail'in yoğun saldırılarına rağmen füze kapasitesini koruyor'