Gündem
Hollanda'da bürokrasiyi böyle felç etmişti!
Hollanda'da yaşanan krizin ardından akıllara 2014 tarihli bir haber geldi. Hollanda'nın Dortrecht kentinde yaşayan Mustafa Karaşahin, her gün gönderdiği 70 dilekçeyle kentin belediyesini çalışamaz hale getirdi. Yasa gereği her dilekçeye cevap vermek zorunda olan ve yanıtlamadığı her dilekçe için 260 euroya kadar ceza ödemek zorunda olan belediye, iki yıl içinde yaklaşık yarım milyon euro zarara girdi.
Hollanda'da yaşanan skandallar akıllara 2014 yılından bir haberi getirdi.
KARAŞAHİN İNTİKAM İÇİN BELEDİYEYİ MEKTUP YAĞMURUNA TUTTU
Dordrecht Belediyesi ile Mustafa Karaşahin arasındaki kavgaya, 2009 yılında Mustafa Karaşahin’e kesilen para cezası yol açtı. Dordrecht Belediyesi, Karaşahin’in kiraya verdiği binalarında kiracaların gürültü yaptığı, binalarda yangına karşı yeteri kadar önlem alınmadığı gerekçesiyle para cezası kesti. Cezanın haksız yere kesildiğini öne süren Karaşahin, ödeme yapmadı. Belediye mahkemeye başvurdu. Gelişen sürede faiziyle birlikte 300 bin Euro’ya yükselen cezanın tahsili için 19 binası icra yoluyla açık artırmaya çıkarılıp satıldı. Karaşahin de intikam almak amacıyla belediyeyi mektup yağmuruna tuttu. “Onlar beni küçümsedi. Onları kendi silahıyla şimdi vuruyorum” diyor.
3 BİN 500 MEKTUP
Karaşahin, iki yıl içinde belediyeye tam 3 bin 500 mektup gönderdi. Önceleri günde 100 mektup gönderirken sonra bunu 70’e düşürdü. Hollanda yasalarına göre bilgi almak amacıyla vatandaşın gönderdiği mektuplara dört hafta içinde cevap yazılması gerekiyor. Zamanında cevaplandırılamayan mektuplar için bin 260 Euro’ya kadar tazminat öngörülüyor. Belediye yetkilileri Karaşahin’in mektuplarını cevaplandırabilmek için belediyenin iki veya üç kişiyi tam gün görevlendirmesi gerekiyor. Mektupların belediyeye maliyeti yılda yaklaşık 500 bin Euro’yu buluyor.
"PES ETMEM, CEZAEVİNDE DE YAZARIM"
Mustafa Karaşahin, yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Belediye beni küçümsedi. Benim evlerimi icrayla satacakları zaman kendilerine ‘İcrayla satmayın. Aramızda husumet çıkar’ dedim. Onlar ciddiye almadı. Bana ‘Sen Dordrecht Belediyesi’nden daha büyük değilsin’ dediler. Ben de onlara siz de hukuktan güçlü değilsiniz’ dedim. Yasaların bana verdiği hakkımı kullanıyorum. Bugün (dün) mahkemem vardı. Bu yüzden mektup yazamadım. Ancak tekrar yazmaya sürdüreceğim.
MAHKEME SINIRLAMA KOYDU AMA...
Mahkeme bana iki mektup sınırlaması koydu. Günde ikiden fazla yazdığım mektup için bana bir gün hapis cezası vereceklerin söylediler. Ama hapisten korkmuyorum. Cezaevinden de yazarım. Orada yazmak için daha çok zamanım olur. Belediye memurları tembel oldukları için mektuplarıma zamanında cevap yazamıyorlar. Bu yüzden 10 bin Euro tazminat ödediler.
'KİMSENİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKMEM'
Ben kimsenin önünde diz çökmem. Belediyenin önünde de pes etmem. Kanunun verdiği hakkımı kullanacağım...”
SORULARIYLA BIKTIRIYOR
118 bin kişinin yaşadığı şehirde belediyeye gelen taleplerin üçte ikisi Mustafa Karaşahin’in olduğunu söyleyen Belediye Sözcüsü Mark Benjamin, “Taleplerin büyük bölümü onu hiç ilgilendirmiyor bile. Kimi soruları da hiç cevap bile gerektirmiyor. Kimileri de ciddi arşiv araştırması gerektiriyor. Kimileri de hukuki bilgiler olduğu için uzmanlara sormak lazım” dedi. Karaşahin gönderdiği mektuplarda bazen “42 numaralı binada kim oturuyor?”, “Bu binada kaç kişi kayıtlı?”, “Hangi koşullar altında restoran açmaya izin veriyorsunuz?” veya “32 numaralı binada yeteri kadar yangın önlemi alındı mı?”, “Kentte kaç kişi üniversite mezunu, kimlerin diploması var?” gibi sorular yer alıyor.
HOLLANDA BU OLAYI TARTIŞIYOR
Karaşahin'in mektuplarında bıkan belediye mahkemeye başvurdu. Mahkemeden, Karaşahin'in mektup yazma sınırlaması kararı çıkartan belediye yine de rahat edemedi. Çünkü Karaşahin, mahkeme kararına rağmen mektup yazmaya devam etti. Mahkeme Karaşahin'e önce günde 10, ardından da iki mektup yazma sınırlaması getirdi. Ancak bu karar Hollanda'da yeni bir tartışma başlattı. Kimi hukukçular mahkemelerin vatandaşların kamu kuruluşlarıyla iletişimine sınırlama getiremeyeceğini savunuyor. Bu görüşü savunanlardan İdare Hukuku Uzmanı Aline Klingenberg, “Kimse vatandaşın yetkililerle iletişim kurmasına engel olamaz” demişti.