AKİT MENÜ

Gündem

Görev BDDK’da

İlk yurtdışı gezisini KKTC’ye gerçekleştiren Başbakan Davutoğlu, Esenboğa’da gündemi değerlendirirken, Bank Asya ile ilgili “Bank Asya da dahil olmak üzere herhangi bir banka bu objektif kurallar içinde, hukuk kuralları ve işleyişi ve bankacılık sisteminin kuralları içinde, objektif kriterler içinde bu sistemin işleyişine aykırı bir noktadaysa tabii bu değerlendirmeyi yapmak BDDK başta olmak üzere bütün kurumlarımızın görevidir” dedi.

Güncelleme Tarihi:

AKİT / ANKARA  - Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk yurtdışı gezisini KKTC’ye yaptı. Dün yavru vatana günü birlik bir ziyaret gerçekleştiren Başbakan Davutoğlu, KKTC’ye hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.  Bedelli askerlikle ilgili bir çalışma olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, “Bu çerçevede Milli Savunma Bakanımızdan da Genelkurmay Başkanımızdan da kapsamlı bir brifing aldıktan sonra bu konudaki ihtiyacı değerlendireceğiz. Bu çerçevede atılması gereken adımlar varsa bunları birlikte gözden geçireceğiz. Ama öncelikle bu konuda gerçek tablonun ne olduğu hususunda daha geniş kapsamlı bir brifing alacağım” dedi.

“CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇAĞRISINA KATILIYORUZ”

Davutoğlu, uluslararası kredilendirme kuruluşlarının değerlendirmeleriyle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Erdoğan’ın kredilendirme kuruluşlarıyla ilgili açıklamalarının bütününe bakmak gerektiğini söyledi. “Bugün ister iç piyasada, ister dış piyasada kime sorarsanız sorun piyasalardaki genel hava, Türkiye’nin bu kredi değerlendirme kuruluşlarından hak ettiği kredi notunu almadığı yönündedir” diyen Davutoğlu, siyasi ve ekonomik istikrara rağmen yapılan bu değerlendirmelerin ekonomiyi kötü göstertme çabası olduğunu ifade etti.

DİPTEKİ BANK ASYA İÇİN BDDK NE YAPACAK?

Paralel yapıya ait Bank Asya ile ilgili iddialara ilişkin bir soru üzerine de Davutoğlu, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, bankacılık sisteminin, finans sektörünün ne kadar dayanıklı ve krizlere dirençli olduğunun son yıllarda çok açık şekilde görüldüğünü söyledi. İktidarları döneminde bunun daha da sağlamlaştığını ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti: “Birtakım manipülatif haberler, bankalarla ilgili çıkartılan haberler art niyetlidir. Ancak Bank Asya da dahil olmak üzere herhangi bir banka bu objektif kurallar içinde, hukuk kuralları ve işleyişi ve bankacılık sisteminin kuralları içinde, objektif kriterler içinde bu sistemin işleyişine aykırı bir noktadaysa tabii bu değerlendirmeyi yapmak BDDK başta olmak üzere bütün kurumlarımızın görevidir. Bunlar bağımsız değerlendirme yaparlar. Eğer bu denetim ve değerlendirme mekanizması olmasaydı bankacılık sistemimiz bu kadar güçlü olmazdı. Kurallar bellidir. Bu kurallara uyan hiç kimsenin herhangi bir şeyden çekinmesine gerek yoktur. Ama bu kuralların uygulanması konusunda da ilgili kurumlarımızın herhangi bir tereddüt göstermeyeceğini de herkes bilmelidir.”

‘DİKTATÖR KEMAL’E ADRES GÖSTERDİ!

Bir gazetecinin, muhalefetin muhatabının kendisi olduğu yönündeki açıklamasını hatırlatarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bununla ilgili sözlerine yönelik değerlendirmesini sorması üzerine  Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’nun söz konusu açıklamasını görünce şaşırdığını belirtti. Davutoğlu, şunları söyledi: “Benim söylediklerim çok nettir, açıktır. Benim ülkeyi yönetmeye talip olmama da kararı Kılıçdaroğlu verecek değil, AK Parti kongresi verir, ülkenin en büyük partisi, Meclis’te çoğunlukta olan parti olarak ve ülkedeki siyasi teamüller. Yani Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesiyle bu verilir. Bunun için Kılıçdaroğlu’nun icazetine ya da sorgulamasına hiç gerek yok. Ayrıca Kılıçdaroğlu, dikkat ederseniz muhatap için sürekli şart koşuyor.

Cumhurbaşkanımızla ‘ancak savaş şartlarında görüşürüm’ diyor. Savaş olmazsa görüşmeyecek, şartı bu. Benim için de bir şart kendince koşuyor. Eğer bir muhataplık sorusu söz konusu olacaksa önce kendi kongresinde, mahalle baskısıyla kendisini aday gösteren 200’ü aşkın delegenin neden kendisine oy vermediğini ve neden kendisini muhatap almadığını sorgulasın ve buna cevap arasın.”

“KILIÇDAROĞLU ENGEL ÇIKARTIRSA…”

Mesajlarının çok açık ve net olduğunu, Türkiye’yi büyük Türkiye yapma yürüyüşünde olduklarını vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti: “Biz, Türkiye’yi büyük Türkiye yapma yürüyüşündeyiz. Bu yürüyüş esnasında Kılıçdaroğlu selam verirse selamını alırız, selam alacaksa selam veririz. Elini uzatırsa elimizi uzatırız. Elimizi uzattığımızda elimiz havada kalmadığı zaman ve bu kutlu yürüyüşe bir şekilde katkıda bulunma iradesi gösterdiğinde birlikte bu yürüyüşü gerçekleştiririz. Ancak bu yürüyüş esnasında, büyük Türkiye yürüyüşü esnasında önümüze engel çıkartırsa hiç tereddüt etmeden engelini alır yolun kenarına koyarız. Bu engel bir taş da olabilir, bir söz de olabilir, bir şekilde politik bir tavır da olabilir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun şunu bilmesini isterim; bizim bu noktada tutumumuz her zaman pozitif, olumlu olacaktır ama Kılıçdaroğlu’nun kaprisleriyle, şartlarıyla da kaybedecek vaktimiz yok. Kılıçdaroğlu eğer muhatap tartışması yaparsa onu ademe mahkum ederiz, yolumuza devam ederiz. Önemli olan bizim bu enerjiyle Türkiye’yi geleceğe taşımamız. O, kendi kongresindeki küçük iktidar mücadeleleriyle uğraşsın, biz iktidar partisi olarak Türkiye’yi geleceğe taşımaya kararlıyız.”
Başbakan Davutoğlu’na ziyaretleri sırasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve KKTC Sağlık Bakanı Ahmet Gülle eşlik etti.    

RUMLARA TARİHÎ ÇAĞRI

Başbakan Davutoğlu, göreve geldikten sonraki ilk dış ziyaretini gerçekleştirdiği KKTC’de resmi törenle karşılandı. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından kabul edilen Davutoğlu, daha sonra Eroğlu ile öğle yemeği yedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yemek sonrası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Rauf Denktaş ve Fazıl Küçük’ün anıt mezarlarını ziyaret etti.
Programın öğleden sonraki bölümünde KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile ortak basın toplantısı düzenleyen Başbakan Davutoğlu, Rum tarafına tarihi çağrıda bulundu. Rum kesiminin lideri Nikos Anastasiadis’e seslenen Davutoğlu, “Gelin barışı ertelemeyelim. Adada barışı hemen görüşüp bu sorunu çözelim” mesajı gönderdi.

Başbakan Davutoğlu şunları söyledi; “Anadolu’dan Kıbrıs’a, anavatandan yavru vatana engel tanımayız. Denizleri derinlerden aşarız, Anadolu’nun suyunu yavru vatana getiririz. Bunu da kimse engelleyemez. İstedik ki Kıbrıs adası, barış adası olsun, istedik ki Kıbrıs’ta sağlanan barış üzerinden Doğu Akdeniz’e barış ve refah, huzur gelsin. İstedik ki Türkiye, Yunanistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum Yönetimi, aynı masa etrafında otursun ve Doğu Akdeniz’i nasıl bir barış havzası haline getiririz diye düşünsünler ama biz ne kadar güçlü irade kullanmışsak maalesef istediğimiz ölçüde mukabele görmedik. Şimdi harekete geçme zamanıdır. Buradan Sayın Anastasiadis’e de sesleniyorum: Gelin bu barışı bir an önce, yarın değil bugün, gelecek hafta değil bu hafta, gelecek yıl değil bu yıl yapalım. İleriye ertelenen her çözüm aslında çözümsüzlüğü derinleştirir, ertelemeyelim. Sayın Yunanistan Başbakanı hazırsa birlikte önce Güney’e gidelim, birlikte çay içelim, sohbet edelim. Sonra Kuzey’e gelelim, yine birlikte olalım. Bu Akdeniz, birçok medeniyetlerin, birçok milletlerin ortak denizi olmuştur. Gelin beraber burada barışı inşa edelim. Nasıl Anadolu’nun saf suyu Kıbrıs’a gelmiş ve buradan da gerekirse Rum kesimine de hayat dağıtmışsa Anadolu’dan Kıbrıs’a sadece barış gelir, huzur gelir, istikrar gelir ve dostluk mesajları gelir. Hiçbir zaman da KKTC’yi ve Kıbrıs Türk halkını yalnız ve kaderine terk edilmiş şekilde bırakmayız. Mesajımız budur.”

DÖNÜŞÜMLÜ YÖNETİM OLABİLİR

Ada’da iki kesimin dönüşümlü yönetime sıcak baktığını ifade eden Davutoğlu, “Bir Türk bir Rum cumhurbaşkanı olduğu Kıbrıs’tan bahsediyorum. Rum olursa da gelirim, ilk ziyareti buraya yaparım, Türk olursa da yaparım. Kıbrıs Devleti’nin başında Türkler ve Rumlar birlikte, iki dost halk olarak temsil bulundururlarsa bakmayız Türk mü var, Rum mu var. Eğer bir gün barış olursa aynı boru hattının yanında, doğalgaz boru hattı da olur, elektrik boru hattı da olur. Nasıl aziz bildiğimiz suyu, kıskanmayıp Rum kesimine de ‘bunu paylaşabiliriz’ demişsek, doğalgazı da buradan dünyaya pazarlarız, bütün Rum, Türk, herkes bundan istifade eder’’ diye konuştu.

Bu arada Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu ve KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber ile de görüştü.

Yorumlara Git

Barzani'nin yayınlatmadığı Şara röportajının arkasından PKK çıktı: SDG emri PKK’dan alıyor, buna seyirci kalacak değiliz

Yolsuzluğu eleştirenin nefesini kesiyorlar! Topun ucundaki CHP'liden partisine salvalor

AK Parti’den CHP’yi hoplatacak mesaj: Rahat olun biz daha yeni başlıyoruz!

TBMM'den geçti! En düşük emekli maaşı resmiyet kazandı

ABD’liler istemiyor