Gündem
Bükemedikleri bileği öptüler
İktidarı devirmek için yıllarca uğraşan ama başaramayan İstanbul sermayesinin, son TÜSİAD toplantısında da görüldüğü gibi bükemediği bileği öptüğünü belirten Engin Ardıç, “TÜSİAD artık ağız değiştiriyor, aslında pes ediyor, teslim bayrağını çekiyor” dedi.
İŞTE O YAZI:
İlk sinyali TÜSİAD’ın yeni başkanı Haluk Dinçer vermişti... “Gezi çapulcusu” Boyner ailesinin elinden alınan, “orta yolcu” Muharrem Yılmaz’ın bile yaşatılmadığı TÜSİAD artık ağız değiştiriyor, aslında pes ediyor, teslim bayrağını çekiyordu...
İstanbul sermayesi iktidarı devirmek için çok çalıştı, yıllarca uğraştı, başaramadı.
Başaramayınca, bükemediği bileği öptü. Çünkü karşılarında, 1979 yılında iki gazete ilanıyla dümdüz ettikleri Bülent Ecevit kadar “kolay bir lokma” yoktu.
(...) İşte fotoğraf da gösteriyor: Cumhurbaşkanının sağında Rahmi Bey, solunda Güler Hanım... Rahmi Bey’in sağında Aydın Doğan’ın kerimesi... Ümit Hanım ve Güler’in eski flörtü Cem Bey uzakta, iki uçtalar... Sütçü Muharrem de hidayete ermiş, sakal bırakmış, kenara kaçmış.
(...) “Geziciler’in” bu yeni fiyaskosu, Cem kardeşimizin doksanlı yıllardaki ünlü YDH fiyaskosuna benzedi. Boyner şimdi uyukluyor ve cumhurbaşkanını alkışlamıyor ama artık o kadar protesto da olacak.
Böylece “Gezi ruhu” da, ağababası gibi uykuya yatmış oluyor.
“Masonların uykuya yatmalarına” benzeyebilir tabii, günün birinde yeniden canlandırılabilir. Ekonominin kötüye gitmesini beklerler.
Sermayenin basın kalemşorları şimdilik yarım ağız “hayırlı olsun” deyip geçiyorlar, gelişmeleri kolluyorlar. Elbette “pes ettik” demek işlerine gelmiyor, “barıştık” diyorlar ama artık o kadarcık kıvırtmaca da olacak.
Fakat bu arada, İstanbul sermayesinden beslenen, ona bakıp hizaya gelen “sözde liberallerin” ayakları fena halde havada kaldı.
İçlerinde “Kemalist asıllarına” rücu edip “bu böyle gidemez, mutlaka birşeyler olacak” yazanlar da var (darbe isteriz demeye utandıkları için), hayatında cami kapısından girmeden abdestsiz namazsız Fethullah’a yazılanlar da var, düpedüz Amerika’dan para alanlar da var.
Hangi oyunda kullanıldıklarının farkına varamadan “gazeteci ağabeylerinin” peşine takılıp giden saftırık profesörler bile var.
Ortak özellikleri “Erdoğan’dan nefret” ama artık içleri oyuk, arkaları boş. İstanbul sermayesi onları havada bıraktı.
(...) “Yeni Türkiye nasıl olacak?” diye soruyordunuz. Sizin borunuzun ötmediği bir Türkiye olacak.
Engin Ardıç / SABAH
Akit ARŞİV Sayfasından