Siyaset
Başbakan Yıldırım: Şimdi bol bol hatıra yazsın
Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz’un cevabının pazar günü yapılacak halk oylamasında verileceğini söyledi. CHP’li vekillerin halk oylamasında ‘Evet diyenleri denize dökeceğiz’ ifadelerini hatırlatan Yıldırım, “Bizden bunu beklemeyin. Evet çıkarsa onları da çağırıp yanaklarından öpeceğiz. İşimiz sevgi, bize nefret yakışmaz” dedi.
İzmir’de Sivil Toplum Buluşması, Bornova ve Bayraklı ilçelerinde düzenlenen mitinglerde vatandaşlara seslendi. Yıldırım, özetle şu mesajları verdi:
Bölücü terör örgütünün ‘Kürt vatandaşlarımız’ diye bir sorunu yok. Kürtlerin de Türklerin sorunu da PKK’dır, bölücü terör örgütüdür. Bizim görevimiz aradan bu bölücüleri çıkarmak. Milleti buluşturmak, doğu ile batıyı buluşturmak. Halk oylaması kampanyası dolayısıyla Hakkari, Şırnak, Mardin, Siirt, Bingöl, Muş, Diyarbakır, Ağrı, Iğdır gibi bölgedeki tüm illere gittim.
MÜTHİŞ DEĞİŞİM VAR
Müthiş bir değişim var. İnsanların üzerinden tehdit, korku, sindirme kalkmış. Sokaklarda bölücü terör örgütüne, elinde ay yıldızlı bayrak lanet okuyor. İşte gerçek Türkiye bu. 15 Temmuz’da İzmir nasıl sokağa döküldü, meydanları nasıl doldurduysa bayraklarıyla Hakkari de Diyarbakır da aynısını yaptı. Ne dedi ortak ses: mesele memleket meselesiyse gerisi teferruattır.
BOL BOL HATIRA YAZARSIN
Sorunları olmayan ölüler ile delilerdir. Sorunları torunlara bırakmamak için mücadele veriyoruz. Karar vereceğimiz şey çok açık. Türkiye bir yol ayrımında. Türkiye 15 Temmuz’da çok büyük bir darbe ile karşı karşıya geldi. 15 Temmuz gecesi diyorum ki: arkadaş, insanların üzerine bomba yağdırıyor şu uçaklar, uçak kaldırın, bunları uzaklaştırın... Ne dese beğenirsiniz: ‘Efendim yazılı emir gerekir’. ‘Ben sana sabah yazılı izini gösteririm’ dedim. Şimdi yazılı izin orada, bol bol hatırasını yazsın... Bu da bize bir şey gösteriyor: bu sistemin arızası var. Bunun cevabı pazar günü verilecek.
KİRLİ OYUNLAR BİTECEK
Milletin gücünden başka hiçbir güç olmayacak. Bu değişiklikle Türkiye’nin her köşesinden oy alamayan bir kimse iktidar olmayacak. Yüzde 50 artı bir oy almak için Türkiye’nin her köşesinden oy almak lazım, yoksa iktidar olamıyorsunuz. Yüzde 30’larla, yüzde 20’lerle, çeşitli pazarlıklarla, kirli oyunlarla iktidar olmak mı iyi, yoksa doğrudan yüzde 50+1’le Türkiye’nin partisi olmak mı iyi? Bunun kararını vereceğiz.
YANAKLARINDAN ÖPERİZ
Siyasette de ticarette de her konuda dürüst olmak gerekir. Verdiğiniz kararın başımız gözümüz üstünde yeri var, ister olumlu ister olumsuz. Bizden şunu beklemeyin: ‘Efendim hayır çıkarsa İzmir’den düşmanı denize döktüğümüz gibi sevineceğiz’. Bu laflar bize yakışmaz. Bunu biz söylemeyiz, söyleyeni de şiddetle kınıyoruz. Bunu söyleyenler daha da ileri gittiler. ‘Evet çıkarsa nasıl Yunan’ı denize döktük, sizi de dökeceğiz’. Biz evet çıkarsa onları da çağıracağız, yanaklarından öpeceğiz.
ÖNEMLİ BİR KARARIN EŞİĞİNDEYİZ
Bizim işimiz sevgi, nefret değil, bize nefret yakışmaz. İnancımıza, bu millete nefret duyguları yakışmaz. Türkiye önemli bir kararın eşiğinde. Milletin ufku doğrultusunda 2017 model bir anayasayı devreye sokacağız.
Sen evde otururken onlar meydandaydı
Anayasa değişikliğinin gençler için de yapıldığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
“Bu anayasa 18-25 yaş arasındaki 9,5 milyon gencimiz için de yapılıyor ama buna niye karşı çıkıyorlar: ‘Efendim gençler bu işten anlamaz.’ Sen belediye başkanının evinde bütün gece otururken o gençler meydanlardaydı; o gençler bayrak elde, ezan dilde bu ülkeyi korumak için meydanlara indi. Bu gençler bizim geleceğimiz, teminatımız. Güçlü Türkiye sadece Anadolu topraklarının değil Balkanların, Ortadoğu’nun, Kafkasların da teminatıdır. Onun için kardeşlerim güçlü olacağız; güçlü olmanın yolu, bir olmak, beraber olmak, diri olmak, birlikte Türkiye olmaktır.”
Kin ve nefret kusuyorlar
“Evet” verenleri baştacı yapıp “hayır” verenleri hain ilan etmediklerini dile getiren Yıldırım, “Lafı eğip bükmeye gerek yok. PKK, Kandil, Pensilvanya’daki terörist başı adeta zehir kusuyor. Kin ve nefret kusuyorlar” dedi. Yıldırım, “Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki ‘15 Temmuz bir tiyatrodur, kontrollü bir darbedir.’ Bu ne demektir sevgili hemşehrilerim, bu ağız Pensilvanya’nın ağzıdır. Onların diliyle konuşmayı bırak. Bak 249 şehidimizin ruhunu incitiyorsun, gazilerimizi üzüyorsun kardeşim. Sen 15 Temmuz’da belediye başkanının evinde otururken İzmir sokaktaydı. İzmir, bayrağını aldı eline, indi meydana ve bu alçaklara gününü gösterdi” dedi.
Millet yalana artık kanmıyor
“Milleti korkularla tehditlerle ‘hayır’ vermeye zorlayamazsınız” ifadesini kullanan Yıldırım, “Tek adam masalınızı, rejim değişecek yalanınızı millet artık yemiyor. Türkiye yemez. Cumhuriyetin şehri İzmir, rejimin adı Cumhuriyettir. Cumhuriyet 1923’te kurulmuş ve daima bu milletin elinde sonsuza kadar yaşayacaktır. Tek adamlığa gelince, Sayın Kılıçdaroğlu, 7 seçimi kaybeden ben değilim. Aynaya bak aynaya. Partilerin olduğu yerde seçimle gelinip seçimle gidilen yerde tek adam olur mu? Patronun millet olduğu yerde tek adam olur mu? Tek adam ama milletin adamı, milletin” diye konuştu.
76 modelle gitti
Başbakan Yıldırım, önceki akşam “Erzincanlılar Buluşması”na katılmak üzere İzmir’den İstanbul’a geldi. Yıldırım, Atatürk Havalimanı’nda makam aracını kullanmak yerine oğlu Bülent Yıldırım’ın kullandığı 24 FF 224 plakalı 1976 model nostaljik otomobile bindi. Etkinlik alanına klasik otomobille giden Yıldırım’a, kısa yolculuğu sırasında eşi Semiha Yıldırım, gelini ve torunu da eşlik etti. Buluşmanın yapıldığı Sinan Erdem Spor Salonu’na gelişi sırasında Başbakan Yıldırım’a vatandaşlar sevgi gösterisinde bulundu.
(Yeni Şafak)