Siyaset
Erdoğan: BM ve AB birkaç ülkenin çıkarına kurban ediliyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Swissotel'de düzenlenen Atlantik Konseyi Zirvesi'nde konuşuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Swissotel'de düzenlenen Atlantik Konseyi Zirvesi'nde konuşuyor.
Açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:
Bu yıl 8'incisi düzenlenen Atlantik Zirvesi'ne katılımınız için teşekkür ediyorum. Zirvenin ülkelerimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyamız çalkantılı bir dönemden geçiyor. BMGK ve AB'nin itibarı ise birkaç ülkenin çıkar hesabına kurban ediliyor. Ya mevcut mekanizmalara format atacak ya da karamsarlık virüsünün bünyemizi tamamen sarmasına müsaade edeceğiz. Karşımızdaki olumsuz tabloyu olumluya dönüştürmek, krizi fırsata çevirmek bizim elimizde.
Makedonya'da yaşanan gelişmeleri takip ettik yaşanan hadiseler endişe vericidir. Şiddet hiçbir soruna çare olamaz, dost ve kardeş Makedonya'nın bir an önce huzura kavuşmasını diliyorum. Suriye'deki krizin tetiklediği göç dalgası tüm dünyayı etkiliyor. Günümüz dünyasında el ele vermeden sorumluluk bilinciyle hareket etmeden sorunlarımızı çözemeyiz.
Nükleer testler ve balistik füze denemeleri kadar Afrika boynuzundaki kuraklık da güvenliği ve istikrarı tehdit ediyor. Şayet BMGK başta olmak üzere uluslararası toplum Suriye konusunda dirayetli davransaydı rejim bu zulmü gerçekleştiremezdi. Esed rejiminin kendi halkını pervasızca katletmesinin sebebi geçmişte işlediği suçların yanına kâr kalması değildir. Devlet terörü bundan daha başka nasıl olabilir. Katil Esed bir devlet terörü estirmektedir. Karşı olmaları gereken en önemli ülke ve lider Suriye'dir. Bununla ilgili adımı kararlı bir şekilde atmış olsaydık, bugün 1 milyona yakın insan Suriye'de ölmezdi. 1.5 milyon insan Lübnan'a, 1 milyona yakın insan Ürdün'e iltica etmezdi.
Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız. Başka çare yok. Sorunların büyüklüğü karşısında asla ümitsizliğe kapılmayacak, böyle gelmiş böyle gider demeyeceğiz.
Birçok ülkenin görmezden geldiği krizlerde Türkiye gerçek anlamda sorumluluk üstlenmiştir. 'Dost acı söyler' ilkesi ile tezlerimizi ortaya koyduk. Irak'taki mezhep fanatizmine dikkat çektik. Mezhep kaynaklı, yayılmacı bir etnik anlayışının tezahürüdür. Yayılmacı olan bu Pers mantığını çok iyi keşfetmemiz lazım. Buna göre tedbirler şimdiden alınmazsa, 'tarih tekerrürden ibarettir' derler ya, tarih ibret alınmazsa tekerrür eder.
6 yıldır tamamen, kendi imkanlarımızla 3 milyon sığınmacıyı ülkemizde barındırıyoruz. STK'larla beraber yapmış olduğumuz harcama, 25 milyar doları bulmuştur. AB'den bugüne kadar 725 milyon avro geldi. İkinci bir 3 milyar avro daha gelecekti, hiçbir ses yok.
Fırat Kalkanı Harekatıyla DEAŞ'ı sınırlarımızdan uzaklaştırdık. 3 bini aşkın DEAŞ'lı etkisiz hale getirildi.
(Yeni Şafak)