AKİT MENÜ

Aktüel

Gözleri yollarda kaldı

Sevginin ve sıcak bir yuvanın özlemiyle huzurevlerinde yaşayan yaşlıların her bayram olduğu gibi bu bayramda da gözleri yollarda kaldı. Hayatlarının sonbaharını yaşayan bu çınarları, kaldıkları Çubuk Abidin Yılmaz Huzurevi’nde ziyaret ettik. Hepsinin ayrı ama aynı hüznü taşıyan bir hikayesi var. Bu hikaye sahiplerinden birisi de 85 yaşındaki Kore gazisi Rıza Kavak. Hayat hikayesini gözleri buğulanarak anlatan Kavak, bayramlarda yalnız bırakıldığını belirtiyor.

Güncelleme Tarihi:

 İBRAHİM ACAR / ANKARA - Sevginin ve sıcak bir yuvanın özlemiyle huzurevlerinde yaşayan yaşlıların her bayram olduğu gibi bu bayramda da gözleri yollarda kaldı. Hayatlarının sonbaharını yaşayan bu çınarları, kaldıkları Çubuk Abidin Yılmaz Huzurevi’nde ziyaret ettik. 

HAYIRSIZ EVLATLAR HUZUREVİNE TERK EDİYOR

Kimisinin hayatını idame edecek parası yok, kimisinin hayatta kimsesi kalmamış, kimisi de vefasız evlatları tarafından buraya yerleştirilmiş. Hepsinin ayrı bir hikayesi var. 85 yaşındaki Kore Gazisi Rıza Kavak, huzurevinde barınanlardan birisi. “Son mekanım bu huzurevidir” diyen Rıza Kavak, “8 aydan fazladır huzurevindeyim. Elektrik teknisyeniydim. Emekli oldum. Sonra çeşitli illerde çalışmaya devam ettim. Bu koşuşturmada hastalığa yakalandım. Tedavi için Ankara’ya gitmen lazım dediler. Hastaneye yattım 6-7 damar değiştirdiler. Sadece damarla kalmadı, daha bir sürü hastalığım meydana çıktı” dedi. 

EVİM YIKILINCA HUZUREVİNE YERLEŞMEK ZORUNDA KALDIM

Ankara’ya 1950 yılında geldiğini söyleyen Rıza Kavak, “Ankara’da güzel bir hayatım vardı. Ankara’da Şafaktepe Askeri Şehitlik yanında bir evim vardı. Çok severdim evimi. Ev yola uğradı ve çalışmalar esnasında yıkıldı. ‘Sen gazimizsin, sana bir yer gösteririz’ dediler ben de ses çıkarmadım. Daha sonrasında 2 sene kirada kaldım. 400 TL kira parası veriyordum. Doğalgaza para yetiştiremiyordum. Yapamadım, maddi durumum tek başıma yaşamaya imkan vermedi. Hiç yoktan bir evim olsaydı, bir bakıcı tutardım, bana bakardı. Ona da gücüm yetmeyince beni huzurevine yönlendirdiler. Müracaat ettik, çıktı, geldik” diye konuştu. 

EŞİMİ KAYBEDİNCE DÜNYAM YIKILDI

Gözlerindeki yaşı elinin tersiyle silerek, eşini kaybedeli 7 yıl olduğunu söyleyen Kavak, “Keşke ben de ölseydim. Onu kaybedince ben de kendimi kaybettim. Münevver tam bir hanımefendiydi. Çok iyilikseverdi. Şu anda hiçbir şey düşünemiyorum artık. İnsanlar için hayat arkadaşı şart. El ele, gönül gönüle zaman geçirmek, hayatı paylaşmak güzel bir şey. İnsan bulduğu mutluluğu devam ettirmek istiyor.  Şöyle bir tabir vardır; ‘lülesi altın olsa susuz çeşmeden su dolmaz; kendisi aslan olsa düşenin dostu olmaz’. Benim oğlum da var, kızım da var, hatırı sayılır çevrem de var. Kimi mühendis, kimi avukat ama işte…” dedi.

İSVİÇRE’DE YAŞAYAMADIM

4’ü kız 1’i oğlan olmak üzere 5 çocuğunun olduğunu söyleyen Rıza Kavak, “Bir kızım İsviçre’de yaşıyor. Eşimi kaybedince beni İsviçre’ye götürdü. Orada bir yasa varmış. Eşim öldüğü için bana bakıyorlarmış. Kızım ‘annemiz öldü babamıza bakmanız gerekiyor’ diye başvuruda bulunursa kabul ediyorlarmış. Orada 2 ay kaldım; üçüncü ayı dolduramadan, bıraktım geldim. Yaşayamadım oranın tadını bulamadım? Hani derler ya ‘bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş” diye konuştu. Çocuklarını anlatmaya devam eden Kavak, “Erkek çocuğum Gazi Üniversitesi mezunu, eşi avukat, o Tokat Zile’ye yerleşti. Büyük kızım Mersin’de İçişleri Bakanlığı’ndan emekli, diğer bir kızım da İstanbul’da. Herkesin kendine göre bir hayatı var. Ben de son çare olarak kendimi huzurevinde buldum onların yanında yapamam” ifadelerini kullandı.

Eski bayramları bir kocaman bir ah ile yâd eden Rıza Kavak, “Eski bayramlar ile şimdikiler arasında çok büyük fark var. Biz küçüklüğümüzde elimizde çanta ev ev dolaşır şeker toplardık. Büyüklerimizin yanında saygısızlık olur diye oturmaya çekinirdik. Eskiyi bulamıyoruz artık. Gençler için hayat sürekli gelişiyor, değişiyor. Onlar için hayat güzel ama onların hayatları bizim kafamıza yatmıyor pek” dedi.

Yorumlara Git

OpenAI merkezini yakmakla da tehdit etti! Sam Altman’ın evine molotoflu saldırı

"Nuriş" lakaplı Nuri Ergin'in elebaşı olduğu 'Karagümrük çetesine' operasyon!

Cevdet Yılmaz’dan Diyarbakır’da emniyete tam destek! "Terörsüz Türkiye yolunda kararlıyız!"

Siyonist katliam şebekesi Türk adaletinin kıskacında! Netanyahu ve çetesi için hesap vakti geldi!

Fatma Betül Sayan Kaya'dan muhalefete "çarçur" salvosu! "Milletin parası engellilere feda olsun!"