Aktüel
Kırın şu ‘Paralel’ tekeli
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yarın sandık başına gidiyor. Parelel Yapı’nın kendilerinden olmayanları Ankara’ya bile sokmadıklarını belirten Savcı Cihan Ergün, HSYK’daki ‘Paralel Tekel’in kırılması gerektiğine dikkat çekti.
“YARGI BİRİLERİNİN TEKELİNDEN KURTARILSIN’’
Yargı bağımsızlığının önemine işaret eden Ergün, “Yargı üzerinde A partisinin, B partisinin, A cemaatinin, B cemaatinin, A grubunun B grubunun çoğunluk sağlaması diye bir şey olmamalıdır. Yaşananlardan, bir hizip ya da cemaate mensup insanlar yargı bürokrasisini işgal eder ya da üst elitini oluşturursa bunun zararlı ve yanlış olduğunu gördük” diye konuştu.
“HAK ETMEYENLER MAKAMDALAR”
Her işin ehline verilmesi gerektiğini kaydeden Savcı Ergün, “Hak etmeyen birçok kişi, hak etmediği makamları işgal ettiği için sızlanmalar, acılar oluyor. Onları o makamlardan çekip hak edenlere vereceksiniz. Burada hak edenleri belirlemenin kıstası ise hukuksal bilgeliği ve layıklığıdır. Atamalara bakıyorsunuz yanlı davranılıyor. Büyükşehirlere, Ankara’ya gelmesi gerekenler 15- 20 senedir gelemiyor. Bakıyorsunuz ki görevinin üçüncü ya da dördüncü yılında hemen Ankara’ya gelenler var. Ben ve benim gibi olanlar ise 20- 25 yıldır aynı yerde çalışıyor ve mağdur durumdadır” ifadelerini kullandı.
“ANKARA’YA YAKLAŞTIRMADILAR”
Yargıdaki paralel yapılanmayı işaret eden bağımsız aday Ergün, “Bunlara, bunların inancından olmanız yetmiyor. Bunların hizibinden olacaksınız. Hakim ve savcıları şekli şemaline, kıyafetine göre yargılıyorlar, çeşitli bahaneler bulup uzak şehirlere gönderiyorlar. Bu yapı kendi düşüncelerinden olmayan kimseyi Ankara’nın 300 km yakınında çalıştırmadı. Burada çalışanlar ya kendileridir ya da zımnileridir” diye konuştu.
“YARGI TEFTİŞİ YASASI ÇIKSIN”
HSYK’da düzenleme yapılması gereken konular hakkında önerilerini sunan Savcı Ergün, “Birincisi şu an savcı ve hakimlere yapılan yargı teftişi yasadışıdır. Yargıyı denetleyecekseniz yasa çıkarmanız gerekir. Yasasız denetim olmaz. Bunu yapın. Kim olursa olsun bunu yapsın. Çünkü denetimin esas usulü yok. Siz çizgili Alman milli takımının çizgili eşofmanını giymişsiniz ‘salın gitsin ben ondan huylanıyorum sevmiyorum’ diyerek o hakim savcıları uzaklaştırıyorsunuz. Bu gibi yasadışılıklar önlensin” dedi.
“HSYK KARARLARI DENETİME AÇILSIN”
İkinci öneri olarak da HSYK kararlarının yargı denetimine açılması gerektiğini aktaran Ergün, “Keyfi atama ve cezaları önlemenin bir yolu da budur. O zaman fütursuzca bir karar alamazlar. Ha nerede denetlettireceksiniz? Danıştay deseniz HSYK atıyor. Yargıtay deseniz üyelerini HSYK belirliyor. Anayasa Mahkemesi deseniz kökü hukukçu bir köken değil. O zaman biz demiştik; ‘bunlar birbirleriyle ilintilidir. Anayasanızı hukuk adamı kimliğinin çoğunlukta olduğu 3 kurullu hale getirin. İnsan Hakları İnceleme Kurulu’na en az 25- 30 yıllık yargıçlık yapmış ve gerçekten mümeyyiz olmuş ya da akademisyen ya da hukukçu olmuş irdeleme yetenek ve yetisine sahip olan bu insanlardan oluşturun. HSYK’nın kendi atadığı değil, başka usullerle atanmış bir üst mahkeme baksın. Mutlak suretle yargı denetiminde olsun.’ Kim olursa olsun bunu yapsın. Teftişe yasa çıkararak başlasın, kararlar yargı denetimine açılsın” ifadelerini kullandı.
“KOLLUĞUN ELİNDEKİ GÜCÜ KIRIN’’
Son olarak dinleme, teknik takip, gizleme gibi olayların kolluğun elinden alınması gerektiğini vurgulayan Savcı Ergün, “Çünkü yasa diyor ki; ‘kolluk, hazırlık soruşturması gizli olduğu için elde ettiği hiçbir şeyin içeriğine vakıf olamaz.’ Ama ne oluyor o dinliyor. Ben vakıf olamıyorum, o oluyor. Sonra birtakım ses kayıtları bazı yerlerde birikiyor ve çeşitli yerlere servis ediliyor. Bunu önlemek için 81 ile, 81 tane bilişimci savcı üretin. Alın 11 ay okutun, yetiştirin ve kolluğun gücünü kırın. Böylece hem kolluk zan altında kalmaz hem de yasada yazdığı gibi soruşturmayı bizzat savcı yapar. Savcı ister dava açar ister açmaz. Böylece bir başka bir zihniyetin elinde bu bilgiler birikmez” şeklinde konuştu.