AKİT MENÜ

Ekonomi

Çukurca'da karasabanlı pirinç üretimi

Hakkari'nin Kuzey Irak'a sıfır noktasında bulunan Çukurca İlçesi’nde çiftçiler piriç tarlalarını hazırlamaya başladı.

Arazi şartları nedeniyle tarım makinelerinin çalışamadığı tarlalar, ilkel yöntemle büyükbaş hayvanların bağlandığı kara sabanla sürülüyor. Yıllardır pirinç tarlası ektiğini belirten Şaban Kaçmaz, "Bu gelenek bize dedelerimizden kaldı. Çok kaliteli bir pirincimiz var. Pirinç tarlaları bizim için geçim kaynağı" dedi.

Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde gelişen teknolojiye rağmen hala kara saban en gözde tarım aracı. Özellikle engebeli arazilerde büyükbaş hayvanların bağlandığı kara sabanla pirinç tarlaları hazırlanıyor. Zor şartlarda günlerce tarlalarını süren çiftçiler, alın teriyle ürün yetiştirmenin kendilerine büyük mutluluk verdiğini söyledi.

'ÖKÜZ, AT, KATIR ÇOK KIYMETLİ'

Yıllardır dedelerinden kalan geleneği yaşattıklarını belirten ve geçimini çiftçilik yaparak sağlayan 11 çocuk babası 55 yaşındaki Şaban Kaçmaz, topraklarından bereket fışkırdığını söyledi. Kaçmaz şunları anlattı:

"Dedelerimizden kalan kara saban geleneğini ilçemizde hala devam ettiriyoruz. Bu nedenle tarlalarımızda bereket daha çok. Bizim için öküz, at, katır gibi hayvanlar tarımsal faaliyetlerde kullanıldığı için çok kıymetli. Onlara gözümüz gibi bakıyoruz. Son dönemde bu işi yapan insanların sayısı da azaldı. Öküz ve katırlarla günlük ortalama 3 dönüm araziyi ancak sürebiliyoruz. Teknoloji ne kadar gelişse de dağlık alanda hiçbir makineden yararlanamıyoruz. Asırlardır kullanılan tarım araçlarını günümüzde de kullanıyoruz. Kendi ektiğimiz pirincimizin hasadını aldıktan sonra ihntiyacımız dışındakini satarak geçimimizi sağlıyoruz."

Yorumlara Git

Gereği yapıldı! Trafik magandalarına sıfır tolerans

Sayılar güncelleşti: Zirvede Ak Parti var! Türkiye'de parti sayısı 188'e yükseldi

Çin donanması 052D güdümlü savunma sistemini aktif etti!

664 bin 568 kişi daha AK Parti'li oldu: Milletin Partisi Türkiye’nin en büyük ailesi

Suriye PKK'sından küstah meydan okuma: Silah bırakmak yerine takviye yaptılar