Aktüel
‘Paralelin yargı ayağı mutlaka hesap vermeli’
Zekeriya Öz, Celal Kara, Aziz Takçı ve Muammer Akkaş’ın hesap vermesi isteniyor.
Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Necati Ceylan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3. Dairesi’nin müfettiş raporu doğrultusunda İstanbul merkezli soruşturmaları yürüten hakim ve savcılar hakkında soruşturma açılmasına karar verdiğini hatırlatarak, “HSYK’nın aldığı bir çok karar eleştirilmiş ve şaibe altında kalmıştır. Hakim ve savcıların yargı içindeki paralel yapı mensupları tarafından korundukları intibası güçlenmiştir” dedi.
Olayların oluşması ve gelişmesinin bu düşünceyi teyit etmiş olduğunu da söyleyen Ceylan, “Şöyle ki suçla ilgili malvarlığına el konulması gerekirken şahsın bütün malvarlığına el konulması, lüks bir tatil parasının faturasının gözaltına alınan şahıs firmaları tarafından ödenmesi olayları açıklığa kavuşturulmamış ve kamuoyu tatmin edilmemiştir” ifadelerini kullandı. HSYK’nın yapılan seçimle çoğunluğu temsil eden bir yapıya kavuştuğunu da belirten Ceylan, “Görevlerinden dolayı veya görevleri sırasındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturması sonucu savcılar hakkında karar vereceklerdir. Kararları geçici yetkiyle yer değiştirmesine, görevden uzaklaştırılmasına veya meslekte kalmaları uygun görülmeyeceklerdir” şeklinde konuştu.
ÖZ, KARA, AKKAŞ, KARAÇÖL VE TAKÇI YENİDEN YARGILANACAK MI?
Eski HSYK yönetimi döneminde AK Parti hükümetine yönelik 17 ve 25 Aralık darbe operasyonlarını yürüten savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ile operasyondaki şüphelilerin mal varlıklarına el konulması kararı veren hakim Süleyman Karaçöl hakkında soruşturma açılmasına rağmen hiçbir sonuç alınamamış ve söz konusu hakim savcıların yargı içindeki Paralel Yapı mensupları tarafından korundukları iddia edilmişti. Savcı Aziz Takçı, Suriye’ye yardım götürmek için yola çıkan MİT TIR’larını Adana’da durdurmuş ve bu olay üzerinden dünya kamuoyunda MİT’in Suriyeli muhaliflere silah götürdüğü algısı oluşturulmaya çalışılmıştı.
PARALEL İHANETİN HESABI SORULMALI
İHANETİN BEDELİ TEK TEK SORULACAK
AK Parti Konya Milletvekili Cem Zorlu, HSYK seçimlerinin bittiğini, şimdi yargıdaki paralel yapının tamamen ortaya çıkarılması gerektiğini ifade ederek, “Yargı içerisindeki paralel yapı temizlenecek. Yargı içerisine yerleşen bu şebekenin koruyucu kalkanı kalkacak, yaptıkları her bir ihanetin bedeli tek tek ödetilecek. Hepsinden hesap net bir şekilde sorulacak.” diye konuştu.
GEREKEN TEDBİRLER KISA SÜREDE ALINACAK
AK Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun da paralel yargının HSYK seçimleriyle tam olarak ortaya çıktığını aktararak, “Buna razı olmak, buna tahammül etmek mümkün değil. İçerisinde paralel unsurların olduğu bir yargıdan nasıl tarafsız, bağımsız, objektif kararlar bekleyebiliriz? Bunlarla ilgili gereken tedbirler neyse bunlar en kısa zamanda alınacaktır.” dedi.
HSYK’YA İMAMLAR DEĞİL, MİLLİ İRADE HAKİM OLACAK
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten de bundan sonra HSYK’da paralel yapılanmanın değil, milli iradenin hakim olacağını ifade ederek, yargıda artık paralel imamların değil, milli iradenin sözünün geçeceğini kaydetti. İçten, devletin tüm kurumlarındaki dışarıdan emir alan vesayetçi yapıları da ortadan kaldıracaklarını kaydetti.
HAKİM VE SAVCILAR ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMLERİ BİTTİ
AK Parti Nevşehir Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Ebubekir Gizligider ise seçimlerde üst üste yenilen paralel yapıya son dersin HSYK seçimlerinde verildiğini belirterek, “Birileri karanlık tezgahlarla hukukun arkasından dolanarak kirli işler çevirmeye çalışıyor. Hükümete zarar vermeye, millete zarar vermeye çalışıyorlar. Bunların planları HSYK seçimlerinde boşa çıktı. Hakim, savcılar bu seçimlerde ülkenin geleceğine yönelik oy kullandılar. Şer odaklarının çalışmalarını boşa çıkardılar” diye konuştu.
BU VESAYET AYM’NİN KARARININ SONUCU
AK Parti Bartın Milletvekili ve Adalet Komisyonu Sözcüsü Yılmaz Tunç ise 2010 referandumuyla milletin yargısı olması için HSYK yapısında değişiklik yaptıklarını hatırlatarak, “Anayasa Mahkemesi her hakim ve savcının bir adaya oy vermesi imkanını ortadan kaldırarak, HSYK’nın demokratik yapıda oluşmasını engelledi. Her hakim, savcı bir adaya oy verebilseydi HSYK daha çoğulcu olacaktı, çoğunlukçu olmayacaktı. Bu da bir vesayetten başka bir vesayete geçilmesini sağladı.” dedi.
KİRLİ İTTİFAKLARA PRİM VERİLMEDİ
HSYK seçimlerinde kirli ittifakların içerisine girilmesine hakim ve savcıların onay vermediklerini söyleyen Tunç, “Kirli planlar yapanlar bu planlarında başarılı olamadı. Sağduyulu hakim ve savcılar kirli ittifak yapanlara gerekli cevabı verdiler. Onlara, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığını gösterdiler” dedi.