Yerel
Bir köy haykırıyor: Kanserden ölüyoruz
Aydın-Söke’nin Kisir Mahallesi, 1958’de açılan ve rehabilite edilmeden öylece bırakılan uranyum madeninin bölgede çok yüksek oranda görülen kanser vakalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söylüyor.
Aydın-Söke’ye 15 kilometre mesafedeki Kisir Mahallesi sakinlerinin isyanını ateşleyen; Muhtar Baki Suna’nın 2014’te Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun (EGEÇEP) düzenlediği panelde, Menderes Nehri’ndeki kirliliğin ve madenlerin insan sağlığı üzerine etkilerini dinledikten sonra söz alıp “Biz ölüyoruz!” diye feryat etmesi olmuş. Suna’nın; sondaj yapıldıktan sonra rehabilite edilmeden terk edilen uranyum madeninin sebep olduğunu iddia ettiği kanser vakalarına dikkat çekme çabası daha sonra köy meydanında saçlarını kazıtma eylemiyle devam etmiş. Suna’nın eylemine eşi Nazan Suna da başörtüsünü çıkarıp saçlarını kazıtarak destek vermiş.
Suna çifti ve mahalle sakinleri; o gün bugündür çalmadık kapı bırakmamış. Muhtar Suna; Türkiye Atom Enerjisi Kurumu heyetlerinin gelip ölçümler yaptığını söylüyor. “Sonuç” diye sorduğumuzda yüzünde alaycı bir gülümseme beliriyor: “‘OHAL var, açıklayamayız’ dediler.”
Kisir’e 700 metre mesafedeki Yusufağalar Mevkii’ndeyiz. Burada 13 sondaj kuyusu bulunuyor. “Radyasyon en fazla burada” diyor Muhtar Suna bir kuyunun başına yaklaşırken. “Ölçüm aletini buraya koyduklarında çıkardığı sesten kırılacağını zannettim” diye de ekliyor.