Gündem
Dilipak'tan Erdoğan ve Yıldırım'a çağrı
Gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak, FETÖ ile mücadeleye değindiği bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’a çağrıda bulunarak “Cumhurbaşkanı, Başbakan, tekrar bir kez daha yakın çevrelerini gözden geçirseler.. Aynı delikten tekrar ısırılmayalım derim.. Askeri yaverlerinizin hepsi FETÖ’cü çıkmıştı değil mi, asker olmayan danışmanlarınız arasında bunların olmaması mümkün mü?” dedi.
Gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak, FETÖ ile mücadeleye değindiği bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’a çağrıda bulunarak “Cumhurbaşkanı, Başbakan, tekrar bir kez daha yakın çevrelerini gözden geçirseler.. Aynı delikten tekrar ısırılmayalım derim.. Askeri yaverlerinizin hepsi FETÖ’cü çıkmıştı değil mi, asker olmayan danışmanlarınız arasında bunların olmaması mümkün mü?” dedi.
İŞTE DİLİPAK'IN O YAZISI:
Yok “kontrollü darbe”ymiş, yok “başarısızlığa mahkûm edilmiş bir darbe” imiş..
FETÖ söylüyor, papağanlar tekrar ediyor.
Kılıçdaroğlu da bunlardan biri.. F. Gülen, şimdi Katar krizinde de yerini aldı, ABD-İsrail çizgisinde, Türkiye’nin Ürdün’e saldıracağını söylüyor.. Daha önce söyledim bu yeni ve kapsamlı bir 15 Temmuz hamlesi..
Daha önce söyledim, tekrar söylüyorum: Erdoğan hakkındaki siyaset yasağı kaldırılırken Baykal’a Cumhurbaşkanı olma sözü verilmişti.. Baykal, Erdoğan’ın önünde fren olacaktı. Nasıl Çiller, Erbakan’ın freni, sigortası ise.. Meral Akşener de, Çiller de bu projenin birer parçası olarak görünüyor..
Baykal rolünü iyi oynayamadı. Erdoğan serbest kaldı. Gitmesi gerekiyordu. Düğmeye ABD’den basıldı. Emniyet üzerinden servis edilen kasetlerle tasfiye edildi. Yerine hemen biri bulunamadığı için de geçici protez olarak Kılıçdaroğlu getirildi. Ama kimi getirecek olsanız öteki kanat “Hayır” deyince, geçici protez kalıcı oldu..
Kılıçdaroğlu “sahibinin sesi”.. Akşener’le buluşması önemli idi. İkisi de aynı konumda..
O gün MHP’ye yapılan kaset operasyonu, aslında “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle” kabilinden birilerine ayar vermek için yapılan bir operasyondu. Birilerine “aba altında sopa” gösterdiler yani. Birileri de “işmar”dan anladı!
FETÖ’cü biri çıkmış diyor ki, “CIA, BND, MI6, NATO çevreleri de diyor ki, ‘kontrollü darbe, başarısızlığa mahkum edilmiş bir darbe” imiş.. “Erdoğan darbeyi kendisi tezgahlamış” “NATO ve istihbarat örgütlerinin iç bilgi notları”nda, “başarısız olmaya odaklanmış sahte darbenin mimarı” Erdoğan ve Hakan Fidan’mış..
Nasıl oluyorsa NATO, ABD, İngiliz, Alman istihbaratının iç bilgi notu bunların eline geçiyor ve bunlar da bu gizli bilgi notunu açıklıyorlar..
Kafayı yemiş bunlar, şecaat arzederken sirkatlerini söylüyorlar. Hem de kendilerinden emin bir şekilde..
Bu manyaklık sadece bunların yurt dışına kaçmış akıllılarının iddiası değil, kocaman generaller de mahkemede saçmalayıp duruyorlar.. Zavallı adamlar bunlar..
Bu iddia, Trump’ın, DAEŞ ile mücadele için Türkiye’yi bırakıp PYD ile işbirliği yapması gibi bir saçmalıktan başka bir şey değil.
Sahi, ABD FETÖ konusunda Türkiye’ye güvenmiyorsa, her iki ülke hâlâ neden NATO’da.. Ya da ABD, Türkiye’ye saldıran bir terör örgütü ile stratejik işbirliğine gidiyorsa, Türkiye niye hâlâ ABD ile müttefiklikten söz ediyor. NATO niye böyle bir komediye seyirci kalıyor..