AKİT MENÜ

Aktüel

Kobani sadece bir bahanedir

Aziz Üstel, Çözüm Süreci ile taban kaybeden kan lobisinin Kobani’yi bahane ederek süreci baltalamak istediğini yazdı ve “Kobani şiddetin sürmesi için bir bahanedir. Eğer Kobani’den dökülen kanlar üzerinden yürütülen kışkırtmaları tutmazsa yarın yeni bir bahane kesinlikle bulunacaktır!” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi:

İŞTE O YAZI:

“Açılım Süreci” olarak adlandırılan bir dizi girişim ve uygulama, çok uzun yılların yanlışlarını düzeltmek, Cumhuriyetin  geçmişiyle hesaba oturarak yarınlara güvenle, el ele ve birlik içinde ulaşmak için oluşturuldu. Süreci kişisel çıkarlar uğruna baltalamak isteyen, sokağa yandaşlarını döken, umudu kan dökülmesine bağlayanlar geçmişin “şiddet ancak şiddetle yok edilir”anlayışına devletin biran önce geri dönmesini hedeflemekte. O zaman altlarından kayan tabana yeniden yeniden sahip olabilecekleri kanısındalar. Kısa süreli çıkarlar ve kişisel tatminler uğruna Cumhuriyet tarihinin Kürt yurttaşlarımızla ilgili bu en hayırlı girişimine karşı çıkanlar, tek parti döneminin katliam ve baskıcı siyasetine dönüşü istemekteler ki, Kürdistan hayalleri yeniden canlansın ve yöredeki gençler Kandil’in yolunu tutsun. Onlar da bu kutuplaşmanın, şiddetin doğurduğu siddetin rantını devşirmeyi sürdürsün. Kobani şiddetin sürmesi için bir bahanedir. Eğer Kobani’den dökülen kanlar üzerinden yürütülen kışkırtmaları tutmazsa yarın yeni bir bahane kesinlikle bulunacaktır!

Bu gün geçmişin yaralarını yeniden kanatarak şiddeti gündemde tutmak isteyen yarasaların hemen hepsi Kürt Sorununun neden ve nasıl çıktığını bilmez, bilse de konuya dile getirmez. Osmanlı’ya bağlı, Milli Mücadeleye büyük destek veren, Sevr’e büyük bir coşkuyla karşı çıkan, Lozan’da “Türklerden ayrılmak istemeyiz” diyen Kürtler arasında nasıl bir Kürt Sorunu oluştu? Bunun nedenlerinden en çarpıcısı  tek parti döneminde uygulanan, gelişen etnik temele dayalı Türk milliyetciliğidir. Devletin siyaseti 1924 yılına kadar, Mustafa Kemal Paşa’nın 1920’de, Meclis açılışında yaptığı “Heyetiniz sadece Türklerden, Kürtlerden, Çerkeslerde oluşan bir topluluk değil, heyetimizin asliyesi anasır-ı İslam’dan oluşmaktadır” konuşmasına dayanmaktaydı. Dahası 1921 Anayasası’nda yerinden yönetim ilkesi vardır. Ancak 1924’de herşey değişti. Anayasa Encümeni, “devlet Türk’ten başka millet tanımaz” diyerek kestirip atar.  Halifeliğin kaldırılmasıysa bardağı taşıran son damladır. (...)

AZİZ ÜSTEL / STAR

Akit Arşiv sayfasından...

Yorumlara Git

Son çırpınışlar: Netanyahu hapse girmemek için...

Trump'tan Hürmüz Boğazı açıklaması! "Bir şekilde işi bitireceğiz"

İran Meclis Başkanı Kalibaf'tan müzakere çıkışı! En büyük sorunu açıkladı

Rusya'dan ABD ve İran'a müzakere çağrısı! Kritik bir uyarıda bulundular

ABD Başkanı Donald Trump'tan İran açıklaması! "Anlaşmanın yüzde 99'u tek bir maddeden oluşuyor"