Dünya
Fransız işgali yüzünden Mali halkı ülkeyi terk ediyor
Fransız işgali yüzünden günde ortalama bin kişi, Mali’den kaçarak Moritanya sınırına geliyor. Çoğunluğu Fransa uçaklarının bombaladığı tarihi Timbuktu kentinden kaçan Malili aileler, buldukları araçlarla günler süren yolculuğun ardından Moritanya sınırına
FASSALA
Malili sığınmacılar, ülkelerindeki şiddet olaylarından kaçarak Moritanya’nın Mali sınırındaki Fassala bölgesinde bulunan kamplara gelmek için günlerce süren yolculuklar yapıyor.
Moritanya’nın başkenti Novakşot’tan yola çıkan AA ekibi, çölde araçla 36 saat süren uzun bir yolculuğun ardından Mali’nin kuzeyine en yakın bölge olan Fassala’ya ulaştı.
AA ekibinin görüntülediği onlarca Malili sığınmacı, Fransa’nın müdahalesine rağmen Mali’nin kuzeyinde bulunan şehirlerdeki şiddet olaylarının yaşamı imkansız kılması ve kaos ortamının hayatlarını tehdit etmesi nedeniyle Moritanya sınırına gelerek sığınma talebinde bulunuyor. Çoğunluğu Fransa uçaklarının bombaladığı tarihi Timbuktu kentinden kaçan Malili aileler, buldukları araçlarla günler süren yolculuğun ardından Moritanya sınırına geliyor. Malili sığınmacılar, Fransa ve Afrika Birliği askerlerinin bölgeye girmesinin ardından bölgede güvenliğin daha da kötü bir hale geldiğini ve bölgeden kaçışların gittikçe arttığını ifade ediyor.
Mali’nin kuzeyinde Mali askerlerinin küçük bir bölgede etkin olması nedeniyle diğer bölgelerde gasp ve şiddet olaylarının arttığını ifade eden aileler, bölgeden kaçarken tüm mal varlıklarını geride bırakmak zorunda kalıyor.
Çölde aç,
susuz yolculuk
Mali’nin kuzeyindeki önemli kentlerden biri olan Timbuktu’dan kaçarak Moritanya sınırına gelen Malili İbrahim Ulsidi Muhammed, isyancıların elinden alınan bölgelerde Mali ordusunun, Tuareg ve Arap etnik gruplarına mensup olanları, direnişçi Müslüman gruplara destek verdiği iddiasıyla tutukladığını ve tutuklulardan haber alınamadığını ifade etti. Malili askerlerden çekindiği için görüntü vermek istemeyen Muhammed, ‘’Bambara ve Songai etnik grubundan olan siyahiler, Mali askerleriyle anlaşıp kuzeydeki Arap ve Tuaregleri bölgeden göndermek istiyor. Bu insanların evlerini ve mallarını yağmalıyorlar’’ dedi.
Ana yollarda güvenlik sorununun olması nedeniyle tali yollardan gelen Malililer, ortalama bir hafta yolculuk yapıyor. Çöl şartlarında yolculuk yapan insanlar, yolda açlık ve susuzluk sıkıntısıyla yüz yüze kalmaları nedeniyle de sınıra bitkin bir şekilde ulaşıyor.
Uzun yolculuğun çocuk ve yaşlıları bitkin düşürdüğü ve çeşitli hastalıklara yakalanmalarına neden olduğu gözlenirken, yol boyunca hayatını kaybedenlerin olduğu da ifade ediliyor. Zorlu yolculuk sırasında birçok hastalığa yakalanan Malililer, Moritanya sınırında bulunan kamplarda tedavi edilmeye çalışılıyor.
Bölgedeki sıkıntılar nedeniyle göçün gün geçtikçe arttığı gözlenirken, Mali’nin farklı bölgelerinden günlük ortalama bin Arap ve Tuareg, Moritanya sınırına ulaşıyor. Son on günde aşırı derecede artan göçlerle birlikte şu ana kadar Moritanya sınırına gelen sığınmacı sayısının 60 bini aştığı ifade ediliyor.
‘Direnişçilerin çoğu ya zafer ya
şahadet istiyor’
Mali’nin kuzeyindeki silahlı grupların mevzilerine girmeyi başaran AA muhabiri, Fransız askerlerinin ve Afrika güçlerinin geçebileceğini tahmin ettikleri güzergahlara patlayıcılar yerleştiren direnişçileri görüntüledi. Silahlı gruplardan Ensaruddin ile Tevhid ve Cihad hareketlerine mensup yüzlerce kişi, derin mağaraların da bulunduğu bölgedeki arazi şartlarından yararlanıyor. Uçaksavar silahları taşıyan direnişçiler, arabalarını, zeytin yağı sürüp üzerine kum atmak suretiyle casus uçaklarından kamufle ediyor. Silahlı gruplar içinde, Libya’dan, özellikle Bingazi ve Misrata kentlerinden gelen, savaş tecrübesi bulunan kişiler olduğu da gözleniyor.
“tek günahımız islami esaslara
dayalı bir yönetim istememiz”
Misratalı Ebu Muhammed Atiyyallah, ‘’Direnişçilerin çoğu ya zafer ya şahadet istiyor. Bize düşmanlarımız ne yapabilir ki! Hapsedilmemiz halvet, sürgün edilmemiz hicret, öldürülmemiz ise şahadettir. Onlara dünyayı bıraktık. Niçin bu mübarek bölgenin ruhunu teslim almak istiyorlar. Tek günahı İslami esaslara dayalı yönetim biçimini arzu etmesi...’’ dedi. Mali’de geçen yıl Ocak ayında ülkenin kuzeyinde başlayan isyan, Mart ayındaki askeri darbenin neden olduğu otorite boşluğuyla büyümüş, ülkenin yarıdan fazlası bağımsızlık yanlısı Müslüman kontrolüne girmişti. Suriye’ye karşı sessiz kalan BM Güvenlik Konseyi, Fransa’nın da yoğun çabaları sonucu Afrika ülkelerinin ortak askeri gücünün kuzeydeki gruplara müdahale etmesi için yetki vermişti. Ancak Eylül ayında yapılması beklenen müdahaleden önce Mali hükümetinin çağrısı üzerine Fransa, 12 Ocak’ta hava saldırılarına başladı. Mali ordusuyla birlikte düzenlenen saldırılar sonucunda, daha önce silahlı grupların denetiminde olan kuzeydeki Gao, Timbuktu ve Kidal şehirleri geri alınmıştı. Mali’nin kuzeyinde hakimiyet kuran en büyük üç silahlı grup Ensaruddin, Tevhid ve Cihad Hareketi ve Mağrib El Kaidesi, ülkede İslami bir yönetim kurulmasını istiyor.
Fransa’nın hava ve kara harekatı ile kuzeydeki Müslüman silahlı gruplara yönelik başlattığı operasyonların ardından Mali’nin kuzeyine en yakın bölgeye giden AA ekibi, Mali’deki çatışmalardan kaçan sığınmacıları görüntüledi. Malili sığınmacılar, Mali’de güvenlik sıkıntısı ve Fransız destekli Mali ordusunun uygulamalarından endişe ettiklerini ifade ederken, Fransa uçaklarından korktukları için de birkaç saatlik yolu bir haftada katettiklerini belirtiyor.
Siyonist İşgalci’den Fransa’ya ‘’Mali’’ övgüsü
İşgalci-terör devleti İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, işgalci Fransa’nın Mali’nin Müslüman gruplara karşı yürüttüğü mücadeleye destek için birlik göndermesini memnuniyetle karşıladı. Barak, 49. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı’nda katıldığı panelde, Fransa’yı Mali konusunda aldığı hızlı karardan dolayı kutladı ve bu kararın ‘’diğerleri için caydırıcı’’ olacağını belirtti. Barak, ‘’Fransa lideri sadece ne yapılması gerektiğini incelemekle kalmadı, bunun da ötesine geçerek gerekeni yaptı’’ ifadesini kullandı. Fransa, 3 hafta önce Mali’deki Müslüman silahlı grupları bertaraf etmek için askeri operasyon başlatmış ve yaklaşık 10 aydır Müslümanların kontrolünde bulunan kuzeydeki 3 kenti almıştı.