AKİT MENÜ

Gündem

Depreme karşı kentsel dönüşüme hızla devam

Marmara Depremi’nin yıldönümünde gazetemize konuşan Sakarya Müteahhitler Birliği Başkanı ve Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Murat Bayrak, “Eski binalar için yapılan bir şey yok. 5 katlı binanı yık, üç katlı yeni bina yap dendiğinde kimse buna gönüllü olmuyor. Sadece envanteri biliniyor ve dönüşüm yapılması bekleniyor” dedi.

Güncelleme Tarihi:

Marmara başta olmak üzere tüm Türkiye’nin hafızasında  17 Ağustos 1999’da meydana gelen 7.5 büyüklüğündeki deprem hâlâ tazeliğini koruyor.  Resmi raporlara göre, 17 bin 480 ölüm, 23 bin 781 yaralı vardı. 505 kişi sakat kaldı. 285 bin 211 konut, 42 bin 902 işyeri hasar gördü. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50 bin ölüm, ağır-hafif 100 bine yakın yaralı vardı. Yaklaşık 16 milyon insan, depremden değişik düzeylerde etkilendi. Biz de depremin 18’inci yıldönümünde, ismini deprem analizleriyle sıkça duyduğumuz Sakarya Müteahhitler Birliği Başkanı ve Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Murat Bayrak ile depremi, Sakarya’yı, bu konuda yapılanları ve yapılması gerekenleri konuştuk…

Tarihin en büyük depremlerinden biri olan 17 Ağustos’un yıldönümündeyiz. Klasik bir soru olacak ama 18 yılda ne değişti?

17 Ağustos 1999’da asrın felaketi olarak adlandırılan Marmara Depremi binlerce insanımızın hayatını kaybettiği büyük bir felakettir. Depremden dersler çıkarıldı. Ancak halen depremin izlerinin tam olarak silinmediğini görüyoruz. Sakarya’da orta hasarlı diye adlandırılan hasar durumu tam olarak tespit edilemeyen binalar mevcut. Yüzlerce 4 veya 5 katlı binada binlerce insanımız yaşıyor. Yıkılmayan, yıkılamayan binalar için hak sahiplerinin mağdur olmayacağı bir düzenlemeye ihtiyaç var.

17 Ağustos depreminin üzerinden geçen 18 yıl bizlere şunu da gösterdi. 17 Ağustos 1999’da depremde ağır hasar görmüş Sakarya’nın yalnızlığını. Van ve sonrasında deprem yaşayan kentlerin yarasının ne kadar hızlı sarıldığına tanıklık ettik. 99 Marmara depreminde hükümet depremzedenin yanında değildi. Sonrasında gördük ki hükümetlerin tavrı yaşanan felaketin acısını hafifletiyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Van depreminde Başbakanımızdı. O gece Van’a devletin sıcak eli uzandı. 99 depreminde uzunca bir süre yardım uzatacak bir el bekledik. 

O korkunç gecede neredeydiniz?

17 Ağustos’u kendi yaptığımız 4 katlı apartmanın en üst katında yaşadım. Sakarya’nın merkez ilçesi Adapazarı’nda ki apartmanımızda, evde tek başıma uyurken yakalandım depreme. Beşik gibi bir sallantıyla uyandım.

ALLAH BÖYLE FELAKETLER YAŞATMASIN

Peki, yine o geceye dönersek… Neler hatırlıyorsunuz?

Benim dışımda ki herkes yazlıktaydı.  Evde tek başımaydım. Aşırı sarsan bir sallantıyla uyandım. Önce rüya olduğunu falan düşündüm. Kalkmaya çalışırken yatak odamda ki gardrop devrilmiş kafamı ona çarptım. Çarpmanın etkisiyle daha çabuk uyandım diyebilirim. Camdan baktım neler oluyor diye. Alt katta ki kiracım, hemen yanıbaşımızda ki tek katlı binanın çatısında ve eşinden çocukları camdan atmasını istiyor. Panik halinde camdan atlayan insanların yakınlarını kurtarmak için neler yaptıklarına tanık oldum. Allah bir daha böyle felaketler yaşatmasın.

HERKES KAFASINA GÖRE BİNA YAPIYORDU

17 Ağustos ve 12 Kasım Marmara depremlerinde bunca bina neden yıkıldı? Tespit ettiğiniz eksiklikler neydi?

Denetimsizlik, herkesin kafasına göre bina imal etmesi diye özetlenebilir. Herkes kendine göre malzeme veya dayanıklılık kriterleri belirleyerek binalar inşa ediyordu. Yapı denetim, zemin etüdü veya bilimsel verilerle hazırlanan bir standart yoktu. Müteahhit vicdanıyla orantılı demir, çimento kullanıyordu. Mülk sahibi kendi bütçesine göre harcına çimento katıyordu. Bütün bunların yanı sıra denetimsizlikten, binaların kirişleri kesilip güzel dükkanlar oluşturuluyordu. Binalar kanunla, yönetmelikle belirlenen metodlara göre değil, müteahhidin veya mal sahibinin belirlediği kriterlere göre yapılıyordu. Hangi binada ne kadar demir, hangi cins demir kullanılacağına veya hazır beton olmadığından kum ile çimentonun hangi oranda karılacağına yapan karar veriyordu.

Depremler, önceden tespit edilebilir mi?

Depremin önceden bilinip bilinmeyeceği konusunda bir yorumda bulunmam doğru olmaz. Birincisi Allah’ın takdiridir afetler. İkincisi bu konuyu araştırması gerekenler bilim insanlarıdır. İşinin ehli olan insanların bu konularda konuşmasının daha doğru olacağı kanısındayım.  Belirli büyüklükteki bir depremin ne zaman olacağını söylemek oldukça güçtür diye düşünüyorum. Ancak buradaki güçlük, bu depremin oluşma zamanı ile bu tür habercilerin görünmeye başladığı zaman süresidir. Belli matematik işlemleri ile tahmini bir süre verilebilir. Belirtmek isterim ki bu mevzuyu bilim insanları değerlendirmeli fikrinde ısrarcıyım.

DEPREME NE KADAR HAZIRLIKLIYIZ?

Bodrum’da son zamanlarda yaşanan depremler ve İstanbul’da yaşanacak büyük depremin yakınlaştığı iddialar hakkında ne söyleyeceksiniz?

Geçmişten günümüze meydana gelen depremlere baktığımızda sürenin daraldığı söylenebilir. Sakarya 1948, 1967 ve 1999 depremlerini yaşamış. Yani 20-30 yıl aralığında periyodik depremlerin olduğu görülüyor. Buradan bakarsak depremin yaklaştığını söyleyebiliriz.

Depremin yaklaşıp yaklaşmadığından ziyade depreme ne kadar hazırlıklıyız bunu da tartışmamız lazım.

Riskleri aza indirmek için neler yapılması gerekiyor?

Ülkemizde 2000 yılından önce yapılan binaların rastgele yapıldığını, herkesin kendi belirlediği standartlara göre imalatlar yaptığı gerçeğinden hareketle ciddi dönüşüme ihtiyaç var. Depremi iliklerine kadar yaşamış Sakarya’da deprem yönetmeliğine uygun 3 katlı binalar üretiyoruz. Kontrol edilen ve standardı yüksek binalar. Ancak depremi yaşamış çok katlı binalar yanı başımızda duruyor. Bu durumun düzeltilmesi lazım.

MUHAMMED UZUN 

Yorumlara Git

Yobaz kadına gözaltı kararı! Sosyal medyada ‘kapalılar imha edilsin’ alçaklığı

Genelev sokağından alıp Abdülhamid Han’ın saray bahçesine diktiler! Hayasız kadın heykeli kaldırılsın!

‘Kibirli insanı gözünün ucuyla yakalar’! Gökçek Erdoğan’ın ilginç özelliğini açıkladı

ABD'nin Lübnan'dan çık demesi "an meselesi" Aynı tastan beslenenler birbirlerine düştü!

AK Parti’ye akın var! 5’i CHP’li 6 belediye başkanı daha yarın AK Parti’ye geçiyor