AKİT MENÜ

Gündem

Son kan torbası

4,5 yılı aşkın bir süredir kuşatma altındaki Şam’ın Doğu Gûta bölgesinde yaşanan insanlık dramına bire bir şahitlik eden Dr. Hüsâm Adnân, kısıtlı imkanlarla tıbbi destek vermeye çalıştıklarını belirterek, tüyleri diken diken eden bir anısını paylaştı.

Ömer Faruk Şahin/Ankara- 4,5 yılı aşkın bir süredir kuşatma altındaki Şam’ın Doğu Gûta bölgesinde yaşanan insanlık dramına bire bir şahitlik eden Dr. Hüsâm Adnân, kısıtlı imkanlarla tıbbi destek vermeye çalıştıklarını belirterek, tüyleri diken diken eden bir anısını paylaştı.

 “AĞIR YARALI OLANLARI TEDAVİ EDEMEDİK”

Suriye’de 7 yıldır devam eden iç savaşta birçok insanın tekrar hayata tutunmasına sebep olan doktorlara önderlik eden Dr. Husâm Adnan, yaşanan insanlık dramını Akit’e anlattı. Kuşatma altındaki Doğu Gûta’nın Dûma beldesinde tıbbi destek veren kalp ve göğüs doktorlarından oluşan bir grup doktora başkanlık eden Dr. Husâm, başından geçen ve tüyleri diken diken eden bir olayı gözler önüne serdi. Gûta’nın geçirdiği en şiddetli kuşatma günlerinde yaşanan olayı nakleden Adnan, “Şiddetli çatışmalar bizleri izlemiş olduğumuz tıbbî siyasetimizi değiştirmeye mecbur bırakmıştı. Sadece hastalık durumu en ağır olanların tedavisiyle yetinmeye ve sezeryan vâkâlarında serum kullanımını durdurmaya başladık.

Tüm bunlar ilaç, serum ve kan torbalarının çok kısıtlı sayıda bulunması sebebiyle idi.

Hastanemizde 12 kan torbasından başkasına sahip değildik. Üzerinde görüş birliğine vardığımız katı karar, kurtulma ümidi zayıf olan ağır yaralıların durumlarını bırakmaktı. Bunun nedeni elimizde kalan çok sınırlı sayıdaki kan torbalarını boşa harcamamak ve yaşaması mümkün olan diğer yaralılara kan kaybını telâfi etmek için fırsat sağlamaktı” diye konuştu.  

 “SİZ DE BENİM GİBİ Mİ DÜŞÜNÜYORSUNUZ?”

Alınan kararın ardından ağır yaralı bir çocuğun hastaneye geldiğini belirten Adnan, “1 saat geçmemişti ki karşımızda yaşı 14’ü geçmeyen mayın patlaması sebebiyle yaralanmış bir çocuk bulduk. Yarası çok derin ve ağırdı. Elimizde kalan kan stoğu ile kan torbalarının büyük çoğunluğuna ihtiyacı vardı. Birbirimizin gözlerine baktık ve  onu öylece terk etmeye karar verdik. Çünkü kurtulma imkanı çok azdı. Odamıza döndüğümüzde bir süre sonra, bir doktor “Siz de benim düşündüğümü mü düşünüyorsunuz?” şeklinde bir soru sordu ve herkes bir ağızdan “Evet” dedi. Hemen hepimiz ameliyatlara indik. Elimizdeki tüm kan torbalarını tükettik. Ve çocuk ellerimizin arasında şehit oldu. İşte o gün rıza duygusunu iliklerime kadar hissettim, cömert olan Allah katında mutlaka bir karşılığının olduğu yakinen gördüm. Ve inanın bana ertesi sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte Gûta’dan bir kardeşimiz elinde 40 kan torbası ile odamızın kapısını çaldı. Emâneti zâyi etmediğimiz için ve Allah’ın bize en sıkıntılı daraldığımız anlarda bir çıkış-kurtuluş göndermesinden dolayı Rabbime hamdettim” ifadelerini kullandı.

 “İMTİHANIN SON ANLARINDAYIZ”

Türkiye’de, Şam Kardeşlik ve Yardımlaşma Derneği ile birlikte çalışan Dr. Hüsâm Adnân, “Emaneti zâyi etmediğimiz için ve Allah’ın bize en sıkıntılı daraldığımız anlarda bir kurtuluş göndermesinden dolayı Rabbime hamd ettim. Bugün sahip olduğunuz tüm gücünüzü ve imkanlarınızı ortaya koyun. Fedakârlık yapın, elinizdekileri sunun! Zira bizler tam olarak o imtihanın son anlarındayız” şeklinde konuştu.

 

 

Yorumlara Git

Katil İsrail'den kademeli soykırım! Filistinlileri hedef aldılar

Trump'ın istediği oldu! Ülkenin yeni lideri belli oldu

Katar'da gaz tesisinde yangın! Patlamanın nedeni açıklandı

Utanmasa "İstanbul'u da o fethetti" diyecek! Ekrem'in trolü Nasuh Bektaş motoru yaktı

Katil Netanyahu kılıf hazırladı! "Gelecekteki düşüşe zemin hazırlıyoruz"