Gündem
Mescid-i Aksa için tek umut Türkiye
Prof. Dr. Abdulfettah el-Awaisi, “Ümmet için, Beytülmakdis için, Mescid-i Aksa için tek umut olarak Türkiye kaldı.” dedi.
Dünya Müslümanlarının hamisi konumundaki Türkiye, her anlamda umut olmaya devam ediyor… Filistin, Suriye, Irak, Bosna ve Afrika ve Arakan’daki Müslümanların savunucusu ve sesi konumundaki Türkiye’den beklentiler çok fazla. Beytülmakdis Çalışmaları Vakfı Başkanı ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulfettah el-Awaisi, Türkiye’nin bölge için umut olduğunu söyledi. El-Awaisi, Beytülmakdis’in bir şehir olmadığını vurgulayarak, “Beytülmakdis, Hazreti Peygamber’in kullanmış olduğu bir terimdir. Hadislere baktığımızda Hazreti Peygamber, hiçbir zaman Kudüs ya da Jerusalem kelimesini kullanmamış aksine Beytülmakdis terimini kullanmıştır. Beytülmakdis, Abdullah bin Ömer’in de ifade ettiği gibi sınırları Mekke sınırları gibi kutsal olan coğrafi bir bölgedir” diye konuştu.
BEYTÜLMAKDİS BEREKET DAİRELERİ TEORİSİ
El-Awaisi, şöyle devam etti: “Batı kaynaklı çok sayıda teori mevcut, ancak bu teorilerin hiçbiri İslam’a ve Müslümanlara yarar sağlamıyor. Beytülmakdis Bereket Daireleri Teorisi olarak isimlendirdiğimiz yeni teori, Mescid-i Aksa’da ve Beytülmakdis’te meydana gelen olayları anlamada bizlere yardımcı oluyor. Ayrıca bu teori ile geleceğe dair tahminlerde bulunabiliyor, Beytülmakdis’in özgürlüğünde rol oynayacak devletler arasındaki ilişkiyi okuyabiliyoruz. Teori 3 daireden oluşuyor. Haritanın merkezinde birinci dairede Beytülmakdis yer alıyor. Mescid-i Aksa bereket merkezinin merkezi. İkinci dairede Mısır, Biladüşşam (Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün) ve Kıbrıs var. Üçüncü daire de Doğu İslam ülkelerini (Hicaz, Türkiye, Irak, Libya’nın büyük bir kısmı, Mısır) kapsıyor. Mısır, zayıf olursa tüm Arap bölgesi de zayıf olacak. Bu yüzden Mısır’da gerçekleşen askeri darbe ve Suriye’nin tamamen yok edilmek istenmesinin hedefindeki amaç, işgalci siyonistlerin bölgedeki varlığını koruması. Kıbrıs, ikinci dairenin, yani mübarek toprakların bir parçasıdır. Kıbrıs, stratejik konumuyla Beytülmakdis için önemlidir. Orayı korumamız gerekiyor.”
Türkiye’nin, Beytülmakdis Bereket Daireleri teorisinin üçüncü dairesinde yer aldığını dile getiren Awaisi, “Mekke ile İstanbul aynı bereket dairesi üzerinde yer almaktadır. Aynı zamanda Beytülmakdis ile İstanbul arasındaki mesafe Beytülmakdis ile Mekke arasındaki mesafeye eşittir. Beytülmakdis ile Ankara arasındaki mesafe, Beytülmakdis ile Medine arasındaki mesafeye eşittir” dedi.
BEYTÜLMAKDİS’E HÜKMEDEN DÜNYAYA HÜKMEDER
Jeopolitik açıdan Beytülmakdis’in özgürlüğünde Türkiye’nin de büyük bir rolü olacağını dile getiren Awaisi, “Eğer fetih hareketinde Türkiye’nin rolünden bahsediyorsak güçlü bir Türkiye’yi kastetmek zorundayız. Zayıf bir Türkiye’nin Mescid-i Aksa ve Beytülmakdis'e yararı dokunmayacaktır. Bölgeye bir göz atalım, Mısır’da askeri darbe oldu. Irak işgal altında. Suriye neredeyse yok edildi. Teoride adı geçen 4 temel devlet, beklentileri karşılayamaz durumda. Bölgede ümmet için, Beytülmakdis için, Mescid-i Aksa için tek umut olarak Türkiye kaldı. Bu yüzden Türkiye’nin güçlü bir devlet olması için içeriden ve dışarıdan ekonomik, sosyal, siyasi ve askeri alanlarda her türlü desteğin sağlanması gerekiyor. Eğer Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü ise istediğimiz, güçlü bir Türkiye’ye ihtiyacımız var” dedi.
Jeopolitik açıdan Beytülmakdis örneği için ortaya koyduğu bu yeni teoriyi özetleyen Awaisi, “Bereket merkezine ulaşan kişi dünyaya hükmeder ve uluslararası bir liderliğe/egemenliğe sahip olur. Bir başka ifadeyle Beytülmakdis’e hükmeden kimse dünyaya hükmeder. Dünya liderliğinin merkezi ve atan kalbi Beytülmakdis’tir” diye konuştu.
İSLÂM ÂLEMİNİN MESELESİ
Awaisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da üzerinde durduğu gibi, Mescid-i Aksa’nın sadece Filistinlilerin veya sadece Arapların değil, tüm İslam aleminin meselesi olduğunu vurguladı.