AKİT MENÜ

Gündem

Bir gazetecinin gözünden Beştepe Külliyesi

İlk kez Beştepe Külliyesi'ne giden gazeteci Fatih Altaylı, izlenimini okurlarıyla paylaştı.

İşte Fatih Altaylı'nın o ifadeleri:

29 Ekim kutlamaları, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ya da “Beştepe Külliyesi”ni hayatımda ilk kez görmeme vesile oldu.

Gerçi 30 Ağustos’ta aynı yerde yapılan kutlamaya da davetliydim ama gidememiştim.

Bu kez gittim.

Bizim gazetenin yıllar önce aldığımız Ankara Bürosu’na 500 metre mesafedeki Beştepe’ye gitmek 1 dakika falan sürdü.

Ancak güvenlik ve davetiye kontrolü derken kapıda bir 20 dakika falan geçti.

Araçlar misafirleri Külliye’nin misafir girişinde bırakıyor, sonra kendilerine ayrılan otoparka yollanıyor.

Otomobilden indiğim anda kapıda bekleyen dönemin moda rengi turkuaz üniformalı Cumhurbaşkanlığı Bandosu’nun bir marş çalmaya başlaması çok hoşuma gitti.

Hiç böyle karşılanmamıştım.

Ancak konunun benimle alakası yokmuş, biraz geç de olsa anladım.

TELEFONYER

Güvenlikten geçtikten sonra vestiyere davet edildim.

“Paltom yok” dedim.

Meğer vestiyer vestiyer değil, “telefonyer” miş.

İçeri girerken cep telefonlarımızı bırakmak gerekiyormuş.

Telefonu alan görevliye, “Hay Allah, Cumhurbaşkanı ile selfie yapacaktım” dedim.

Pek gülmedi. Hatta tebessüm bile etmedi. Onun yerine bana telefonu geri alabilmem için bir kart verdi.

Oradan davetin düzenlendiği salona doğru yürüdük.

İtiraf etmeliyim, Beştepe gayet güzel bir yer olmuş.

Dekorasyon, mimari, imalat kalitesi, renkler falan gayet güzel.

Benim zevkime göre değil ama kendi içinde zevkli ve hoş olmuş.

Salonun hemen girişinde Cumhurbaşkanı’nın konuşma yapacağı alan kordonlarla ayrılmış ve merdivenin altında bir kürsü.

İŞADAMLARI DİZİLMİŞ

Kordonların arkasında ise Cumhurbaşkanı’nın gelmesini bekleyen ciddi bir kalabalık.

Kürsünün karşısındaki Cumhurbaşkanı’nın bakacağı yere işadamları ve sanatçılar hemen konuşlanmışlar.

Arkada ise yaklaşık bin kişilik yoğun bir kalabalık. Allah’tan tavanlar yüksek de insan boğulmuyor.

Ama durun, önce bir Beştepe Külliyesi’ni anlatayım.

KÜLLİYE GİBİ KÜLLİYE

Külliye dedikleri şey basbayağı bir mahalle. Mahalle demek bile hafif kalır, neredeyse bir semt.

Devasa.

Allah var, çok güzel görünüyor.

Bir köşesinde klasik üslupta, çok da büyük olmayan bir cami.

Onun yanında bir kültür merkezi.

Araya bir yere dev bir kütüphane binası yapılıyor.

Bahçe duvarlarından binanın ve bahçenin aydınlatmasına kadar gayet güzel yapılmış.

Heybetli ama kaba saba değil.

Salonun sol giriş kısmındaki bir başka salonda kimi Osmanlı eserlerinin ve Cumhuriyet eserlerinin sergilendiği makul ölçüde bir sergi alanı yapılmış.

Bunların bir bölümü Atatürk zamanında Çankaya Köşkü’ne alınmış veya götürülmüş eserler, bazıları da sonradan getirilmiş.

Eğer referandumdan “Hayır” çıksa idi, bu Külliye gereksiz bir hal alabilirdi.

Sembolik bir Cumhurbaşkanlığı için, gereksiz ölçülerde ve büyüklükte bir yer.

Ama başkanlık sistemi sonrasında devlet yönetiminin merkezi olacağı düşünülürse, boyutları kabul edilebilir ölçülerde.

Yorumlara Git

AK Partili isimden mahalli idareler için dikkat çeken çağrı: “Kapsamlı bir yerel yönetimler reformuna ihtiyaç var”

Kırıkkale'de mühimmat deposunda patlama

İran duyurdu: Böyle bir zorunluluğumuz yok

Siz sorun SGK Uzmanı Murat Özdamar cevaplasın Emekli adaylarının merak ettiği soru cevap buldu

CHP’li Öztürkmen’den bir flaş ifşaat daha! “Bazı CHP’li vekiller linç edilmekten korktuğu için Özel’in yanındaymış gibi görünüyor”