Gündem
Dikkat çeken iddia: İçerideki FETÖ'cüleri...
Ahmet Kekeç, FETÖ tutuklusu Levent Türkkan’ın verdiği tutarsız ifadelerinden yola çıkarak, içerideki FETÖ’cüleri yöneten bir mekanizmanın olduğunu söyledi.
Gazeteci Ahmet Kekeç, darbe girişimi gecesi Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı silahla etkisiz hale getiren yaver Levent Türkkan’ın verdiği tutarsız ifadelerinden yola çıkarak, içerideki FETÖ’cüleri yöneten bir mekanizmanın olduğunu söyledi.
Levent Türkkan’ın emniyetteki, “1989 yılında Işıklar Askeri Lisesi'nin sınavlarına girdim. Sınavı kendi bilgilerimle kazanacağımdan emindim, cemaatteki abilerim de emindi. Fakat yine de bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel paşayı dinleme cihazıyla sürekli dinliyordum. Haftada bir dolan cihazı cemaat abime teslim ediyordum, boş olanları alıyordum. Arada sırada Genelkurmay Başkanının odasında dinleme cihazı araması yapılıyordu. Doğal olarak ben bu aramanın ne zaman yapılacağını bildiğim için cihazı koymuyordum. Darbe yapılacağını 14 Temmuz 2016 Perşembe günü Albay Orhan Yıkılkan'dan öğrendim. Beni sigara içmek için dışarı çağırdı. Görevimin Hulusi Paşa'yı etkisiz hale getirmek olduğunu söyledi. Görevi sorgulamadan kabul ettim. Genelkurmay Proje Yönetim Daire Başkanı Mehmet Dişli darbe teşebbüsü başladığında ilk önce Hulusi Akar Paşa'nın odasına tek başına gideceğini, onun kabul etmesi halinde darbe faaliyetinin başına geçirileceğini bize söyledi. Hulusi Akar Paşa teklifi kabul etmezse ben ve ekibim etkisiz hale getirecektik. Bu konuda eski Özel Kalem Müdürü Ramazan Gözel ve yeni Özel Kalem Müdürü Yarbay Hakan Öcal'ın bana yardım edeceğini söylediler. Özel Kuvvetler’den gelen personel Hulusi Akar Paşa'yı alıp götürecekti. Bombaların patladığını, sivil halkın zarar gördüğünü öğrenince pişman olmaya başladım. Yapılanlar katliam gibiydi. Benim Allah rızası için çalıştığını düşündüğüm cemaatin girişimiyle oluyordu bunlar. Sabah saat 09.00 sıralarında karargâhtaki koridor darbeye iştirak edenlerle dolup taştı. Herkes aralarında ‘başarısız olduk, teslim oluyoruz’ diye konuşuyordu. Samimi olarak pişmanım. Sadece darbeye iştirak etmekten değil, Fetullah Gülen cemaati mensubu olmaktan dolayı da çok pişmanım. Tüm bildiklerimi anlattım. Özellikle Emniyetteki sorgu sırasında bu şeyleri söylemeye ikna edilmediğimi belirtmek istiyorum.” İfadelerine yer veren Kekeç, Türkkan’ın mahkemede ise kıvırdığını söyledi.
Türkkan’ın mahkemede, “Yaşadıklarımı kelimelerle ifade edemem. Her şey hayal âleminde gibiydi, bana bir şeyler içirildiğini düşünüyorum. Bilinci yerinde olmayan birine her şeyi söyletebilir, her belgeyi imzalatabilirler. Mahkeme huzurunda ifade vereceğim bugünü sabırsızlıkla bekledim.” dediğini belirten Kekeç, daha sonra ise ani bir kararla konuşmaktan vazgeçtiğini söyledi.
Kekeç, Türkkan’ın mahkeme huzurunda darbedeki rolünü inkar etmesinin sufle almış olma ihtimali yüksek göründüğünün işareti olduğunu ifade ederek, “Demek ki, ‘içeridekileri’ yöneten (yöneten ve FETÖ’yü koruyan) bir mekanizme var ve hâlâ faal...” dedi.