Medya
Diriliş Ertuğrul'daki gizemli örgüt
Türk tarihi boyunca önemli bir rol üstlenmiş olan gizli teşkilat ''İhtiyarlar heyeti'' ya da diğer adıyla ''Börü Budun'' Diriliş Ertuğrul'da da konu ediliyor.
Türkiye’de 7’den 70’e herkesin ilgiyle izlediği Diriliş 'Ertuğrul' dizisi efektleri, müzikleri ve aksiyon sahnelerinin yanı sıra tarihi gerçekliğe uygun bir şekilde yazılan senaryosu ile de başarılı bir yapım olarak ön plana çıkıyor.
Osmanlı Devletİ'nin kurucusı Osman Gazi’nin babası olan Ertuğrul bey dönemini neredeyse tüm gerçekliğiyle izleyiciye aktaran dizide yer alan karakterler ve gruplar da tarihte önemli bir yere sahip.
Dizide kayı obasına sonradan gelen ve daha sonradan kimlikleri henüz bilinmeyen gizli bir Türk teşkilatının üyesi olduğu anlaşılan 'Artuk bey', her zorlukta ve her dara düştüğünde Ertuğrul beye yol gösterici oluyordu.
Ertuğrul Gazi'yi gizli Türk teşkilatına götüren Artuk bey, dizinin son bölümde de 'Ak sakallılar'nin emri üzerine Ertuğrul beyin yokluğunda Kayı obasını bir ve diri tutmaya çaba gösterdi. Son bölümde Ertuğrul beyi köle tüccarının elinden kurtaran ekibin de bu gizli Türk teşkilatının mensubu oldukları anlaşılmıştı. Ertuğrul beyin adını sorduğu savaşçı ismini 'adsız' olarak açıklamış ve Ertuğrul beye bir takım gizli sorular sormuştu.
''DEVLETLER YIKIP DEVLETLER KURAN''
Ertuğrul beyin görüştüğü ve icazet aldığı bu gizli Türk teşkilatı, kuruluşu Türklerin Orta Asya tarihine kadar uzanan bir geçmişe sahip. Dizide sık sık tekrarlanan replikler arasında yer alan ve Artuk beyin haklarında ''Devletler yıkıp devletler kuran'' dediği bu gizli Türk teşkilatı tarihte 'Ak sakallılar' veya ‘Börü Budun’ olarak biliniyor.
TÜRK DEVLETLERİNİN EN BÜYÜK YARDIMCISI
Tarihte kurulmuş olan Türk devletleri zora düştüğü dönemlerde veya yıkılmak üzereyken daima bir çıkış yolu bulmuştur. Türklerin 'derin devleti' ve 'İstihbarat teşkilatı' diyebileceğimiz 'Börü Budun' gizli teşkilatının bu süreçlerde etkisinin büyük olduğu tahmin ediliyor. Kimi tasavvufi hareketlerde bu teşkilatı Hızır as’mın kurduğu ve halen onun yönettiği görüşü de var.
‘Börü Budun’ teşkilatının İslamiyet öncesi dönemde Çin ve komşu ülkelerde çeşitli ajanlık ve örgütlenmeler yapılması için kuruldu. Araştırmalara göre bu gizli teşkilat Göktürk hakanı Vezir Bilge Tonyukuk tarafından, İlteriş yani Kutluk Kağanın emriyle tahmini olarak 680’de kuruldu. Karşı ordular ve milletler hakkında çeşitli ajanlar kullanarak bilgi toplamak ve sabote etmek gibi işler için kullanılan bu örgütün her dönemde ana kademesinin toplamda 50 kişiye yakın oldukları söylenmekte.
Büyük Selçuk İmparatorluğunun kurulması da ‘Börü Budun’ üyesi olan subaşı Dukak'a verilen emir ile oğlu zeki ve etkileyici konuşmaları ile tanınan Selçuk Bey'in budun emrine alınması sonucu gerekli Türk Kavimlerinin desteği sağlanarak baş olması sonucunda gerçekleştirilmiştir.
Türk obalarının Anadolu’ya girişini ‘Börü Budun’ tarafından istihbarat ağıyla donatılmış ve Bizans ordusunda moral bozucu etkenler oluşturulmuş şekilde teslim alan Sultan Muhammed Alparslan sağlamıştır.
Alâeddin Keykubad zamanında devlet işlerinde etkili olduğu söylenen ‘Börü Budun’ teşkilatı bir çok dergah şeyhi, yönetici ve padişahın da üye bulunduğu gizli tarikatlar kurarak genişlemeye devam etmiştir.
Selçuklu Devleti’nin uç beyi Ertuğrul Gazi, tahminen doksan yaşında olduğu halde, 1288'de vefat ettiğinde, Osmanlı Beyliği; Karacadağ, Söğüt, Domaniç ve çevresinde 4800 kilometrekarelik mütevazı bir toprak parçasına sahipti.
Ertuğrul Bey'in vefatından sonra, uçtaki Oğuz aşiretlerinin ittifakıyla, Kayı boyundan olduğu için, Osman Bey ‘Börü budun’ yardımıyla hepsine baş olarak seçildi. Diğer Anadolu beyleri birbirleriyle uğraşırken Osman Bey bu teşkilatın desteği ve yol göstermesi ile, Bizans'la mücadele etti. Bu sayede, 1288'de Selçuklu sultanının gönderdiği hakimiyet alâmetlerini alan Osman Gazi, böylece kendi nüfuz bölgesini ve oradaki reayayı (halkı) Bizans'a ve komşu beylere karşı koruma mesuliyetini yüklenmiş oldu. Selçuklu Devleti'nin başsız kalması neticesinde daha serbest hareket etmeye başlayan Osman Gazi, bağımsızlığını ilan etti.
BEYLİKTEN CİHAN İMPARATORLUĞUNA...
Ertuğrul Gazi'nin, oğlu Osman Gazi'ye bıraktığı 4800 kilometrekarelik beylik, 43 yıl içinde, üç mislinden daha fazla büyüyerek 16000 kilometrekareye ulaştı. Orhan Gazi ise, babasından devraldığı devletini, altı kat daha büyüterek, 95 bin kilometrekareye çıkardı. Nihayet, Murad-ı Hüdâvendigâr, 1361-1389 yılları arasında, devletini beş misli daha büyüterek, 500 bin kilometrekareye yükseltti. Artık aşiretten beyliğe geçen Osmanlı Devleti, imparatorluk yolunda emin adımlarla ilerledi.
Selçuklu ve Osmanlı devletleri döneminde varlığını sürdüren bu yapılanmanın günümüzde de varlığını sürdürdüğüne dair söylentiler vardır. Ayrıca Kurt başlı sancak dünyanın en eski istihbarat ve haber alma teşkilatı olduğu düşünülen ‘Börü Budun’ için bir gelenek ve simge halini almıştır.
yeniakit.com.tr
İŞTE DİRİLİŞ'İN 97. BÖLÜM TANITIMI