AKİT MENÜ

Gündem

Sahte para üretmek ayrı piyasaya sürmek ayrı ceza

Yargıtay, sahte parayı üretmeyi ve piyasaya sürmeyi iki farklı suç olarak gördü ve iki farklı cezaya hükmetti.

Yargıtay, “sahte parayı” Antalya’da üretip, Ankara’da piyasaya süren sanığın iki ayrı suçu birbirinden bağımsız, ayrı suçları oluşturduğu gerekçesiyle hem Antalya’da hem de Ankara’da açılan davalarda yargılanarak ayrı ayrı cezalandırılmasına hükmetti.

Türkiye’de alışveriş günlerinin yoğun olduğu dönemlerde artan sahtecilik ve parada sahtecilik olaylarının önüne geçmek için Yargıtay’dan önemli bir karar çıktı. Yargıtay, sahte para üretmenin ayrı suç, piyasaya sürmenin ayrı bir suç olduğuna hükmetti.

Son yıllarda meydana gelen sahte para olaylarında, önceki yıllarda olduğu gibi sahte Türk Lirası, dolar ve Euro’ya göre daha çok piyasaya sürüldüğü tespit edildi. En çok piyasaya sürülen banknot değerinin Türk Lirası’nda ve ABD Doları’nda 100’lük, Euro’da ise 500’lük banknot olduğu belirlendi. Sahte paranın özellikle, bayramlar, yılbaşı ve sevgililer günü gibi alışverişin yoğun olduğu zaman ve yerlerde, vatandaşların dikkatsizliğinden faydalanılarak piyasaya sürüldüğü anlaşılıyor. Güvenlik güçlerinin raporlarına göre, ülkemizde piyasaya sürülen sahte yabancı paralar içerisinde ABD Doları miktarında artış meydana gelirken, sahte ABD Dolarlarının belirli bir kısmının yurtdışında üretilerek çeşitli yollardan ülkemize sokulduğu belirtiliyor. Raporlara göre sahte paranın yanı sıra, para değeri yüksek olan ve piyasada anında paraya çevrilebilecek, milli piyango bileti, şans oyunlarının kuponlar, çeşitli gramlarda sahte altın üretilerek piyasaya sürülüyor.

YARGILAMALAR MÜKERRER DEĞİL

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Türkiye’de sahte para üreten ve piyasaya süren bir sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına hükmetti. Daire, Antalya’da ürettiği parayı belli bir süre sonra Ankara’da piyasaya süren sanık hakkında, “Sahte para üretme” suçundan Antalya’da açılan davada, “Sahte parayı piyasaya sürme” suçundan da Ankara’da açılan davada yargılanması gerektiğini savundu. Yargılamanın mükerrer olmadığını belirten daire gerekçesinde, sanığın 07.03.2013 günü Antalya ilinde sahte para üretme eylemini gerçekleştirdikten sonra, 30.03.2013 tarihinde Ankara’ya gelerek sahte parayı piyasaya sürme suçunu işlediği bu nedenle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesiyle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldığına vurgu yaptı. Daire sanığın, Antalya ilinden sonra Ankara’ya geldiğini yeni bir ortamda daha rahat ve kolay hareket ederek, aranmadığı ve tanınmadığı düşüncesiyle yenilenen suç kastıyla eylemi gerçekleştirdiğine işaret etti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, “Bu nedenle her iki olay arasında zaman ve mekan farkı da gözetildiğinde, sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği bu itibarla sanığın Antalya ve Ankara’da farklı tarihlerde gerçekleştirdiği eylemlerin birbirinden bağımsız ayrı suçları oluşturduğu ve sanık hakkında açılmış bulunan mükerrer dava bulunmadığı anlaşılmıştır” dedi.

Yorumlara Git

Özdağ'ın Şeyh Said provokasyonu hukuk duvarına çarptı! AK Parti'li Fırat, maskesi düşenlerin acizliğini tek tek deşifre etti!

Sayıştay Başkanlığı koltuğuna yeniden Metin Yener seçildi

Tesettürlü kadına ahlaksız saldırı

Washington-Tel Aviv hattında ipler tamamen koptu: Trump ile katil Netanyahu arasında gerilim artıyor

İl binasına Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafını asıp ‘Hain’ yazdılar