Gündem
Cuntacılara darbe
1960, 1971, 1980 ve 1997’deki 28 Şubat darbelerinin alt yapısını oluşturan ve darbelere gerekçe olarak gösterilen TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi yeniden düzenleniyor. Düzenleme ile TSK’nın görevleri yeniden tanımlanırken, kışlanın siyasete karışması
HASAN ÖNAL/EROL METİN
TBMM BÜROSU
Hükümet, darbelerin gerekçesi olarak gösterilen TSK İç Hizmet Kanunu’nun 2. ve 35. maddelerini değiştirmek için yasal düzenleme yaptı. Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na göre darbelere yasal kılıf olarak kullanılan İç Hizmet Kanunu’nun 2. ve 35 maddesi değiştiriliyor. “Koruma ve kollama vazifesi” çıkarılırken “Savunma” görevi tanımlanıyor. Dün Meclis’e sunulan tasarı ile kışlaya siyaset karıştırılması kesin çizgilerle yasaklanıyor. Tasarının en önemli maddelerinden biri ise 28 Şubat darbecilerinin ülkenin tamamını kışlaya çevirmek için getirdikleri EMASYA Protokolü’nün en önemli dayanağı olan İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesinin d fıkrasını değiştiriyor. Buna göre olağanüstü durumlarda valilerin en yakın askeri birlikten istediği takviye askeri birliklerin görev ve sorumlulukları Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından değil Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.
DARBELERİN DAYANAĞI
MEVZUAT TEMİZLENİYOR
AK Parti’nin 2012 yılında 4. Büyük Genel Kurulu’nda deklare ettiği 63 maddelik demokratikleşme adımının en önemli ayağı olan “darbelerin dayandığı mevzuatın ayıklanması” için düğmeye basıldı. Yasal bir düzenleme ile darbecilerin gerekçelerini elinden alacak olan hükümet, demokrasi için de büyük bir adım attı. 12 Eylül darbesinin hayattaki iki mimarı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, yaptıkları darbeye gerekçe olarak İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesini göstermişlerdi. 28 Şubat’ta demokrasiye balans ayarı veren paşalar da diğer darbeciler gibi İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesine sığınmışlardı.
ASKERLİK TANIMI DEĞİŞİYOR
Hükümet darbecilerin en önemli kozu olan İç Hizmet Kanunu’nun 2. ve 35. maddesini ellerinden alacak. Tasarıya göre, kanunun 2. maddesindeki, “Askerlik: Türk vatanını, istiklal ve Cumhuriyetini korumak için harb sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir. Bu mükellefiyet özel kanunlarla vaz’olunur” askerlik tanımı, “Askerlik: Harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir” şeklinde değiştiriliyor. Yine 35. maddedeki “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır” şeklindeki Silahlı Kuvvetler’in vazife kapsamı, “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır” şeklinde düzenleniyor.
ASKER YURTDIŞINDAN GELECEK
TEHLİKELERE KARŞI GÖREV YAPACAK
Hükümetin sunduğu taslakta askerlik tanımından “Türk vatanını, istiklal ve Cumhuriyetini korumak” ifadesi çıkarılarak yalnızca profesyonel asker tanımı yapılıyor. 35. madde ile Silahlı Kuvvetler’in görevleri arasında “Korumak ve kollamak” ifadesi çıkarılırken “savunma” ifadesi getiriliyor. Savunmaya da bir çerçeve belirleyen tasarı savunmanın ancak “Yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere” karşı yapılacağı hüküm altına alınıyor. Tasarı ile “Tezkere” düzenlemesi de yer alıyor ve “Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır” değişikliği getiriliyor.
EMASYA’NIN DAYANAĞI DEĞİŞTİRİLİYOR
28 Şubat’ta Türkiye’nin tamamında askere geniş yetkiler veren İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan EMASYA Protokolü’nün en önemli dayanak noktası olan İl İdaresi Kanunun 11. maddesinin d fıkrasında da değişiklik yapılıyor. Valilerin bir ildeki olağanüstü durumda en yakın askeri (kara, deniz veya hava) birliklerinden destek veya takviye istemesini düzenleyen “Birden fazla ili içine alan olaylarda ilgili valilerin isteği üzerine aynı veya farklı askeri birlik komutanlarından kuvvet tahsis edilmesi durumunda iller veya kuvvetler arasında işbirliği, koordinasyon, kuvvet kaydırması, emir komuta ilişkileri ve gerekli görülen diğer hususlar yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslara göre yürütülür” şeklindeki 11. maddenin 2. paragrafının 26. cümlesindeki “İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı” ifadesi “Bakanlar Kurulu” şeklinde değiştiriliyor.
SİLAHLI KUVVETLER
MENSUPLARINA SİYASET YASAĞI
Hükümetin taslağında önemli bir değişiklik ise TSK’nın her türlü siyasi akımların uzak durması yönünde olacak. İç Hizmet Kanunu’nun silahlı kuvvetler personelinin siyasetle ilişkisini düzenleyen 43. maddesindeki muğlaklık gideriliyor. Maddenin ilk cümlesindeki, “Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışında ve üstündedir” ifadesi, “Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları siyasi faaliyette bulunamaz” şeklinde değiştiriliyor.
MADALYANIN KİME VERİLECEĞİ
YENİDEN DÜZENLENİYOR
35 Maddelik, Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nda madalya ve nişana hak kazananın ölmesi durumunda bunların kime verileceği de yeniden düzenleniyor. Buna göre “Madalya ve nişanlar hak edenin ölmesi halinde, bu madalya ve nişanlar kendileri tarafından mirasçılarından birine bırakılmamış ise, en büyüklerinden başlamak üzere erkek çocuklarına, yoksa kız çocuklarına, çocukları yoksa babasına, o da yoksa annesine, baba ve annenin boşanmış olduğu durumlarda çocuğun velayeti kimde ise ona, anne ve babanın olmadığı durumda eşine, eşinin de yokluğu halinde Medeni Kanun hükümlerine göre kanuni mirasçılarına intikal eder” hükmü getiriliyor.
İLK İŞARET BOZDAĞ’DAN GELDİ
Darbe mevzuatının ayıklanması ile ilgili ilk açıklama Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’dan geldi. Bozdağ, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinde düzenleme öngören tasarının Meclis Başkanlığı’na sunulacağını söyledi. TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi ile ilgili bir soru üzerine bu konudaki çalışmada sona gelindiğini söyledi. Bozdağ, “Bu çalışmalarda son noktaya gelinmiştir. Paket bugün Meclis Başkanlığı’na tasarı olarak sunulacaktır” dedi.