Aktüel
Mahremiyet ihlali can alıyor
Mahremiyet sebebiyle tedavinin yarım bırakılması, hastalarda çok ciddi sağlık sorunlarına sebeb oluyor.
DEVRİM YAPILDI, ‘MAHREMİYET’TE BOŞLUKLAR KALDI
AK Parti iktidarında sağlık alanında çok ciddi adımlar atıldı. Parası olmayanların hastanelerde rehin alındığı dönemler tarihe karıştı. Kamu hastaneleri tek çatı aaltında birleştirilerek 37 milyon SSK’lının kamu hastanelerinden hizmet almasına imkan verildi. Hastane kuyrukları tarih oldu. Modern, düzenli ve konforlu hastaneler inşa edildi. Sağlık kuruluşları son teknoloji ürünleriyle donatıldı. Şehir hastaneleri ile Türkiye sağlık alanında çağ atladı. Doktor görmeyen en ücra köşelerde bile artık uzman doktorlar hizmet veriyor... Saymakla bitirilemeyecek bu hizmetlere 2012 yılında eklenen “sağlıkta mahremiyet kuralları” olumlu karşılansa da yetersiz kalıyor. Mamografi, röntgen ve ultrason gibi birimlerdeki mahremiyet sorunları, şikayet konusu oluyor.
MAMOGRAFİ VE ULTRASONDA TERCİH HAKKI YOK
Hasta mahremiyetini zedeleyen vakalar birçok örnekle sıralanıyor. 18 yaşında genç bir kızın göğüs kanseri şüphesiyle tedavi göreceği doktor konusunda tercih hakkı kendisindeyken, aynı genç kız, teşhis için göğüs ultrasonu yada mamografi çektirmek zorunda kaldığında ise teknisyeni kendisi seçemiyor. Aynı sorun kalp rahatsızlıklarında da yaşanıyor. Aynı şekilde kadın bir hasta, erkek ürolog tarafından muayene edilmeyi tercih etmeme hakkına sahipken, röntgen çektirme konusunda bu hakkı elde edemiyor. Mahremiyet ihlali nedeniyle hastalar büyük mağduriyetler yaşıyor. Bazı hastalar bu nedenle tedavi sürecini sonlandırıyor. Tedavinin yarım bırakılması, hastalarda çok ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor.
‘EN AZ BİR’ ZORUNLULUĞUYLA SORUN ÇÖZÜLÜR
Hasta mahremiyetini ihlal eden bu sorunun çözümü için BİMER ve CİMER’e çok sayıda şikayet mektubu ulaştırılıyor. Konuya ilişkin Hadiye Küçükyılmaz adlı vatandaşın yetkililere aktardığı şikayet mektubunda sorunun çözümüne ilişkin de formüller sunuluyor. “Sağlık alanındaki zor konuların başarılmasına rağmen çok basit, kolayca giderilebilecek bazı sorunların varlığı bunca yapılan güzel hizmetlere adeta gölge düşürüyor” ifadelerinin yer aldığı Küçükyılmaz’ın mektubunda, şöyle deniliyor:
“Mamografi, röntgen, ultrason vb. birimlerinde 40-50 yaşlarındaki kadın, oğlu yaşındaki erkek görevlilere en mahrem yerlerini göstermek zorunda kalıyor. Bu bölümlerde çalışan teknisyenlerin istihdamında her hastanede farklı cinsiyette hem erkek, hem bayan görevli/görevliler istihdam edildiğinde sorun biter. Yani ‘A’ hastanesinde 2 erkek görevli, ‘B’ hastanesinde 2 bayan görevli yerine, ‘A’ ve ‘B’ hastanelerindeki görevlilerin birer tanesi yer değiştirdiğinde her iki hastanede de hem erkek, hem bayan görevli bulunmuş olur ve sorunlar ortadan kalkar. Yani her sağlık merkezinde en az bir erkek ve bir kadın teknisyen bulundurulması zorunlu kılınmalı. Sırf bu yüzden hastaneye gitmeyen, ultrason, momografi vs. çektirmeyen hanım hastalarımızın vebaline girilmesin. Yetkililerimizin bu sorunu ivedilikle çözeceklerine inancımız tamdır.”
FARUK ARSLAN