Siyaset
Türkiye niçin Ortadoğu’nun Japonya’sı veya Güney Kore’si olamadı?
Mehmed Şevket Eygi, bizim de başlığa çıkardığımız soruyu sorup ekledi: “Türkiye’de düşünen kafalar, sızlayan vicdanlar varsa bu soruyu sormalı ve cevabını aramalıdır.”
İşte o yazı:
(...) Güney Kore (...) dünyanın en düzgün ülkelerinden (...) şimdi.
Japonlarla boy ölçüşen bir otomobil sanayileri vardır. Yüzde yüz millî ve yerli otomobil üretip dünyanın her yerine ihraç ediyorlar.
Harika bir elektronik, bilhassa cep telefonu sanayiine sahipler.
Japonlarla, Amerikalılarla, Almanya ile rekabet ediyorlar.
Çok güçlü bir eğitim sistemleri, üniversiteleri var.
Zenginlik içinde yüzüyorlar.
(...) Güney Korenin yüzölçümü 100 bin kilometre kare, bizden çok küçük
Nüfusu, 51 milyon, biz 80 milyonuz.
1945’e kadar Japonya’nın sömürgesi olan, ikinci dünya savaşından sonra iki ayrı cumhuriyete ayrılan, büyük bir savaş geçiren, yanan yıkılan, perişan olan bu ülke nasıl oldu da böyle akıllara hayret veren bir kalkınma ve toparlanma sergileyebildi?
Türkiye’de düşünen kafalar, sızlayan vicdanlar varsa elbette bu soruyu sormalı ve cevabını aramalıdır.
Türkiye’miz niçin, Ortadoğu’nun Japonya’sı veya Güney Kore’si olamadı?
Niçin Güneydoğu Asyanın altı yüz küsur kilometre karelik küçük Singapur’unun bile, birçok sahada gerisine düştük?
(...) AB üyesi olmayan, ortaklığa katılmak istemeyen Norveç fert başına düşen gelir bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Bu nasıl oluyor?
İngiltere bir krallık.(...) Laik değil, tam tersine bir din devleti. İngiltere’nin en büyük bölgesi Büyük Britanya’da 1944’ten bu yana, kolejlerde her sabah ayin ve ibadet yapılıyor. İngiltere’de o kadar geniş bir din ve inanç hürriyeti var ki, 85 Şeriat mahkemesi kurulmuş, adalet dağıtıyor. Biz bunları inceliyor muyuz? (...)
Mehmed Şevket Eygi
MİLLİ GAZETE
Akit Arşiv Sayfasından